Esas No
E. 2022/3766
Karar No
K. 2023/2837
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2022/3766 E.  ,  2023/2837 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/178 Esas, 2021/790 Karar
HÜKÜM: Kabul

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkili aleyhine 20.11.2011 tanzim, 30.03.2012 vade tarihli ve 50.000,00 TL tutarlı bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsuz haciz yoluyla icra takibi yaptığını ancak davaya konu senedin davalı ile müvekkilinin abisi arasındaki taşınmaz satışına ilişkin 20.11.2011 tarihli protokolün teminatı olarak düzenlendiğini, müvekkilinin davaya konu bonoda keşideci olarak yer almasının sebebinin ağabeyinin senedin düzenlediği sırada işleri sebebiyle orada bulunamaması olduğunu, müvekkili ile davalı arasında senet düzenlenmesini gerektirir bir ilişki bulunmadığı gibi davalı tarafından protokol hükümlerinin de yerine getirilmediğini ileri sürerek müvekkilinin davaya konu bonoya dayalı olarak yapılan icra takibi sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

1.Dava konusu alacağı devreden davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu bononun 20.11.2011 tarihli protokolle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının tarafı olmadığı protokole dayanamayacağını ve davaya konu iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin alacağı davadan önce ...'a devrettiğini savunarak davanın reddini ve alacağın %20'sine tekabül eden tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.

2.Dava konusu alacağı devralan davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı yan iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının davaya konu iddialarını yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen (İlk) Karar

Mahkemenin 06.05.2015 tarih, 2014/1279 E., 2015/560 K. sayılı kararı ile dava tarihinin 17.11.2014 olduğu, takip konusu alacağın 10.11.2014 tarihinde dava dışı ...'a temlik edildiği, böylelikle dava dilekçesinin davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle davanın usulden reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı

Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 12.12.2018 tarih, 2016/20114 E., 2018/6528 K. sayılı kararı ile " her ne kadar temlik tarihi dava tarihinden önce ise de söz konusu temliğin davadan önce davacıya tebliğ edilmediği, temlik sözleşmesinin de icra takip dosyasına dava tarihinden sonra 19.11.2014 tarihinde bildirildiği, bu hale göre, Mahkemece, davacının alacağın temlik edildiğini dava tarihinden sonra öğrendiği gözetilerek davaya alacağı temlik alan ... hakkında devam edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına ve dosyanın Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozma İlamına Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının abisi olan ... ile temlik eden davalı ... arasında taşınmaz satışı hususunda 20.10.2011 tarihli protokol imzalandığı, protokole göre, protokolde belirtilen taşınmazın 500.000,00 TL bedel karşılığında ...'a devredileceği, devir bedelinin 250.000,00 TL'sinin peşin kalan tutarının ise beheri 50.000,00 TL olan beş adet senetle ödeneceğinin, beşinci senedin teminat senedi niteliğinde olacağının, teminat senedinin, sözleşmeyle kararlaştırılan yükümlülüklerini yerine getirmesi halinde temlik edene ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davacı her ne kadar belirtilen sözleşmenin tarafı olmasa da davacının ...'ın kardeşi olması, davaya konu senetle sözleşmede teminat senedi olduğu belirtilen senedin bilgilerinin uyuşması, senette teminat olduğunun açıkça yazılı olması ve malen kaydı bulunması ve ispat külfeti üzerlerinde olan davalıların aksini ispat eder bir delil sunamamaları karşısında senedin 20.10.2011 tarihli protokol kapsamında teminat senedi olarak düzenlediği kanaatine varıldığı, temlik edenin sözleşmeyle kararlaştırılan yükümlülerini yerine getirmediği bu nedenle davacının senet nedeniyle davalılara borçlu olmadığı, hükmün temlik alan hakkında kurulduğu, temlik edenin senedin teminat senedi olduğunu bildiği ve yükümlülüklerini yerine getirmeden senedi takibe koyduğu bu nedenle kötü niyetli olduğu, temlik alanın bu nedenle kötü niyet tazminatından sorumlu tutulduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davaya konu bonoya dayalı olarak yapılan icra takip dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde temlik alan davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Temlik alan davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu senedin 20.10.2011 tarihli protokolle ve bu protokolde belirtilen taşınmaz satışı ile bir ilgisinin bulunmadığını, nitekim protokolde taşınmaz satışı mukabilinde düzenleneceği belirtilen senetlerin keşidecisinin ... olduğunun açıkça belirtildiğini, oysa davaya konu bononun keşidecisinin davacı olduğunu, davacı her ne kadar ... tarafından kendisine vekaletname verildiğini iddia etmişse de senedi ... adına vekaleten değil kendisi adına düzenlediğini, davacının senedin teminat senedi olduğunu yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini ancak bu hususu ispata yarar yazılı delil sunamadığını, dava konusu senette teminat kaydı varsa da bu kayıt senedin neyin teminatı olduğunu içermediğinden belirtilen kaydın senedin mücerretlik vasfını ortadan kaldırmayacağını ve müvekkili aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının icra takibine konu bono ve takip nedeniyle davalılara borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2.İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 inci maddesi

3.Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle ; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

09.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK İcra İflas Hukuku 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.