4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/21169 E. , 2022/16764 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı ... Ticaret Ltd. Şti. vekili Av. ... tarafından, davalı ... aleyhine 03/02/2017 gününde verilen dilekçeyle menfi istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14/10/2020 günlü karara karşı taraf vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının haciz bildirisinin iptali istemi bakımından açtığı davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının menfi tespit davasının kabulüne dair verilen 17/06/2021 günlü İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. K A R A R
Davacı vekili; dava dışı ...'in davalı Alaşehir Vergi Dairesine olan vergi borcu nedeni ile müvekkili şirkete 6183 sayılı yasanın 79.maddesi uyarınca haciz bildirisi gönderildiğini, 19/01/2017 tarihinde bildirinin tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin dava dışı ...'e herhangi bir borcunun bulunmadığını, Alaşehir Vergi Dairesince gönderilen haciz ihbarnamesi tarihi itibariyle müvekkil şirketin dava dışı ...'e herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek; davalı tarafından vergi dairesince gönderilen haciz ihbarnamesine dayalı olarak yapılabilecek icra takip işlemlerin yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasını, haciz bildirisinin iptalini, dava dışı ...'e davacı şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın 6183 sayılı Kanun’un 79/4 üncü maddesi gereğince haciz bildirgesinin tebliğinden itibaren 1 yıllık süre içinde açıldığı, denetime elverişli ve bilimsel verilere uygun bilirkişi raporuna göre, haciz bildirgesinin tebliğ tarihi itibariyle davacının dava dışı ...'e borcunun bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın kabulü ile davalı tarafından davacıya gönderilen 13.01.2017 tarih 1147 nolu haciz bildirisinin iptali ile davacının dava dışı ...'e borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesince; İlk Derece Mahkemesince davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bu hususlara değinen istinaf isteminin yerinde olmadığı; 6183 sayılı Yasa hükümleri uyarınca idari işlem niteliğinde olan haciz bildirgesinin iptali istemi yönünden davanın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre Vergi Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinden 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b bendi uyarınca davanın bu kısmının yargı yolu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nun 355 inci maddesi uyarınca kabulüne, davalı harçtan muaf olduğuna ve dava davacı lehine sonuçlandığına göre, alınması gereken maktu karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye harcın davacı tarafa iade edilmesi gerektiği gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak; davacının haciz bildirisinin iptali istemi bakımından açtığı davanın 6100 sayılı HMK'nun 114/1-b maddesi uyarınca yargı yolu bakımından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, davacının menfi tespit davasının kabulü ile davalı Manisa Alaşehir Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/01/2017 tarih, 1147 sayılı haciz bildirisinden dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6183 sayılı Kanun’un 79. maddesinde haciz bildirisi tebliğ edilen üçüncü şahsın borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haczin tebliğinden önce borcun ödendiği veya malın tüketildiği ya da kusuru olmaksızın telef olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise durumu, haciz bildirisinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde tahsil dairesine yazılı olarak bildirmek zorunda olduğu, üçüncü şahsın süresinde itiraz etmemesi halinde, mal elinde ve borç zimmetinde sayılacağı ve hakkında bu kanun hükümlerinin tatbik olunacağı ve herhangi bir nedenle itiraz süresinin geçirilmesi halinde üçüncü şahsın, haciz bildirisinin tebliğinden itibaren bir yıl içinde genel mahkemelerde menfi tespit davası açmak ve haciz bildirisinin tebliğ edildiği tarih itibarıyla amme borçlusuna borçlu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi uyarınca gönderilen haciz bildirisi, davacı/kamu borçlusunun bağlı bulunduğu alacaklı/davalı İdare tarafından, yine davacı/kamu borçlusunun alacaklı olduğu üçüncü kişilere gönderilen yazılar olup hukuki niteliği itibariyle, idari yargıda iptali talep edilebilecek bir idari işlem değildir. Davacının talebi 6183 sayılı Kanunun 79. maddesi kapsamında menfi tespit işlemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince haciz bildirisinin iptali talebi yönünden yargı yolu sebebiyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmayıp, anılan husus bozmayı gerektirmiştir.