9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2022/13176 E. , 2023/3476 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...’nin, bozma kararı öncesi kovuşturma evresindeki ifadesinde sanık ... ***’dan şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin Emre yönünden hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
Bu husus haricinde sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin bozma uzerıne verdiği 20.06.2022 tarihli, 2022/208 Esas ve 2022/404 Karar sayılı kararı ile sanık ... *** hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak çekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı eylemi reşit olmayanla cinsel ilişki kabul edilerek bu suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca şikayet yokluğu nedeniyle düşme kararı ve sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu ile sanık ... hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak çekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) ve (e) bentleri uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 03.10.2022 tarihli ve 9-2016/106252 sayılı, temyiz ret ve onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz Sebebi Sanıkların atılı suçları işlediğinin tüm dosya kapsamından anlaşılmasına göre bu suçlardan sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken düşme ve beraat hükümleri kurulmasınn hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebebi
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı ve samimi bulunan anlatımlarına, hakkında düzenlenen adli rapor içerikleri ile tum dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları mağdureye yönelik olarak işlemiş oldukları sabit olduğu ve cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken haklaında düşme ve beraat hükümleri kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince Bozma Kararı Üzerine Yapılan Yargılamada; "1. Sanık ... bakımından yapılan değerlendirmede;
Tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar sanık ... hakkında mağdureye karşı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği idida edilmiş ise de; mağdurenin aşamalarda başka delille desteklenmeyen çelişkili ifadeleri ile iddiaları doğrulamayan tanık beyanları, olayın intikal şekli ve zamanı, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, mağdureyle 2013 yılı Ekim ayından başlamak üzere yıl sonuna kadar görüşüp arkadaşlık yaptığı anlaşılan sanığın bu süreç içerisinde mağdureye karşı üzerine atılı suçları işlediğine dair cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın atılı çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından CMK 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatine karar verilmiştir.
2.Sanık ... bakımından yapılan değerlendirmede;
Mağdurenin 2014 yılı Temmuz ayı içerisinde diğer sanık ...'yle ona ait evde ikamet etmeye ve sanıkla karı-koca hayatı yaşamaya başladığı, bu ilişki süresince mağdur ile sanık ...'nin rızaya dayalı olarak 2014 yılı ekim ayına kadar farklı zamanlarda pek çok defalar organ sokulması suretiyle cinsel ilişkiye girdikleri, sanık ...'nin aşamalarda mağdurenin on beş yaşından büyük olduğunu bildiği yönündeki savunması ile bunu doğrular nitelikteki mağdure ifadeleri, okul müdürü olan tanık ... ile rehber öğretmen tanık ...’in kolluk ifadelerinde öğrencileri olan mağdurenin fiziki görüntüsü itibarıyla yaşıtlarından olgun göründüğünü ve okula devamsızlık yapma sebebini araştırdıklarında dış görünüşünden dolayı öğrencilik yapmak istemediğini öğrendiklerini belirtmeleri ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, aynı evde birlikte yaşadığı mağdureyle değişik zamanlarda cebir veya tehdit olmaksızın birden fazla cinsel ilişkiye giren sanığın mağdurenin yaşını bilmediğinden, olay tarihinde kız arkadaşı mağdure ile cebir veya tehdit olmaksızın cinsel ilişkiye giren sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunduğu nazara alınıp buna göre sanığın eyleminin Reşit Olmayanla Cinsel İlişki olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu suçun takibinin de şikayete bağlı olduğu, mağdurenin yargılama aşamasında şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık ... hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davanın CMK 223/1-8 maddesi uyarınca düşmesine karar verilmiştir.
Sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından ise; sanığın mağdure ile ilişki esnasında eylemle sınırlı süre ile mağdurun iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle, mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği, dosya kapsamına göre de sanığın, olay anında mağdurenin hürriyetini kısıtlayan başkaca bir hareketinin bulunmaması karşısında, mevcut haliyle sanığa yüklenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurları oluşmadığı anlaşılmış ve bu nedenle atılı suçtan sanığın CMK 223/2-a maddesi uyarınca beraatine hükmedilmiştir." şeklindeki kabulü ve gerekçesine binaen temyize konu hükümler tesis edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Katılan Mağdure Vekilinin Sanık ...
Hakkındaki Hükümlere Karşı Temyiz İstemi Yönünden Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...’nin, kovuşturma evresindeki ifadesinde sanık ...’den şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin Emre yönünden hükümleri temyize hakkı bulunmadığı belirlenmiştir.
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar Haklarındaki Hükümlere ve Katılan Mağdure Vekilinin Sanık ...
Hakkındaki Hükümlere Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Mahkemenin gerekçesi ve tüm dosya kapsamına göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla beraat ve düşme hükümlerinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Katılan Mağdure Vekilinin Sanık ...
Hakkındaki Hükümlere Karşı Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihinde on beş yaşından küçük mağdurenin velayet hakkına sahip annesi olan ...’nin, kovuşturma evresindeki ifadesinde sanık ...’den şikayetçi olmadığını belirtmesi karşısında, yaş küçüklüğü nedeniyle tayin edilen vekilin Emre yönünden hükümleri temyize hakkı bulunmadığından bu husustaki vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gözetilerek 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereğince, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Katılan Bakanlık Vekilinin Sanıklar Haklarındaki Hükümlere ve Katılan Mağdure Vekilinin Sanık ...
Hakkındaki Hükümlere Karşı Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin bozma uzerıne verdiği 20.06.2022 tarihli, 2022/208 Esas ve 2022/404 Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Bakanlık vekili ile katılan mağdure vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
24.05.2023 tarihinde karar verildi.