43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 19/12/2019
NUMARASI: 2018/1037 Esas - 2019/1370 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından 09.03.2018 tarihinde ... Ltd. Şti.'ne gönderilmek üzere toplam 11 adet koli davalı/borçlu kargo şirketinin Ayvalık Şubesinden kargoya verilerek, kargo kabul fişi ile sabit olduğu üzere teslim edildiğini, 11 adet koliden sadece 9 adedinin teslim edildiği kalan 2 adet kolinin ise kaybedildiğinin anlaşıldığını, müvekkili tarafından iş yapılan müşterisi şirkete gönderilen 11 adet kolinin içerisinde güneş gözlüğü bulunduğunu, kaybolan iki adet kolinin içerisinde yer alan gözlüklerin toplam değeri 13.275,00 TL olduğu, bu bedelin tahsili için Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket tarafından müşteri talep formu doldurularak kaybolan ürünlerin bedelinin iadesi istenildiğini, ancak yapılan bu başvuruya yanıt alınamadığını belirterek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından yapılan usul ve yasa hükümlerine aykırı itirazın iptali ile takibin devamına, müvekkili lehine alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin 22.11.2016 tarihli ve 677 sayılı KHK ile TMSF'ye devredildiği, dava şartı yokluğu sebebiyle iş bu davanın reddi gerektiğini, dava dilekçesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı yan delil listesinde bildirmiş olduğu delillerini taraflarına tebliğ edilmediği ve tanıkların isim ve adresleri ile ne hususta dinletileceğini açıklamamış olduğundan yasal mevzuat gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, kargo içeriği taraflarınca bilinmemekte olduğu, kargo içeriğinin bedelinin 10.341,38 TL olduğu taraflarınca kabul edilemeyeceğini, kargonun taşıma tarihi 09.03.2018 iken kargo içeriğine ilşkin davacı yanın sunduğu irsaliye faturaları sipariş formu 07.02.2018, irsaliye faturaları 13.03.2018 tarihli olduğu, taşıma tarihi ile uyumlu olmadığından bu evrakların kargo içeriğini ispatlar nitelikte olmadığını, Söz konusu maddede "Gönderinin tamamının zıyaı veya hasarı halinde 880 ve 881 maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlı" olduğu hükmün yer aldığını, madde hükmünde sorumluluğun kargo paketinin içeriğine göre değil, paketin ağırlığına göre belirlenmesi esas alındığını, sorumluluğun kargo paketinin ağırlığına göre belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dosya tüm deliller ışığında incelendiğinde taşıma belgesinde ürünlerin bedellerinin belirtilmediği ancak 11 koli olarak taşıyıcıya teslim edildiği 9 adedinin teslim edilip 2 adedinin bulunamadığı,davacı taraf her ne kadar müşterisine ödediği bedelin tazminini istemiş ise de, davalı taşıyıcının sorumluluğunun TTK m.882 uyarınca değerlendirileceği ve brüt kg x8.33 SDR hesabı ile 279,38 SDR sınırlı tazminat sorumluluğunun belirlendiği,karar tarihi itibariyle belirlenen 1 SDR kur bedeli üzerinden hesap edilen 1.546,61 TL'nın tazmininin gerekeceği, görüldüğünden dava kısmen kabulüne,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı şirket ile iş yapan ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirket tarafından teslim alınan koli sayısının 9 adet olduğunu, davacı şirketin müşterisi olan ve kolileri teslim alacak şirket tarafından geri dönüş yapıldığında gönderilmiş olan 11 adet koliden sadece 9 adedinin teslim edildiği kalan 2 adet kolinin ise kaybedildiği anlaşılmış olup, ...Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından koliler teslim alınırken kargo teslim belgesi'ne (alıcı teyit belgesi) "9 adet aldık" şeklinde itirazı kayıt ile teslim alındığını, iki adet kolinni taşıma sırasında davalı kargo şirketi tarafından kaybedildiğini, hükümde esas alınan bilirkişi raporlarının tüm yönüyle haksız, tek taraflı, yargıtay denetimden uzak, usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişinin kendisine verilen görevlerin dışına çıkarakçıkarak bu denli yanlı rapor oluşturmasının kabul edilemeyeceğini, birlikte kargo şirketleri milyonlarca kargo taşıyor ise buna göre kazanç elde etmekte olup buna göre personel ve alt yapı hazırlamak zorunda olup hiçbir meslek grubunda yoğunluk işin eksik ve hatalı yapılmasına mazeret olarak gösterilemeyeceğini, bu mallara ilişkinde davacı tarafından 13.03.2019 tarihli irsaliye faturası düzenlendiğini, kaybolan iki adet kolinin içerisinde, teslim edilen diğer dokuz adet kolinin içerisinde olduğu gibi güneş gözlüğü olup sanki teslim edilen kolilerin içinde gözlük bulunup, kaybolan kolilerin içerisi bilinmiyormuş veya boşmuş gibi hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kaybolan kolilerin içerisinde bulunan gözlüklerin toplam değerinin de 13.275,00- TL olduğunu, kolilerin içeriğine ilişkin hem fatura bilgileri hemde diğer tüm bilgilerin dosya münderacatında bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yurtiçi kargo taşıması için davalıya teslim edilen emtianın alıcısına teslim edilmeden kaybolması nedeni ile uğranılan zararın tazmini davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, kargonun alıcısına teslim edilmeden kaybolduğu iddia olunan üründen dolayı davalının zarardan sorumlu olup olmadığı, kargo içeriğinin ispatlanıp ispatlanamadığı ve zararın miktarı noktasındadır.
