Esas No
E. 2021/8021
Karar No
K. 2023/4913
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2021/8021 E.  ,  2023/4913 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2014/327 E., 2015/160 K.
SUÇ: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî onama

Sanık müdafiinin temyiz istemi yönünden; yüzüne karşı verilen karara karşı 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli, 2014/327 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

2.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.01.2019 tarihli ve 14 - 2015/294280 numaralı, ret, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Sübuta, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğunun adli tıp raporu ile tespit edildiğinin dikkate alınmadan beraat hükmü kurulmasına ve re'sen görülecek tüm sebeplere binaen kararın bozulmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Mahkemece ''müştekinin sanığın serasında yevmiyeci olarak çalıştığı, olay günü müştekinin serada çalışmaya giderken kızı olan mağduru da yanında götürdüğü sabittir. Olay günü müştekinin serada çalıştığı esnada sanığın bir başka serada mağduru öptüğü iddiası ortaya atılmıştır. Sanık mağduru öptüğünü kabul etmiş ancak mağduru çocuğu gibi görerek yanağından öptüğünü belirterek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Mağdurun olayın oluş şekline ilişkin beyanları ile müştekinin aşamalardaki beyanları kısmen çelişkilidir. Müşteki ilk ifadesinde olay günü sanığın kendisini arayarak mağduru da yanında getirmesini istediğini söylemiş ancak daha sonra mağduru getirmesini sanığın eşinin istediğini söylemiştir.

Müşteki beyanına göre olay 25/01/2014 tarihinde meydana gelmesine rağmen müşteki olaydan yaklaşık 1,5 ay sonra 07/03/2014 tarihinde şikayetçi olmuştur. Kızının cinsel istismar gibi vahim bir eyleme maruz kaldığını öğrenen müştekinin olayın üzerinden 1,5 ay geçtikten sonra şikayetçi olması hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Zaten müşteki neden hemen şikayetçi olmadığını da aşamalarda farklı şekilde ifade etmiştir. Bu durumun sebebini ilk ifadesinde eşi cezaevinde olduğundan moralinin bozulmaması için olaydan ilk önce eşine bahsetmediğini ancak daha sonra olayı anlatınca eşinin söylemesi üzerine şikayetçi olduğu şeklinde belirtmişken, mahkememizdeki ifadesinde sanık ve ailesi engellediği için hemen şikayetçi olamadığını söylemiştir. Dolayısıyla kendi içinde kısmi çelişkiler barındıran müşteki beyanlarına itibar edilmemiştir.

Sanık 47 yaşındadır, mağdur ise 11 yaşındadır yani sanığın torunu yaşındadır. Sanık ilk aşamadan itibaren mağduru öpmediğini savunabilecek durumda iken yanağından öptüğünü kabul etmiştir, bir kişinin torunu yaşındaki bir çocuğu yanağından öpmesinin cinsel amaçla yapılmış bir eylem olduğunu kabul etmek bizim geleneklerimizde ve kültürümüzde çok önemli bir yeri olan çocuklara şefkatli davranma ilkesini hiçe saymak anlamına gelecektir.

Yine yerleşik Yargıtay içtihatlarında bir kadının namusunu ortaya koyarcasına cinsel saldırıya uğradığını ileri sürmesi tek başına eylemin delili sayılmış ise de olayımızda mağdur çocuktur ve yetişkin bir kişi düzeyinde namus algısı oluşmaması muhtemeldir. Zaten Yargıtay içtihatlarında bir kadın için namus kavramının ne derece önemli olduğundan hareketle bu sonuca varılmaktadır olayımızda ise bu denli bir eylem 1,5 ay bekledikten şikayete konu edilmiştir ve bu durum şüphe oluşturmaktadır.

Bu açıklamalar doğrultusunda her ne kadar sanık hakkında cinsel istismar suçundan kamu davası açılmış ise de mağdurun ve müştekinin iddialarını destekleyecek kesin ve inandırıcı bir delil elde edilememiştir. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi de dikkate alınarak sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit olmadığından beraatine''' gerekçesiyle sanık hakkında karar verilmiştir. IV. GEREKÇE

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden

Sanık müdafiinin yüzüne karşı verilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanuni süre geçtikten sonra 02.12.2015 tarihinde temyiz isteğinde bulunduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz Sebepleri Yönünden

1.Olay günü mağdurenin sanığın cinsel istismar eyleminden sonra seradan koşarak uzaklaştığı sırada yolda görüp durdurarak yardım eden benzin istasyonu görevlileri ve mağdurenin annesi ile birlikte benzin istasyonuna gelen ve soruşturma aşamasında dinlenen ... ... ile ... ...'in duruşmada tanık olarak dinlenmeleri ile suç tarihinden itibaren en az altı aylık sürenin geçmesi gerektiği nazara alınarak mağdurenin olay nedeniyle ruh sağlığının bozulup bozulmadığına dair usulüne uygun oluşturulmuş sağlık kurulundan yeni rapor aldırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Yukarıda açıklanan nedenlerle sanık hakkında kurulan hükmün onanması talebini içeren Tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir. V. KARAR

A. Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle Alanya 1.

Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli, 2014/327 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden

Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.06.2015 tarihli, 2014/327 Esas, 2015/160 Karar sayılı kararına yönelik katılan mağdure vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.09 .2023 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.