6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2022/2452 E. , 2023/2680 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan betonarme işlerinin yapımına ilişkin sözleşmeye göre davacının bir adet 12/10/2016 tarihli hakediş rapor ve 002847 sayılı faturayı tanzim ettiğini, hakedişin 12/10/2016 tarihinde davalı tarafından kabul edilerek 21/10/2016 tarihinde onaylandığını, davacının edimini yerine getirmesine rağmen davalı tarafın fatura tarihinde ödemeyi yapmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine başlatılan takibe davalı tarafından itiraz edildiğini, bu sebeple iş bu davayı açtıklarını, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına %20’den az olamamak üzere icra inkar tazminatına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket ile dava dışı Tusaş arasında 01/07/2015 tarihinde inşaatlarının yapılması hususunda anahtar teslim olarak anlaşıldığını, bunun üzerine davalı şirketin, davacı şirket ile söz konusu projede kullanılmak üzere muhtelif ürünlerin alımı için anlaştığını, davacı tarafından teslimi gerçekleştirilen işlerin bazılarının ayıplı çıktığını, projede kullanılamadığını, bu durumun davalıyı zor duruda bıraktığını, geçici kabule engel olduğunu, taraflarına düzenlenen fatura bedelinden kesin kabul yapıldıktan sonra ayıplı olarak teslim edilen ürünlerin değeri belirlenerek davacının hakedişinden düşüleceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının taşeron, davalının ise yüklenici olduğu Yardımcı Ofis Blokları (A-F Blok) Betonarme işleri sözleşmesi kapsamında tarafların imzasını taşıyan 7 adet hakediş düzenlendiği, 21/10/2016 tarihinde onaylanan 04/10/2016 tarihli son hakediş gereği davacının alacak miktarının 112.999,79 TL olduğu, davacı tarafça takibe konu faturanın düzenlendiği, tarafların ticari defter ve kayıtlarının da davacının alacağını doğruladığı , davalı tarafça ayıplı ürün teslimi bulunduğu iddia edilmesine rağmen taraflar arasındaki Sözleşmenin 15.maddesine ya da TTK'nun 18/3 maddesi uyarınca davalı tarafça usulünce yapılmış ayıp ihbarının bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme, bilirkişi raporu ,icra dosyası ve tüm dosya içeriği ile anlaşılmakla davacı tarafça dava dilekçesi ile sadece 112.999,79-TL asıl alacak üzerinden itirazın iptalinin talep edildiği gözetilerek davanın kabulüne, davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2017/495 esas sayılı dosyasındaki itirazın kısmen iptaline, takibin 112.999,79-TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, asıl alacak tutarı, 112.999,79-TL üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının yüklenici olarak önemli bir iş üstlendiğini, davacının ayıplı ürünü teslim etmiş olması nedeniyle zarara uğradıklarını, sözleşmenin 15.1. Maddesinde, ana sözleşmeye göre ... İnş.ve Tic.A.Ş.'ın idareye karşı olan sorumluluğunun bitmesiyle sona erecek hükmünün yer aldığını, bilirkişinin kök ve ek raporunun yetersiz olduğunu, ayıp iddialarının değerlendirilmediğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile istinaf yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davalı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı başlatılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı hususundadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 ncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı TBK 470-486 maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Dava son hak ediş ödemesi konulu faturanın ödenmemesi sebebiyle yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taşeron, davalı yüklenici konumundadır. Sözleşmelerin konusu; davalının yükleniminde bulunan TUSAŞ'a ait ofis binaları ve hizmet birimleri inşaat işleri kapsamındaki kalıp, iskele, demir ve beton işlerinin davacı tarafından yapımıdır.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının sözleşmede kararlaştırılandan vasıfta beton temin etmediğini ayıp itirazında bulunduğunu, ayıp itirazının incelenmeksizin defterler üzerinden inceleme yapılmasının doğru olmadığını beyan ederek kararı temyiz etmiştir. Sözleşmede kararlaştırılan vasıfta beton temin edilmediği iddiası bakımından kanıt yükü davalıda olup davalı tarafından buna ilişkin olarak somut her hangi bir delil ibraz edilmemiş, sözleşmeye uygun davranmadığı iddia edilen davacıya yönelik uyarı veya keşide edilmiş bir ihtar da yoktur. Yine davalı tarafından keşide edilen 08.09.2016 tarihli fesih bildiriminde her hangi bir gecikmeden veya istenen vasıfta beton gönderilmediğinden bahsedilmemiştir. Feshi müteakip düzenlenen ve taraflarca imzalanan 04.10.2016 tarihli son hakedişte; malzeme kalitesinden kaynaklı kesinti de yapılmamış, ayıplı ürünün varlığı da kanıtlanamamıştır. Bu nedenlerle davalı vekilinin temyizinin reddi gerekmiştir.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı harcın temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.