9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/11441 E. , 2023/4972 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kocaeli Ağır 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece; "2014 yılı başlarında nişanlandıkları anlaşılan katılan ve sanığın yıl sonuna kadar nişanlı kaldıkları, bilahare çeşitli nedenlerle anlaşamayarak ayrıldıkları, katılanın sanığın kendisiyle rızası dışında anüs yoluyla ilişkiye girdiğini belirterek şikayetçi olduğu, sanığın ise gerek katılanın rızası ile, gerekse isteği dışında ilişkiye girmediklerini beyanla suçlamaları kabul etmediği, her iki tarafında iddialarını isbat amacıyla karşılıklı telefon mesaj kayıtlarını delil olarak dosyaya sundukları, kayıtlar incelendiğinde karşılıklı kısmen mahrem unsurlar ihtiva eden mesajlar niteliğinde olduğu, nitekim söz konusu mesajlara ilişkin her iki tarafın da şikayette bulunmaları üzerine Kocaeli C. Başsavcılığının 27.05.2015 tarih ve 2015/504 Sr., 2015/6483 K sayılı kararı ile karşılıklı gönderilen rızaya dayalı mahrem nitelikteki mesajlar nedeniyle cinsel taciz, kişilerin huzur ve sükununu bozma, hakaret, tehdit ve iftira suçlarından kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğinin görüldüğü,
Katılan her ne kadar sanığın kendisiyle zorla ilişkiye girdiğini, bu olaylar sırasında bağırıp karşı koyamadığını, korktuğu için kimseye birşey söyleyemediğini ifade etmiş ise de; İddia konusu ilk olayın üzerinden yaklaşık iki ay, ikinci olayın üzerinden ise bir hafta geçtikten sonra şikayette şikayette bulunulmuş olması,
Katılanın kollukta verdiği ilk ifadesinde sanığın Yenikentte oturmakta olan halasının evine gittiklerinde birlikte mutfakta yemek yerlerken sanığın, kot pantolonunu zorla arkadan indirerek yine anüs yoluyla rızası dışında ilişkiye girdikten sonra penisini ağzına getirip bunu yalayacaksın diye söylediğini, kabul etmeyince saçından tutup penisini zorla ağzına soktuğunu ifade etmesine rağmen, duruşmadaki beyanında önceki ifadesinden farklı olarak, sanığın halasının evindeyken anal yoldan kendisine tecavüzde bulunmadğını, sadece cinsel organını çıkarıp yalamasını söylediğini beyan etmiş olması, Mutfakta gerçekleştiği ileri sürülen bu olay sırasında ev sahipleri ve misafirlerin de evde olmaları,
Yine nişanlılık döneminde taraflar arasındaki karşılıklı olarak gönderilen ve Kocaeli C. Başsavcılığının 2015/504 sayılı soruşturmasına konu olan kısmen mahrem nitelikteki mesajlar birlikte değerlendirildiğinde; sanığın atılı suçu işlediğine dair şüphenin giderilemediğinin kabulü gerektiği, sanık her ne kadar tamamen inkara yönelik beyanda bulunmuş ise de; taraflar arasında gerçekleştiği ileri sürülen cinsel yakınlaşmanın karşılıklı rızaya dayalı olup, olayda cebir ve tehdit kullanıldığına ilişkin iddia dışında başkaca delil de bulunmadığı, dolayısıyla sanığın üzerine atılı suç şüphesinin giderilemediği" gerekçesiyle sanığın müsnet suçtan beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükümde, 31.12.2014 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 14 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli müdafi ile temsil ettirip, beraatine karar verilen sanık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.11.2015 tarihli ve 2015/159 Esas, 2015/365 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasına “Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince belirlenen 3.000 TL maktu vekalet ücretinin Hazineden alınarak kendisini vekaletnameli müdafii ile temsil ettiren sanığa ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.