Esas No
E. 2021/14665
Karar No
K. 2023/5123
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2021/14665 E.  ,  2023/5123 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI: 2006/639 Esas 2021/27 Karar
KARAR: Davanın Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karar, yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacılar ... ve ...'ın davalarının reddine, müdahil ...' un davasının kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı, davacı ... vekili, davacı ... ve davalı ... vekili vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Hükmü temyiz eden davacı ... tarafından kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talep edilmiş olup, bu talep hakkında karar verme yetkisi kanun yolu incelemesini yapacak olan Yargıtay Dairesine ait olduğundan (HMK mad. 336/3), devletin mahkeme harcı almasındaki menfaati ile başvuranın mahkeme vasıtasıyla hakkını korumadaki çıkarları arasındaki denge, Anayasa'nın 36 ncı ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkı ile bu kapsamda adalete ve mahkemeye erişim hakkı dikkate alınarak adli yardım talebi yerinde görüldüğünden, HMK’nin 334 ve devamı maddeleri gereğince adli yardım talebinin kabulüne, davalının temyiz harç ve giderlerinden geçici olarak muaf tutulmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçildi.

I. DAVA

1.Kadastro sırasında, ... ili ... ilçesi ... Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 78, 79 ve 154 parsel ... sırasıyla 894.89, 1.247,12 ve 1.887,01 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar, kargir ev, ahır ve arsası ve tarla niteliğinde, 1996/154 Esas ... dava dosyasında dava konusu olduklarından söz edilerek, malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tespit edilmişlerdir.

2.Davacılar ... ve ... vekili ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde; ... ili ... / ... Köyünde, köy içinde bulunan, doğusu, hark, batısı köy merası, kuzeyi ... evi ve yol, güneyi Yusuf Uğur tarlası ile sınırlı yerin vekil edenleri olan davacıların, ev ve evlerin müştemilatları ve kendi harman yerleri olarak 30 yıldan fazla iyi niyetle malik sıfatıyla çekişmesiz ve aralıksız kullandıklarını, gerek Hazinenin, gerekse köy tüzel kişiliğinin ve üçüncü şahısların tescile konu yapılan yerle hiç bir ilgilerinin bulunmadığını ileri sürerek, davacıların zilyetliği ve tasarruflarında bulunan taşınmazın adlarına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş; yargılama sırasında dava konusu taşınmazlarla ilgili kadastro tutanakları düzenlendiğinden dava,

Kadastro Mahkemesine aktarılmıştır.

3.Asli müdahil ... 02.09.1991 havale tarihli müdahale dilekçesinde özetle; 1985/175 Esas ... ve daha evvel açılan 1966/166 Esas ... davada, söz konusu taşınmazın adına tescili hususunda ...'ın, dava konusu taşınmazlarda bir hakkının bulunmadığına ilişkin beyanda bulunduğunu, davacının ikinci bir tescil davası açma hakkının bulunmadığını, her ne kadar davada ... davacı ise de ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 1987/8 Esas 1987/98 Karar ... ilamı ile miras şirketine mümessil tayini hususunda dava açıldığını ve davacı ...'ın da hakkını kaybettiğini belirterek, davaya katılma talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP

Davalı ... vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 04.07.1995 tarih ve 1991/94 Esas, 1995/211 Karar ... kararı ile, dava konusu ... ili ... / ... köyü doğusu hark, batısı köy merası, kuzeyi ... evi ve yol, güneyi Yusuf Uğur tarlası ile çevrili bulunan taşınmazın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1967/23 Esas ... dava dosyası ile müdahil adına (...) adına tescili yapıldığından davacıların davasının reddine, asli müdahil davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 04.07.1995 tarih ve 1991/94 Esas, 1995/211 Karar ... kararı, davacılar vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

2.Temyiz incelemesi neticesinde, Yargıtay 8. Hukuk Dairesi'nin 28.03.1996 tarih ve 1995/9640 Esas, 1996/2953 Karar ... ilamıyla; ''... Müdahilin dayandığı 22.04.1967 tarih 85 numaralı tapu kaydının Asliye Hukuk Mahkemesinin 01.02.1967 tarih ve 166-23 ... kesinleşmiş ilamı gereğince hükmen oluştuğu açıklanarak, bu kaydın eki olan mahkemece düzenlenmiş tescil krokisinin bulunduğu yerden getirilerek fen memuru aracılığı ile yerinde uygulanması, krokinin bulunmaması halinde ilgili kaydın tesisine esas olan hükmün yerinde uygulanarak taşınmazın müdahilin dayandığı tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadığının araştırılması, kayıt kapsamında kaldığının belirlenmesi halinde görülmekte olan bu tescil davasının, tescil istemi iptali istemini de kapsayacağından tapu iptal ve tescil davası olarak görülmesi, tapu kaydı kapsamında olmadığının tespiti halinde dosya arasında bulunan 09.05.1994 tarihli ziraat mühendisi tarafından düzenlenmiş rapıra göre nizalı taşınmazın zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı hususu üzerinde durulması ve sonucuna göre karar verilmesi,'' gereğine değinilerek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozma ilamına Uyularak Verilen Karar

Bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, asli müdahil ... yönünden yapılan incelemede; asli müdahil ...'un dayanmış olduğu tapu kaydının edinme sebebinde yer alan ve tapu kaydının oluşumuna esas olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1966/166 Esas 1967/23 ... ilamında davacının ... davalının ise Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği olduğu, davanın zamanaşımı sebebiyle tapu tescil istemine ilişkin olduğu, ilamın kesinleşerek infazının sağlandığı ve 1967 tarih 85 sıra numaralı tapu kaydının oluştuğu, yapılan keşifte davacının dayandığı tapu kaydı ve dayanak mahkeme ilamı ile tescil krokisi uygulanarak kapsam tayinin yapıldığı ve dava konusu taşınmazları kapsadığı, ... Asliye Hukuk Mahkemesince işbu yargılamadaki dava konusu taşınmaz ile aynı olduğu tespit edilen ilamın 5 numaralı bendindeki taşınmazın tescil talebi hususundaki davanın esasına girilerek hüküm kurulduğu ve davanın neticesinin asli müdahil ... bakımından kesin hüküm oluşturduğu ve kesin hükmün sonuçları gerçekleştiği;

Davacılar yönünden yapılan incelemede; davacı ...'ın işbu yargılama öncesinde asli müdahil Yusuf Uçar'a yönelik tapu iptal ve meni müdahale davası açtığı ve bu yargılamada davanın reddine karar verilerek hükmün Yargıtay incelemesi neticesinde kesinleştiğinin mevcut belgelerden anlaşıldığını, yukarıda kesin hüküm yönünden yapılan açıklamalar doğrultusunda ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 1985/175 Esas ... yargılamasının ... ve ... arasında kesin hükmün sonuçlarını doğurduğu, davacı ... yönünden ise asli müdahil ...'un dayanmış olduğu tapu kaydı ve dayanak ilamın dava konusu taşınmazları kapsadığı yapılan keşifteki uygulama sırasındaki mahalli bilirkişi beyanları ve alınan teknik rapor ile açıkça anlaşıldığı, her ne kadar dinlenilen bilirkişiler davacıların zilyetliklerinin olduğunu beyan etseler de tapulu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği, nitekim davacıların 1970lerden bu yana kullanmaya başladıklarına dair beyanlar dikkate alındığında tapu oluşum tarihinden önce davacıların zilyetliğine dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmadığı ve asli müdahil ... yönünden kesin hüküm teşkil eden 1966/166 esas ... yargılamada da davacılardan ...'ın 20-25 senedir taşınmazı ...'un kullandığını ve kendisinin bir hakkı olmadığını belirttiği kabul beyanı da gözetildiğinde asli müdahilin dayandığı tapu kaydı kapsamında kalması üzerine tapu kaydının geçerliliğini yitirecek şartların da mevcut olmadığı bu nedenle dayanılan tapu kaydının hukuki geçerliliğini koruduğu, tapulu bir taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğe hukuken değer verilemeyeceği kabul edilerek genel mahkemeden aktarılan dava tarihi itibariyle davacıların taşınmazlar üzerinde hukuken değer verilebilecek bir zilyetliklerinin ve haklarının olmadığı, 3402 ... Kadastro Kanunu'nun (3402 ... Kanun) 30. maddesi uyarınca malik hanesi açık olan taşınmazların, aktarılan davanın açıldığı 01.05.1991 tarihi itibari ile gerçek hak sahibinin asli müdahil ... olduğu, o tarihte asli müdahilin sağ olduğu ve vefatı sonrasında da mirasçılar arasında herhangi bir taksim yapılmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, mirasçılar adına (her ne kadar mirasçılar ... ve ... yargılama sırasında davadan feragat etmiş olsalar da taşınmazların malik hanesinin boş olması ve resen görülen dava niteliğinde olması ayrıca taşınmazların miras malı olması sebebiyle feragatin sonuç doğurmadığı kabul edilerek) tescile karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davacılar ... ve ...'ın davasının ayrı ayrı reddine, müdahil ...'un talebi yönünden davanın kabulüne, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Köyü'ne kain 123 ada 78-79-154 parsel ... taşınmazların tespitinin ayrı ayrı iptali ile tespitteki miktarları aynı kalmak kaydıyla "kargir ev ahır ve arsası" vasfıyla müdahil ... mirasçıları adına payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı, davacı ...

vekili, davacı ... ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı ... vekili ve davacı ... ayrı ayrı verdikleri temyiz dilekçelerinde özetle; malik hanesinde davalı yazılı olan bir taşınmazın kazanılmasının imkansız olduğunu, davalıların feragat beyanlarına rağmen vekil edenleri aleyhine yargılama giderine hükmedildiğini, mahalli bilirkişi seçimlerinin yöntemine uygun olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; asli müdahilin zilyetlik şartlarını taşımadığını, vergi kayıtlarının olmadığını, imar ihyanın mevcut olmadığını, mera olan yerde yeterli zilyetlik araştırması yapılması gerektiğini, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu, soyut tanık ifadeleri ve tarafsızlığı tartışmalı mahalli beyanlarına göre karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk

6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun),

3.Değerlendirme

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup tarafların temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,

Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 210,55 TL'nin temyiz eden davacı ... ve davacı ...' dan alınmasına

1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.334
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog