Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Genel Kurulu 2013/1539 E. , 2015/1007 K.İŞTİRAK NAFAKASI MİKTARININ ARTTIRILMASI TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 182 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 328 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 330 TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 331
HUKUK GENEL KURULU KARARI
Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, iştirak nafakası miktarının artırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, çocuğun normal ihtiyaçları, okul giderleri, günün ekonomik koşulları ve hakkaniyet ilkesi nazara alınarak küçük Ezgi için 125,00 TL olan iştirak nafakasının 175,00 TL artırılarak 300,00 TL'ye yükseltilmesine karar verilmiştir.
Davalının temyizi üzerine karar, Özel Dairece yukarıda başlık bölümünde gösterilen nedenlerle bozulmuştur. Yerel Mahkemece, önceki kararda direnilmiş; hükmü temyize davalı getirmiştir. Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; hükmedilen iştirak nafakası miktarının somut olayın özelliklerine göre yüksek olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK)’nun 182/2.maddesi ile velayetin kullanılması hakkı kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılması esası kabul edilmiştir.
Anılan Kanun'un 328.maddesinde ise ana ve babanın bakım borcunun, çocuğun ergin olmasına kadar devam edeceği, çocuk ergin olduğu halde eğitimi devam ediyorsa, ana ve babanın durum ve koşullara göre kendilerinden beklenebilecek ölçüde olmak üzere, eğitimi sona erinceye kadar çocuğa bakmakla yükümlü oldukları düzenlemesine yer verilmiştir. Ana babanın bakım yükümünün doğal sonucu olan iştirak nafakası ise, çocuğun korunmasına yönelik olup, kamu düzenine ilişkindir ve hâkim talep bulunmasa dahi kendiliğinden iştirak nafakasına hükmetmelidir. İştirak nafakasının miktarının nasıl belirleneceği TMK'nun 330.maddesine düzenlenmiş olup 4721 sayılı Kanun'un “Nafaka miktarının takdiri” başlıklı 330.maddesi uyarınca; “Nafaka miktarı, çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri dikkate alınarak belirlenir. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur. Nafaka her ay peşin olarak ödenir. Hakim istem halinde, irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın gelecek yıllarda tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre ne miktarda ödeneceğini karara bağlayabilir.” Bunun yanında iştirak nafakası miktarının yeniden belirlenmesi de mümkündür. Nitekim TMK'nun “Durumun değişmesi” başlıklı 331.maddesi; “Durumun değişmesi halinde hakim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır. Buna göre hâkim ana baba veya çocuğun durumlarının değişmesine bağlı olarak iştirak nafakasının miktarını artırabilir, azaltabilir veya kaldırabilir.” hükmünü içermektedir. Görüldüğü üzere, iştirak nafakası miktarının çocuğun ihtiyaçları ile ana ve babanın hayat koşulları ve ödeme güçleri; diğer bir ifade ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetilerek belirlenmesi gerekmektedir. Somut olayın özellikleri incelendiğinde, tarafların müşterek çocuğu E.. T.., dava tarihi itibariyle 12 yaşında olup ilköğretim kurumunda eğitimine devam eden öğrencinin servis ve kurs ücret giderlerinin bulunduğuna yönelik fatura ve banka dekontları dosyaya ibraz edilmiştir. Davalı babanın ise tanık beyanları ile ulusal bir market zincirinde müdür olarak çalıştığı ve dava tarihi itibariyle asgari ücretin üç katı düzeyinde aylık gelirinin olduğu ücret bordrosundan ve 21.06.2012 tarihli oturumdaki beyanından anlaşılmaktadır. Bu itibarla, yerel mahkemece hükmedilen iştirak nafakası miktarının, tarafların ekonomik ve sosyal durumları ve müşterek çocuğun okul durumu ve yaşı itibariyle ihtiyaçlarıyla uyumlu olduğu kabul edilmiştir. O halde, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, mahkeme kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme kararının onanması gerekir. S O N U Ç : Davalının temyiz itirazlarının reddi ile direnme kararının yukarıda açıklanan gerekçelerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harcı peşin alındığından başkaça harç alınmasına mahal olmadığına, 11.03.2015 gününde oybirliği ile karar verildi.