8. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- İSTANBUL Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2020/1478
- Karar No
- 2023/1599
- Karar Tarihi
- 12.10.2023
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Borçlar Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2020/1478
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 14/01/2020
NUMARASI: 2018/830 Esas - 2020/22 Karar
DAVANIN KONUSU: Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 12/10/2023
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin kızı ve desteği ...'nin 10.07.2017 tarihinde yaya olarak yolu karşıya geçmeye çalıştığı sırada davalıya trafik sigortalı dava dış ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonetin çarpması neticesinde vefat ettiğini, ceza yargılaması sırasında alınan raporlarda kamyonet sürücüsünün asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkillerinin destekten yoksun kalması nedeniyle davalı sigortaya yaptıkları başvuru neticesinde ödenen 54.402,79-TL tazminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek her bir davacı için miktarları belirlendikten sonra (belirsiz alacak) harcı yatırılmak suretiyle davacıların zararının tazminine ve şimdilik 2.500,00'er TL olmak üzere toplam 5.000,00-TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında sunduğu 17.11.2019 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı baba için 16.148,09-TL, davacı anne için 95.718,60-TL olmak üzere toplam 111.866,69-TL'ye artırdıklarını bildirmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı ...'ye dava tarihinden evvel ödenen bedelin zararını karşılar nitelikte olduğunu, davacı ... tarafından usulüne uygun şekilde başvuru yapılmadığını, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faiz istenebileceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; kazanın meydana gelmesinde davacıların desteğinin %10, dava dışı sigortalı araç sürücüsünün %90 oranında kusurlu olduğu, genel şartlarda belirlenen esaslar doğrultusunda hesaplama yapan aktüer bilirkişi raporuna göre davacı babanın zararının 15.550,21-TL, davacı annenin zararının ise 95.718,60-TL olarak belirlendiği, davalıya sigortalı aracın kamyonet olması nedeniyle takdir edilecek tazminata işletilmesi gereken faizin ticari avans faizi olduğu, davacı ... yönünden başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonrası olan 15.09.2017 tarihinde temerrüdün oluştuğu, davacı ... yönünden 24.09.2018 tarihinde yapılan başvuru üzerine 04.10.2018 tarihinde temerrüdün oluştuğu gerekçesi ile kısmen kabulüne karar vermek gerektiği kanaati ile; "1-Davacı ... tarafından açılan davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE; davacı ... tarafından açılan davanın KABULÜNE,2-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olan 15.550,21-TL'nin 15/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı ... 'ye verilmesine, 3-Davacı ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı olan 95.718,60 TL'nin 04/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar kaza tarihinde geçerli olan poliçe limitleri ile sınırlı olmak kaydı ile davalıdan alınarak davacı ... 'ye verilmesine" karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekilinin istinaf nedenleri; davacı ... yönünden tüm belgeler sunulmak suretiyle eksiksiz ve usulüne uygun yapılan bir başvuru bulunmadığı, davacı ... yönünden müvekkili tarafından dava tarihinden evvel yapılan ödemenin zararı karşılar nitelikte olmasına rağmen tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, ödeme tarihi itibariyle hesaplama yapıldığında ödenen bedel ile zarar arasında fahiş fark bulunmadığının tespit edileceği, desteğin ölümüne neden olan olay haksız fiil olduğundan yasal faize hükmedilmesi gerektiği, usulüne uygun başvuru bulunmadığından ancak dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; davacı ... yönünden başvuruya ilişkin dava ön şartının yargılama sırasında tamamlanmış olmasına, davacı ... yönünden dava tarihinden önce yapılan kısmi ödemenin gerçek zararın tamamını karşılamadığı gibi davacı tarafça imzalanmış ibraname de bulunmamasına göre davacılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve kazaya karışan aracın ticari nitelikteki kamyonet olması nedeniyle hükmedilen tazminatlara avans faiz işletilmesinde herhangi bir isabetsizlik yok ise de, davacı ... yönünden, davalı sigortacının başvuru üzerine tam tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunduğu gözetildiğinde, eksik ödenen kısım için, eksik ödemenin yapıldığı 29.05.2018 tarihten itibaren davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek kısmi ödeme tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken başvuru tarihinin 8 iş günü sonrası 15.09.2017 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru değildir.
Davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf istemi yerinde olmakla birlikte Dairece tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m.353/1-b/2 gereğince kaldırılmasına, davacı ... yönünden taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, hükmedilen tazminata işletilecek faiz başlangıç tarihi yönünden yeniden karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.