9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/6761 E. , 2023/4047 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2018 tarih 2015/216466 sayılı Tebliğnamesiyle dosya sübutun gerçekleşmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında mahkumiyet hükmü kurulması gerektiğinden bahisle bozma istemiyle Dairemize gönderilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Sübutun gerçekleşmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuğun atılı suçtan mahkumiyeti istemine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de, suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki istikrarlı savunmaları, bu savunmalarını destekleyen adli tıp kurumu tarafından düzenlenen rapor, ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte ele alınıp değerlendirildiğinde suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan cezalandırılmasına yeterli her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği ve dolayısıyla yüklenen suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Mahkemece kurulan hükümlerin Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, suça sürüklenen çocuğun suç oluşturduğu sabit görülen fiilleri ile bunların hukuki nitelendirmelerinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın; tanık Meryem ve ...'in beyanları hiç bir şekilde değerlendirilmeksizin ve tanık ... ve Tanık ...'un ibraz ettikleri yazılı dilekçe içerikleri hakkında herhangi bir bir açıklamada bulunulmaksızın yetersiz gerekçeye dayalı hüküm kurulması suretiyle Anayasa'nın 141 ve 1412 sayılı Kanun'un 308 inci maddesinin yedinci fıkrasına muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Bozma kapsam ve gerekçesine göre Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.05.2015 tarihli ve 2014/397 Esas, 2015/254 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
08.06.2023 tarihinde karar verildi. Hükme iştirak eden üye ...'un karar yazımından önce 28.07.2023 tarihinde vefat etmesi nedeniyle imza eksikliğinin giderilemediğine dair 5271 sayılı CMK'nın 232/5. maddesine istinaden düşülen iş bu şerhin altı imzalanmıştır.