8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2021/12621 E. , 2023/4850 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasında görülen tapusuz olan taşınmazların tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; ... tarafından açılan davanın reddine, Hazine tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, Orman İdaresi tarafından açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkeme kararı davalı-karşı davacı Hazine, davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı ... vekili 03.04.2015 tarihli dilekçesinde, ... ili ... ilçesi ... Mahallesi, 141 ada, 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında vekil edeni lehine kazandırıcı zaman aşımı koşullarının oluştuğunu belirterek ... ili ... ilçesi ... Mahallesi Bacakoğlu Mevki, 141 ada, 2 parselde kayıtlı taşınmazın krokisinde B harfi ile gösterilen 1745,26 m2 yüzölçümlü kısmının vekil edeninin adına tapuya tesciline ve muhdesatının vekil edenine aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
2.Birleşen 2017/103 Esas (bozmadan önce 2013/50 Esas) sayılı dosyada davacı Hazine vekili 06.06.2013 havale tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın üzerinde herhangi bir kullanım bulunmadığı ve taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu belirterek 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Geçici 8 inci maddesi uyarınca kadastroya tabi tutulan taşınmazın kadastro tutanağında yer alan kullanıcı beyanı ve süresi ile sonuçlarına dair beyanlarının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
3.Birleşen 2013/52 Esas sayılı dosyada davacı ... İdaresi 06.06.2013 havale tarihli dilekçesi ile çekişmeli taşınmazın sınırındaki Devlet ormanının devamı niteliğinde olmasına rağmen zeytinli tarla olarak tescil edildiğini ve parsel üzerindeki zeytin ağaçlarına dair muhdesat şerhi konulduğunu belirterek tespitin ve muhdesat şerhin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemece 2013/50 Esas sayılı dava dosyasında "dava konusu taşınmaz hakkında yapılan yargılama sonunda davacı Hazine'nin açmış olduğu şerhin iptali davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, davacı ... idaresinin açmış olduğu tescil davasının kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin iptaline, taşınmazın bilirkişilerin raporlarına ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 214,41 m2 miktarındaki kısmının orman vasfıyla Hazine adına tespit ve tapuya tesciline, taşınmazın (B) ile gösterilen 1745,26 m2 miktarındaki kısmının beyanlar hanesine üzerindeki zeytin ağaçlarının ...'ya ait olduğu şerhinin yazılmak suretiyle zeytinli tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tapuya tesciline" karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı Hazine vekili ve Orman İdaresi vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) (20). Hukuk Dairesinin 2017/6562 Esas, 2017/4108 Karar sayılı bozma ilamı ile; davalı-karşı davacı Hazine, davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili tarafından açılan ve aralarında hukuki bağlantı bulunan dosyaların birleştirilmesi hususuna değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, "dava konusu taşınmazın önceden tespit harici çalılık, fundalık arazi niteliğinde olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporuna ekli krokide davalı taşınmazın A harfi ile gösterilen kısmının kesinleşmiş orman sınırları içinde kaldığı ve orman arazisi niteliğinde olduğu, davacı ... tarafından açılan tescil davasına konu olan ve mahkememizce hükme esas alınan bilirkişi raporunda B ve C harfleriyle gösterilen kısımların birleşen 2017/103 Esas (Bozmadan önce 2013/50 Esas) sayılı dosyada sunulan 11/12/2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide bütün olarak B harfi ile gösterildiği, davacı ... vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde dava konusu edilen yerin 11/12/2014 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide B harfi ile gösterilen kısım olarak belirtildiği, mahkememizce 12/09/2018 tarihli keşif sırasında dinlenen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarında bir kısım yerin davacıya, bir kısım yerin ise Mülkiye Karaman'a ait olduğunu belirtmeleri nedeniyle keşifte görevli bilirkişilerce düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda ... tarafından dava edilen yerin B ve C harfleriyle belirtilerek ayrı ayrı inceleme yapıldığı, krokide B harfi ile gösterilen kısmın Mülkiye Karaman'a babasından kaldığı, C harfi ile gösterilen kısmın ise davacı ...'ya babasından kalan yer olduğu, davacı ...'nun halası olan Mülkiye Karaman'ın kendine düşen kısmı davacı ...'ya bağışladığı tanıklarca beyan edilmişse de B ve C harfleriyle gösterilen kısımların seyrek durumda çalılık ve makilik bitki örtüsüyle kaplı olduğu, toprağın kısmen işlendiği ancak tarımsal faaliyete konu edilmediği, hali arazi niteliğinde olduğu, imar ve ihyasının tamamlanmadığı ve davacı ... lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunun 14 ve 17.maddelerinde belirtilen iktisap koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacı ... tarafından açılan tescil davasının reddine, son keşif tarihi itibariyle C harfi ile gösterilen kısımda bulunan ve ...'ya ait olduğu anlaşılan 1 adet 15-17 aşı yaşlı zeytin ağacı bulunması nedeniyle davacı Hazine tarafından açılan şerhin iptali davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine, krokide A harfiyle gösterilen kısmın orman niteliğinde olduğu, diğer kısımların ise orman sınırları dışında ve orman arazisi niteliğinde olmadığı gerekçesiyle;
1.Davacı ... tarafından açılan tescil davasının reddine,
2.Davacı Hazine tarafından açılan şerhin iptali davasının kısmen kabulüne, kısmen reddine,
3.Davacı ... İdaresi tarafından açılan davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
4.Dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi Bacakoğlu mevki 141 ada 2 parsel sayılı taşınmaza ait kadastro tespitinin iptaline, hükme esas alınan 25/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna ekli Ek-3 numaralı krokide dava konusu 141 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen 214,41 m2 miktarındaki kısmının aynı parsel numarası ile ve Orman niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide davalı taşınmazın B harfi ile gösterilen 1227,42 m2 miktarındaki kısmının aynı adanın son parsel numarası verilerek Hali Arazi niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı krokide davalı taşınmazın C harfi ile gösterilen 517,84 m2 miktarındaki kısmının aynı adanın son parsel numarası verilerek Hali Arazi niteliği ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline ve bu kısma ait tapunun beyanlar hanesine "Bu taşınmaz üzerinde bulunan 1 adet 15-17 aşı yaşlı zeytin ağacı ... oğlu ... T.C. kimlik numaralı ...'ya aittir." şerhinin yazılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı-karşı davacı Hazine, davalı-karşı davacı ...
İdaresi vekili ve davalı-karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Hazine vekili temyiz dilekçesinde, 3402 sayılı Kanun'un 17 nci maddesinde; il veya ilçe imar planlarının kapsadığı alanlarda 3402 sayılı Kanun'un 14 üncü maddesi hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği, söz konusu taşınmazın da 1/5000 ölçekli plan içerisinde kalıyor olması mümkünken, taşınmazın imar planı içerisinde kalıp kalmadığı, kalıyorsa imar planında ayrıldığı amacı ve planın hangi tarihte yürürlüğe girdiği hususu bilirkişi raporunda gösterilmediğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
2.Orman İdaresi vekili temyiz dilekçesinde, 15.05.2019 tarihli bilirkişi ek raporunda "bahse konu B ve C bölümleri bu özelliği itibariyle toprak muhafaza karakteri taşımaktadır" şeklinde tespitte bulunulduğunu, 141 ada, 2 parsel sayılı taşınmazın tamamı orman olduğundan taşınmazın tamamının orman vasfı ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiğini, Devlet Ormanları üzerinde hiçbir kurum ve kişi lehine özel haklar içeren şerh konulamayacağından davaya konu 141 ada 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki şerhlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
3.... vekili temyiz dilekçesinde, bilirkişilerin dava dosyasına sundukları raporlarında, arazinin zirai toprağa sahip olduğu, 1975 hava fotoğraflarında da bu arazinin zeytinli ve bir kısmının boş sürülü tarla görüldüğü ve bu arazinin işlenen yer olması bakımından orman vasfında bulunmadığı tespit olunduğunu, dava konusu yerin yıllardır vekil edeni ve evvelinde aile büyükleri tarafından kullanıldığı belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 Sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 sayılı Kanun
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı Hazine vekilinin, davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı-karşı davacı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle; İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden ve 7139 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, 44,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 225,45 TL'nin temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.