Esas No
E. 2021/1264
Karar No
K. 2023/1688
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

13. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/1264 Esas

KARAR NO: 2023/1688 Karar

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

NUMARASI: 2019/374 Esas - 2021/98 Karar

TARİHİ: 17/02/2021

DAVA: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 02/11/2023

İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 03.01.2008 tarihli otomotiv kredi ve rehin sözleşmesi imzalandığını, kredi borçlarının geri ödememesi nedeniyle hesabın kat edilerek borçluya ihtarname gönderildiğini, buna rağmen ödemede bulunulmaması üzerine davalı hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı sebebiyle takibin durduğunu beyanla haksız itirazının iptali ile takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı taraf usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 17/02/2021 tarih ve 2019/374 Esas - 2021/98 Karar sayılı kararında; "Dava;

İİK 67. maddesi kapsamında açılmış itirazın iptali davasıdır. Dava dosyasına ilişkin olarak İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi tarafından 28/03/2019 tarihli, 2014/659 Esas, 209/403 karar sayılı karar ile davaya konu kredinin ticari kredi olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi sayılamayacağı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş, davacı vekili 17/05/2019 tarihli dilekçesi ile dava dosyasının HMK md. 20' ye göre görevli olan İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesi talebinde bulunmuş, 10/06/2019 tarihinde dosyanın kesinleşme şerhi tasdik olunarak dava dosyası 17/06/2019 tarihinde Mahkememize tevzii edilmiş ve Mahkememiz esasının 2019/374 sırasına kaydı yapılmıştır. ... Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;

Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, temlik eden davacı banka ile davalı arasında imzalanan Taşıt Kredisi Sözleşmesi kapsamında ödenmeyen alacakların tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu, temlik eden banka ile davalı arasında Tüketici Kredi Sözleşmesi adı altında sözleşme imzalanıp, davalıya taşıt kredisi kullandırıldığı, tüketici kredisi adı altında sözleşme yapılmışsa da akdi hükümlere ve krediye KKDF uygulanmamış olması nedeniyle kredinin ticari kredi mahiyetinde bulunduğu, hesabın banka tarafından 05/04/2010 tarihinde kat edildiği, davalıya kat ihtarnamesi gönderildiği, borcun ödenmemesi nedeniyle hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığı, davalının süresinde itirazı nedeniyle durdurulan takibe ilişkin eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce Bankacılık ve Finans konusunda uzman nitelikli hesaplama bilirkişisinden rapor alınmış, alınan raporun denetlenmesinde dosya delil durumuna ve taraflar arasındaki sözleşme ilişkisine uygun tespit ve hesaplamalarla oluşturulduğu, ayrıntılı ve gerekçeli olduğu anlaşılmakla rapor hükme elverişli kabul edilmiştir.

Bilirkişi raporundaki hesaplama doğrultusunda davacı yanın davalıdan takip tarihi itibariyle 18,755,07-TL asıl alacak, 81,58- TL akdi faiz, 92,85-TL ihtarname masrafı olmak üzere toplam 18,929,50,-TL alacaklı bulunduğu, bu yöndeki fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı, diğer yandan alacağın likit ve itirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının da oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılmış, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve verilen karara karşı davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı asil istinaf dilekçesi ile; masum ve haksızlığa uğramış bir vatandaş olduğunu, karşı tarafın güçlü savunmaları ve avukatlarının da haksız yere vermiş oldukları beyanlarla kendisini hem haksız hem de mağdur duruma koyduklarını, ilgili kuruluşların hem aracına el koyduğunu hem de kendisinden para tahsil etmek istediklerini, ... A.Ş.'ye yaklaşık 22.000.00 TL para ödediğini, bu paranın ilgili kuruluştan araştırılmasını talep ettiğini, bu kuruluşun avukatı olan ... ile 2010 yılında yaptıkları gerek telefon görüşmesi ve gerekse kendi ofisinde yaptıkları görüşmelerin incelenmesi talep ettiğini, konuyla ilgili olarak ... isimli, ... T.C kimlik numaralı, cep telefonu ... olan ve Antalya'da ikamet eden bu kişinin de şahit olarak dinlenmesini talep ettiğini, hakkında yapılan haksızlığın ortaya çıkması ve mağduriyetinin giderilmesi amacıyla Dairemiz'e itirazda bulunma zaruretinin hasıl olduğunu, ayrıca Yerel mahkemenin açıklamış olduğu gerekçeli kararın savunma kısmında, davacıların beyanlarına itiraz etiğini beyanla Yerel mahkemenin vermiş olduğu kararın esas yönünden bozularak aleyhine verilen kararın iptalini talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:

HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taşıt kredisinden kaynaklanan banka alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.04.2010 tarihinde İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile toplam 18.959,56 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının süresi içerisinde borca ve ferilerine itirazı üzerine takip durmuş, davacı somut dava ile itirazın iptalini talep etmiş, davalı davaya cevap vermemiş, Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davalı taraf istinaf başvurusunda bulunmuştur. Mahkemece dava konusu kredi ilişkisi ile ilgili deliller toplanmış, bankacı bilirkişiden rapor alınarak istinafa konu karar verilmiştir. Dosyada mübrez delillerden davalının, davacı ile aralarında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca tarafına sağlanan kredi ile satın aldığı ... marka, 2008 model, ... plakalı aracın, 27.03.2009 ila 27.03.2010 tarihleri arasında dava dışı ... Sigorta Şirketi nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu, aracın 20.09.2009 tarihinde karıştığı trafik kazası nedeniyle dava dışı sigorta şirketi tarafından ... numaralı hasar dosyasının açıldığı, hasar dosyasında alınan ekspertiz raporunda aracın pert olduğunun ve üzerinde temlik eden davacı... A.Ş.'nin rehninin bulunduğunun belirtildiği, davalı tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan banka dekontunun dava dışı sigorta şirketi tarafından temlik eden davacıya yapılan 15.750 TL tutarlı sigorta tazminatı ödemesine ilişkin olduğu ve temlik eden davacı tarafından sunulan hesap dökümünde yapılan 15.750 TL tutarlı ödemenin kat tarihinden önce borçtan mahsup edildiği, kat tarihi itibariyle mevcut borcun 3.521,22 TL olduğu, kat tarihinden sonra işleyecek taksit tutarlarının ilavesi ile asıl alacak miktarının 18.755,07 TL'ye ulaştığı, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda da kat tarihindeki asıl alacak miktarının 18.755,07 TL olduğu tespit edilerek kat tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz hesabının yapıldığı, davalı tarafından gerek İlk Derece Mahkemesi'ndeki yargılama sırasında, gerekse istinaf dilekçesi ekinde ödemeye ilişkin başkaca bir delilin sunulmadığı, bu minvalde Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamalara göre verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının istinaf başvurusunun haksız olduğu anlaşılmıştır.

Sonuç olarak, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken 1.281,15 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 323,27‬ TL (59,30 TL+263,97 TL) harcın mahsubu ile bakiye 957,88‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 02/11/2023 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.