11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/379 E. , 2023/3609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "GARANTİ" esas unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise "GRANTY" ibaresinin tescili için diğer davalı Kuruma başvurduğunu, 2017/54734 numarası verilen başvuruya, müvekkilince yapılan itirazın Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğunu, markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerin de aynı olduğunu, bu nedenle markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, başvuruya yeterli ayırt ediciliğin katılmadığını, her iki markanın telaffuzunun da "GARANTİ" şeklinde olduğunu, davalı şirketin, müvekkili bankanın sektördeki haklı şöhretinden ve güvenilirliğinden faydalanmak istediğini, ayrıca müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, "GARANTİ" ibaresinin, müvekkilinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, bu nedenle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında da başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığını ileri sürerek YİDK’in 2018-M-5550 sayılı kararının iptaline, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Granty Mutfak Sis. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye’de satışını yaptığı ürünün granit eviye olduğunu, "Granty" kelimesinin de granitten geldiğini, 2017 yılında kurulan müvekkili şirketin, ticaret unvanı olarak da kullandığı "Granty" markası için büyük yatırımlar yaptığını, müvekkilinin davacı taraf ile tamamen farklı sektörlerde hizmet verdiğini, davacı tarafın müvekkili şirketin faaliyet alanı olan 11 ve 35 inci sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerde faaliyet göstermediğini, davacı tarafın marka ve logosu ile müvekkili şirketin marka ve logosu arasında hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "GRANTY" ibareli marka başvurusu ile davacının "GARANTİ" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, davalı başvurusunun asli unsurunu oluşturan "GRANTY" ibaresinin, İngilizce bir kelime olması ve özel isim olarak kullanılmasının, bütünsel olarak başvuru markasını davacı markasından uzaklaştırıp anlamsal, görsel ve sescil farklılık sağladığı, ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibasın bulunmadığı, aynı nedenle 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci maddesindeki koşulların ve yine davacının ticaret unvanı ile başvuru markası aynı/benzer olmadığından, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrasındaki koşulların da gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının benzer olduklarını ve aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, markaların benzer görülmeyerek tanınmışlık iddialarının değerlendirme dışı bırakılmasının hatalı olduğunu, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında yapılan değerlendirmenin de hatalı bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "GRANTY" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "GARANTİ" asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08.03.2021 tarih, 2020/1683 E. ve 2021/2144 K. sayılı ilamında da vurgulandığı üzere davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "GARANTİ" ibaresinin, ayırt edicilik gücünün zayıf olduğu ve bu nedenle koruma düzeyinin düşük bulunduğu, aynı nedenle davacı vekilinin tanınmışlık ve ticaret unvanına dayalı istinaf itirazlarının da yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istenmiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci, dördüncü, beşinci ve altıncı fıkrası.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.