9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2023/2406 E. , 2023/5375 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/292 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2014 tarihli ve 2014/292 Esas, 2014/461 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 01.06.2022 tarihli ve 2021/3711 Esas, 2022/5176 Karar sayılı kararı ile "Mağdurenin aşamalarda çelişkili ifadelerde bulunup kovuşturma evresinde önceki beyanlarından rücu etmesi, sanığın soruşturma aşamasındaki savunmasında mağdureyle cinsel ilişkiye girmediğini, buluşup gezdiklerini beyan etmesi, 19.03.2012 tarihli raporda hymende eski çentikler olduğu yönünde görüş bildirilmesi, İstanbul Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 25.06.2014 tarihli raporda ise mağdurenin muayeneyi kabul etmediği için hymende tanımlanan oluşumların doğal çentiklere ya da nedbe oluşum sürecini tamamlamış yırtıklara ait olup olmadığı konusunda tıbben yorum yapılamayacağının belirtilmesi ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun değişik tarihlerde mağdureye yönelik cinsel eylemlerini organ sokmak suretiyle gerçekleştirdiği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle suça sürüklenen çocuğun eylemlerinin çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması," nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/308 Esas, 2022/409 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Suçun maddi unsurlarının oluşmadığı, ceza tayininde hesap hatası yapıldığı ve lehe olan kanun maddelerinin tatbikinde hataya düşüldüğünden bahisle hükmün bozulmasına yöneliktir.
III. OLAY VE OLGULAR
Mağdure ile suça sürüklenen çocuğun, sosyal paylaşım sitesi vasıtasıyla tanıştıkları ve bir süre konuştukları, 2012 yılı Şubat ve Mart aylarında buluşan mağdure ve suça sürüklenen çocuğun ormanlık bir alanda farklı zamanlarda organ sokma suretiyle iki kez cinsel ilişkiye girdikleri iddia edilen olayda;
Mağdure ve suça sürüklenen çocuğun aşamalardaki çelişkili beyanları, mağdurenin genital muayeneyi kabul etmemesi nedeniyle hymende tanımlanan oluşumların doğal çentiklere ya da nedbe oluşum sürecini tamamlamış yırtıklara ait olup olmadığı konusunda tıbben yorum yapılamayacağının belirtilmesi hususları göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuğun, mağdureye yönelik cinsel istismar niteliğinde eylemleri, mağdurenin aşamalardaki beyanları ve suça sürüklenen çocuğun mahkemedeki beyanlarıyla sabit görülmüş ise de suçun organ sokmak suretiyle gerçekleştirildiğini gösterir her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bu haliyle suça sürüklenen çocuğun eyleminin zincirleme şekilde 'çocuğun cinsel istismarı' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir.
IV. GEREKÇE
Bozma sonrasındaki yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından mahkeme hükmünde hukuka aykırılık bulunmamış ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çorlu 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.11.2022 tarihli ve 2022/308 Esas, 2022/409 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
20.09.2023 tarihinde karar verildi.