Esas No
E. 2022/1340
Karar No
K. 2023/5092
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

1. Hukuk Dairesi         2022/1340 E.  ,  2023/5092 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/1277 E., 2021/997 K.
HÜKÜM/KARAR: dava kabul / istinaf başvurusu ret/kabul - dava ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/35 E., 2017/240 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı, ....., ili,....., ilçesi, ....., köyü 110 ada 35 ve 109 ada 87 parsel sayılı taşınmazlar içerisinde yer alan dava konusu 45 dönümlük yerin ve başka taşınmazların mirasbırakan babasına ait olduğunu, babasının 1961 yılında ölümünden sonra taşınmazların mirasçılar arasında paylaşıldığını, dava konusu yerin ise kendisine kaldığını, kadastro çalışmaları sırasında adına tescil edilmesi gerekirken davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu yerin kendi adına kayıtlı dava dışı 71 parsel sayılı taşınmazın devamı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı Hazine temsilcisi, davanın reddini savunmuştur.

....., Köyü'ne dava ihbar edilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının iddia etmiş olduğu olguları mahalli bilirkişi beyanları ve tanık anlatımlarıyla ispat ettiği, uzman raporlarının davacının iddiasını doğrular nitelikte olduğu, çekişme konusu taşınmazların ham toprak vasfıyla kaydedildiği ve zilyetlikle kazanılabilecek nitelikte bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı lehine dava değeri üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, ancak maktu vekalet ücretine hükmedildiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, keşifte alınan teknik bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün tescil harici dere yatağı olarak bırakılan alanda kaldığının belirlendiği, bu bölüme ilişkin davacının usule uygun biçimde açılmış dava ve talebinin bulunmadığı, mahkemece, A harfi ile gösterilen bölümün 110 ada 35 parselde kaldığı kabul edilerek 110 ada 35 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, diğer bir anlatımla, davacı tarafından 110 ada 35 parsele yönelik dava açılmış ise de, davacının zeminde kullandığını bildirdiği taşınmaz bölümünün anılan parselde kalmadığı anlaşıldığından 35 parsel yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği; dava konusu 109 ada 87 parsel kapsamında kalan dava konusu taşınmaz bölümünün dava tarihine dek dere ve dere yatağı niteliğinde olduğu, davacının imar ve ihya etmek suretiyle iktisabı sağlayan zilyetliğinin bulunmadığı, anılan taşınmaz bakımından da davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davacının istinaf başvurusunun reddine; davalının istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstinaf Mahkemesinin istinaf istemiyle sınırlı olarak inceleme yapması gerekirken işin esasına girip yeniden inceleme yaparak, davalı tarafça istinaf dilekçesinde ileri sürülmemiş hususları da değerlendirerek karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, iddia edilen hususların mahalli bilirkişi beyanları ve tanık anlatımlarıyla ispat edildiğini, davanın kabulü gerektiğini, 109 ada 87 parselde kalan taşınmazın dere yatağı olduğuna dair bir delil bulunmadığını, imar, ihya veya zilyetlikle iktisap edilmesinin mümkün olduğunu, eksik değerlendirme sonucu hataya düşüldüğünü, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 4721 sayılı ... Medeni Kanunu’nun (TMK) 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14 üncü 17 nci maddeleri.

3.Değerlendirme

1.Kadastro sonucu, dava konusu . ili, ....., ilçesi,.....,köyü, 110 ada 35 parsel, 263.658,50 m2 yüzölçümlü ham toprak vasıflı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edildiği, kadastro mahkemesinde açılan kadastro tespitine itiraz davasının reddine karar verildiği ve verilen kararın 19.12.2008 tarihinde kesinleşmesi ile taşınmazın davalı Hazine adına hükmen tescil edildiği; 109 ada 87 parsel sayılı, 343.383,05 m2 yüzölçümlü ham toprak vasıflı taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeniyle davalı Hazine adına tespit edildiği, dava açılmadığından kadastro tespitinin 02.03.2007 tarihinde kesinleşmesi ile taşınmazın Hazine adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.

2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR:

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı 189,15 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.10.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.