Davacı tarafça, alıcı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edilmek üzere 09/03/2018 tarihinde 11 adet koli davalıya teslim edilmiş, ancak 9 koli alıcısına teslim edilmiş, kalan 2 koli teslim edilmemiştir.
Davacı tarafından, davalı muhatabına çekilen Bakırköy ... Noterliği'nin 07/08/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ile, kaybolan 2 adet kolinin değeri olan 13.275,00 TL'nin ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiştir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında, "Bakırköy ... Noterliği ihtari" sebebine dayalı olarak 13.275,00 TL asıl alacağın 66,38 TL işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 27/08/2018 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.
Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 875. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Davacının gönderilerinden 2 adet kolinin, davalının görevlilerince teslim alındıktan sonra alıcısına teslim edilmediği ihtilaf konusu değildir. Buna göre kargoya konu emtianın taşıyıcı sorumluluğunda iken ziyaa uğradığının kabulü gerekir.
Davacı tarafından, ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne 3250 adet güneş gözlüğü satılmaşı ve buna ilişkin olarak 13/03/2018 tarih, ... nolu, 71.272,00 TL bedelli irsaliyeli fatura tanzim edilmiştir. Bu satışa ilişkin 07/02/2018 tarih ve ... nolu sipariş formu ve aynı tarihli satış sözleşmesi dosyada sunuludur. Söz konusu satış sözleşmesi ve sipariş formu değerlendirildiğinde kargo içeriğinin davacının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne kestiği 13/03/2018 tarihli fatura içeriğiyle aynı olduğu anlaşılmaktadır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu(VUK)'nun 230/5. Maddesi uyarınca da, satılan malların teslim tarihi ve irsaliye numarası, (Malın alıcıya teslim edilmek üzere satıcı tarafından taşındığı veya taşıttırıldığı hallerde satıcının, teslim edilen malın alıcı tarafından taşınması veya taşıttırılması halinde alıcının taşınan veya taşıttırılan mallar için sevk irsaliyesi düzenlemesi ve taşıtta bulundurulması şarttır. 24/12/2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 464 Sıra No'lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği'nin Kargo ve Lojistik İşletmeleri başlıklı 3.4. Maddesinde, kargo ve lojistik işletmeleri ticari nitelikteki gönderileri Vergi Usul Kanunu uyarınca düzenlenmesi zorunlu tevsik edici belgeler ile birlikte kabul edecekleri ve taşıma esnasında istenildiğinde ibraz edilecek şekilde gönderiye ekleyecekleri hususları düzenlenmiştir. Davalı şirket, dava konusunun ticari bir taşıma olması ve taşıttıranın tüketici olmaması nedeniyle taşımaya konu emtiayı kabul ederken gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğundan, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerekir. Aksinin davalı tarafça ispatı gerekmektedir. Dosyada böyle bir ispat bulunmadığı nazara alındığında kargo içeriğinin davacının dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne kestiği 13/03/2018 tarih, ... nolu irsaliyeli fatura içeriğiyle aynı olduğu anlaşılmaktadır. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluktur. Ancak,
TTK'nın 886. maddesi uyarınca zarara, taşıyıcının, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verilmesi halinde taşıyıcı sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz. Davalı taşıyıcı, taşımaya konu emtiayı alıcısına teslim edememesine ilişkin hiç bir somut gerekçe ileri sürmemektedir. Alıcısına malı teslim etmeyen taşıyıcının sorumluluğu kural olarak TTK nun 882. maddesi uyarınca sınırlı sorumluluk ise de teslim edilmeme durumuyla ilgili olarak hiç bir gerekçe gösterilmemesi karşısında bu eyleminin pervasızca davranış olarak kabulü gerektiğinden,
TTK'nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanma hakkını kaybettiğinin kabulü gerekir. Bu nedenle davalı taşıyıcı, taşıma konusu emtianın gerçek değerini ödemekle yükümlüdür.
