6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2023/1231 E. , 2023/2851 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi(İlk Derece)
Taraflar arasındaki hakem heyeti kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Bölge Adliye Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar davacı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.09.20203 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki “Türkiye Sulama Modernizasyonu Projesi Uzunlu Barajı Sulama Yenileme” işine ilişkin ihaleden kaynaklanan uyuşmazlığın davalı tarafından hakem heyetine taşındığını, hakem heyetince yetki sınırı aşılarak davalının talebi olmadığı halde işin yapımından önce davalı yükleniciye ödenen avansa ve karar tarihine kadar sunulan diğer hak edişlere fiyat farkı verildiğini, ayrıca daha sonraki hak edişlerde de davacı iş sahibi idarenin nasıl işlem tesis etmesi gerektiğine dair hüküm tesis edildiğini, oysaki davalının ilk beş hak edişi uyuşmazlık konusu yaptığını, hakem heyeti kararında kesinlik içermeyen yorum gerektiren hükümler bulunduğunu, faiz başlangıç tarihinin net olarak belirtilmediğini, hakem heyeti kararının bu haliyle hukuka, kamu düzenine ve Milletlerarası Tahkim Kanununun 15. maddesine aykırı olduğunu ileri sürerek, hakem heyeti kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı iş sahibi idarenin sözlemeye uygun olarak ilk üç hak edişte, o hak ediş döneminde yapılan işlere önce fiyat farkı uyguladığını daha sonra avans kesintisi yaptığını, 4 nolu hak edişte ise geçmişe dönük olarak bu uygulamanın değiştirildiğini ve önce avans kesintisi yapıp sonra fiyat farkı uyguladığını, müvekkilinin zararına neden olan bu uygulamanın dava konusu hakem heyeti kararıyla iptal edildiğini, müvekkilinin hakem heyetine uygulamanın nasıl olması gerektiğinin tespiti istemiyle başvurduğunu, bu talebe uygun olarak tüm sözleşme boyunca nasıl uygulama yapılacağının tespitine yönelik hüküm tesis edildiğini, iddia edildiği gibi hakem heyetince talebin aşılmadığını, tahkim sürecinin yasaya ve sözleşmeye uygun olarak yürütüldüğünü, hakem heyeti kararlarının iptali nedenlerinin yasada sınırlı bir şekilde sayıldığını, somut olayda herhangi bir iptal nedeni bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI (İLK DERECE MAHKEMESİ SIFATIYLA)
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptal istenilen hakem heyeti kararınnın 1 no.lu bendinde taraflar arasındaki muarazanın giderilmesi ve 2 no.lu bendine bu kapsamda talep edelin alacağa hükmedilmiş olmasında, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15. maddesi hükmü uyarınca, iptal kararı verilmesini gerektirecek hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, davacı tarafça fiyat farkı uygulanması usulü yönünden ileri sürülen hususların işin esasına ilişkin olduğu, anılan yasal düzenlemede hakem heyeti kararının iptal nedenlerinin sınırlı bir biçimde sayıldığı, buna göre 1 ve 2 no.lu bentlere ilişkin davacı tarafça ileri sürülen itirazların yerinde görülmediği, ne var ki davalı yüklenici şirket tarafından hakem heyetine faiz yönünden talepte bulunulmamasına rağmen, hakem heyeti kararının 4 nolu bendinde talebi aşacak şekilde faize hükmedilmesinin doğru olmadığı, bu hususun kamu düzenine aykırı olduğu, hakem heyeti kararının kısmen iptalinin mümkün olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 20.06.2022 tarihli hakem heyeti kararının hükmün kısmında yer alan “ Davacıya ödenmesi gereken bedele sözleşme gereği ödenmesi gereken en geç tarihten itibaren TCMB USD vadeli hesapara uygulanan fiili faiz oranı ile oluşan faizin hesap edilerek Davacıya ödenmesine, karar tarihine kadar sunulan diğer hakedişlere de aynı yöntem uygulanarak oluşan yasıl faizin Davacıya ödenmesine oy birliği ile karar verilmiştir.” şeklindeki 4 no.lu bendin tümden iptaline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; hakem heyeti kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, kamu ihalelerinde önceden ödenen avansa fiyat farkı uygulanamayacağını, davalının talebi aşılarak hüküm tesis edildiğini, davacı ilk 5 hakediş yönünden talepte bulunmasına rağmen sözleşme bitimine kadar düzenlenecek tüm hak edişleri etkileyecek şekilde hüküm tesis edildiğini, hakem heyeti kararlarında idarenin işleyişine yönelik karar verilemeyeceğini, avans kesintisi yapılmadan öncek toplam tutarı fiyat farkı uygulanmasının mümkün olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hakem heyeti kararının iptali istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu’nun 15 inci maddesi
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.