11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/1307 E. , 2023/4621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin 2015/02109 sayılı endüstriyel tasarım belgesinin sahibi olduğunu, davalı ... tarafından 25.04.2018 tarihinde 2018/02892 sayılı çoklu endüstriyel tasarım başvurusunun yapıldığını, davalıya ait 2018/02892 sayılı endüstriyel tasarım başvurusunda yer alan dört adet tasarımın, müvekkilinin 2015/02109 sayılı endüstriyel tasarım belgesi karşısında yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını taşımadığını, bu nedenle başvuruya yaptığı itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira başvurusu yapılan tasarımlar ile daha önceden müvekkili adına tescil edilen tasarımlar arasında belirgin fark bulunmadığını, tasarımların genel itibariyle birbirlerine benzediklerini, hatta bazı tasarımlar için benzerliğin ayniyet derecesine ulaştığını ileri sürerek, YİDK’nın 2018/T-1062 sayılı kararının iptaline, davalı ... adına kayıtlı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını, bilinçli tüketicinin işbu tasarımları kolayca ayırt edebileceğini, taraf tasarımlar arasında küçük farklılıklar değil ayırt edilebilecek derecede farklılıklar bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2018/02892-2 numaralı tasarımın, davacının 2015/02109-6 numaralı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden farklı olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşıdığı ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, dava konusu 2018/02892-1 numaralı tasarımın ise davacının 2015/02109-1 numaralı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden benzer olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, dava konusu 2018/02892-4 numaralı tasarımın davacının 2015/02109-2 numaralı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden benzer olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu, dava konusu 2018/02892-3 numaralı tasarımın, davacının 2015/02109-5 numaralı tasarımı ile bilgilenmiş kullanıcı gözünden benzer olduğu, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini taşımadığı ve tasarımın hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, YİDK'nin 2018/T-1062 sayılı davacının itirazlarının reddine ilişkin kararının 2018/02892-1, 3 ve 4 sıra numaralı tasarımlar yönünden iptaline, 2018/02892-1, 3 ve 4 sıra numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın bir desen koruması talep etmemesi karşısında, bilirkişi kök ve ek raporlarında, üst basamak desenlerinin bir farklılık olarak kabul edilmesinin ve bu şekilde tasarımlar arasında bir farklılığın oluştuğu yolunda değerlendirmede bulunulmasının yasaya uygun olmadığını, dava konusu 2018/02892-2 nolu tasarımda da kenarların yuvarlatıldığını, bu tasarımın da yenilik ve ayırt edicilik vasfını haiz olmadığını, davalının 2018/02892-2 no'lu tasarımının kamuya mal olmuş, harcıalem bir ürün olduğunu, tasarımlarda yenilik araştırmalarında araştırmaların tüm dünya çapında yapılması gerektiğinin net olarak ifade edilmesi karşısında, ilk derece mahkemesinin kararına dayanak teşkil eden, bilirkişi kök ve ek raporlarında yapılan değerlendirmenin yerinde olmadığını, dava dilekçesi ile 4 adet tasarımın hükümsüzlüğü talep edilmiş olmasına ve hükümle 3 adet tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmiş olmasına rağmen, kabul ve red oranının takdiren 1/2 olarak kabul edilmesinin yasaya aykırılık teşkil ettiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduklarını, dava konusu ürünlerin tasarımında seçenek özgürlüğünün geniş olmadığını, teknik zorunluluktan kaynaklanan benzerlikler dışında dava konusu tasarımlarda yer verilen farklılıkların, tasarımlara yenilik ve ayırt edicilik özelliklerini kattığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
3.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna yaptıkları itirazlar değerlendirilmeksizin eksik ve hatalı düzenlenen rapor doğrultusunda verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini, müvekkiline ait tasarımlar ile davacı tasarımlarının genel görünüm itibariyle farklı olduklarını, benzer olan hususların teknik zorunluluktan kaynaklandığını, müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2018/02892-2 nolu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerini haiz olduğunun, 2018/02892-1, 3 ve 4 nolu tasarımların ise yeni ve ayırt edici olmadıklarının dosyada mevcut kök ve ek bilirkişi raporlarında açıklandığı, içinde tasarım uzmanları da bulunan bilirkişi heyetince hazırlanan kök ve ek raporların denetime ve hüküm kurmaya elverişli oldukları, ayrıca tarafların itirazlarının da ek raporda değerlendirildiği, buna göre dava konusu 2018/02892-2 nolu tasarımın yeni ve ayırt edici olduğu, bu tasarımın harcıalem olmadığı ve mutlak yenilik kriterini de haiz bulunduğu, 2018/02892-1, 3 ve 4 nolu tasarımların ise yeni ve ayırt edici olmadıkları, davanın niteliği gereği mahkemece yargılama giderlerinin takdiren taraflar arasında paylaştırılmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 55 ve 56 ncı maddeleri ile aynı Kanun'un 77 ve 78 inci maddeleri
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.