TTK'nın 880/1. Maddesine göre, taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanır. Anılan maddesin 3. Fıkrasına göre ise, eşyanın değeri piyasa fiyatına göre, bu yoksa aynı tür ve nitelikteki malların cari değerine göre tayin edilir. Eşya, taşımak üzere teslimden hemen önce satılmışsa, satıcının faturasında taşıma giderleri mahsup edilerek gösterilen satış bedelinin piyasa fiyatı olduğu varsayılır. Taşımaya konu emtianın alıcısına satıldığı ticari kayıtlarla ispatlanmıştır. Yani, emtia davacı tarafından satılmış ve alıcısına gönderilmek üzere davalı kargo şirketine verilmiştir. Bu durumda, alıcıya kesilen fatura değerinden kayıp 2 adet koliye isabet eden kısmın davacının zararı olarak kabulü gerekir. Davalının taşıma bedelinin ödenmediği yönünde bir iddiası bulunmadığından fatura bedelinden taşıma maliyetinin düşürülmesine de gerek bulunmamaktadır. Dolayısıyla davanın, kayıp 2 koliye isabet eden 12.958,54 TL asıl alacak ve davalı takipten önce 14/08/2018 tarihinde temerrüte düşürüldüğünden 41,54 TL işlemiş faiz üzerinden kabulü gerekirken ilk derece mahkemesince hatalı değerlendirme yapılarak sınırlı sorumluluk esaslarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Ayrıca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın likit olması zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut olduğunda ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Eldeki davada, dava konusu alacak kayıp kolilere ilişkin tazminat alacağı olup, tazminat miktarı yargılama sonunda belirlenebildiğinden alacak likit (belirlenebilir) değildir. Bu nedenle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinin şartları gerçekleşmemiştir. Ancak ilk derece mahkemesince, 1.546,61 TL'sına %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına, karar verilmiş olup aleyhte istinaf bulunmaması nedeniyle 1.546,61 TL yönünden yeniden karar verilmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince sınırlı sorumluluk esaslarına göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE 2-Davalı-takip borçlusunun, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında yapılan icra takibine vaki itirazının 12.958,54 TL asıl alacak ve 41,54 TL işlemiş faiz yönünden İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, 3-1.546,61TL'sına %20 icra inkar tazminatı uygulanmasına, kabulüne karar verilen ve 1.546,61 TL'yi aşan kısım yönünden davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,4-Başlangıçta peşin olarak alınan 161,13 TL harcın icra harcı 66,71 TL ile birlikte alınması gerekli olan 888,04 TL harçtan mahsubu ile bakiye 660,20 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu başvuru harcı 35,90 TL, posta ve tebligat gideri 132,75 TL, bilirkişi ücreti 800,00 TL, olmak üzere toplam 968,65 TL yargılama masrafının, davacı yan davasında kısmen haklı çıktığından dava konusunun toplam değerinin kabulle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 943,87 TL yargılama masrafına, peşin harç 161,13 TL, icra harcı 66,71 TL ile birlikte eklenerek sonuç olarak 1.171,71 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dava konusunun toplam değerinin redle sonuçlanan kısma oranı sonucu bulunan 24,78 TL yargılama masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 13.000,08 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 341,30 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 148,60 TL, posta ve tebligat gideri 86,50 TL olmak üzere toplam 235,10 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda,
HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 12/10/2023