T.C.
İSTANBUL
ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ
DOSYA NO : 2022/92
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, ısıtma- soğutma- havalandırma sistemleri ve ürünleri ile klima santralleri ve aspiratör üretimi yaptığını, ayrıca işbu ürünlerin devreye alınması, montaj ve demontajı ile ilgilendiğini, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye binaen son olarak kur farkı kaynaklı ... no.lu 07.07.2020 tarihli 15.843,86-TL tutarlı e-faturaya tebliğ edilmesine rağmen itiraz edilmediğini, cari hesap borcunun (bakiye 14.102,00.-TL) ödenmemesi üzerine ...
32.İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını belirterek, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; ticari hizmet satım ilişkisi nedeniyle düzenlenen faturaya daynarak kur farkı borcunun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacının ...
32.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile 13/01/2021 tarihinde, davalı aleyhine, Cari hesap ilişkisinden kaynaklanan ödenmeyen (kur farkı) ... numaralı ve 07/07/2020 tarihli, 14.102,00.-TL bedelli e-faturaya dayanarak, 14.102,00.-TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı, (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya 19/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 23/01/2021 tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da 01/02/2022 tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde 14.102,00.-TL asıl alacak üzerinden huzurdaki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmaktadır. Davalı davaya cevap vermediğinden, taraflar arasında uzlaşılan bir nokta bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun, davacının dava ve icra takibine konu ettiği fatura içeriğindeki KUR FARKI alacağını talep edip edemeyeceği, miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır. Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda; Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2019-2020-2021 yılı ticari defterlerinin elektronik ortamda tutulduğu TTK.nun 64/3.maddesi gereğince e-beratların alındığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiş, bu nedenle defterlerin sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu kabul edilmiştir.
Davacı defter kayıtlarına göre; Taraflar arasında 2021 yılında başlayan ticari olduğu, 2021 yılında Davacı ... A.Ş'nin davalı adına düzenlediği ürün satış faturasının 79.758,14 TL bedelle cari hesaba kaydedildiği ve Euro karşılığının 12.539,27 Euro kadar olduğu, Davalı ... A.Ş tarafından 30.04.202020 vadeli 81.500,00 TL bedelli çek ile ödeme yapıldığı ve çekin Euro karşılığının cari hesaba 10.564 Euro olarak belirtildiği, 07.07.2020 tarihinde Davacı ... A.Ş tarafından 15.843,86 TL bedelli kur farkı faturası düzenlendiği ve bu fatura sonrasında cari hesapta Davalı ... AŞ'nin TL cinsinden 14.102 TL (Buro cinsinden 1.975,27 Euro) borçlu kaldığı, kalan borç bakiyesinin 31.12.2021 tarihinde 128 kodlu Şüpheli Alacaklar hesabına virman yapılarak bu hesapta takip edildiği, defter kayıtlarının muhasebe usul ve esaslarına uygun olduğu bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davacı ... A.Ş tarafından düzenlenen (15.843,86 TL bedelli kur farkı dahil) toplam bedeli 95.602,00 TL olan 5 adet faturanın TL cinsinden düzenlendiği ve her bir faturada irsaliye ve Teklif Numaralarının yazılı olduğu, aylık beyan sınırı üzerinde olan faturaların ilgili ayların BS Formları ile Vergi Dairesine beyan edildiği ve faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olduğu, faturalara ait irsaliyelerde yapılan incelemede sevk adreslerinin ve ilgili kişilerin isim ve imzalarının bulunduğu ancak teslim alan kişilerin davalı ile ilgisinin tespit edilemediği, taraflar arasında teklif ve sipariş teyitleri doğrultusunda ticari ilişki kurulduğu, teklif formlarında ürün fiyatlarının Buro cinsinden düzenlendiği ve ödeme şeklinde “Döviz olarak verilen fiyatlarımız ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru ile çarpılacaktır. TL olarak anlaşma yapılma durumunda satıcıya verilen çekler ödeme tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden +/- yapılacaktır.” şeklinde düzenleme yapıldığı bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. 6100 sayılı HMK.nun Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 222.maddesi gereğince; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın usulüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince; taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ve delil vasfındaki ticari defter ve kayıtlarından anlaşılmaktadır.
Davacı ...A.Ş tarafından davalı ... A.Ş'ne yapılan satış toplamı bilirkişi raporuna göre 12.539,27 Euro ve davalının yaptığı 81.500,00 TL ödemenin 08.05.2020 tahsil tarihindeki Euro kur (7,7148.-TL) karşılığının 10.564,11.-EUR olduğu, böylece kur farkı nedeni ile ödenmeyen kısmın 1.975,16 Euro olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından 07.07.2020 tarihinde (Kur; 7,7556.-TL) 15.843,86 TL bedelli kur farkı faturası düzenlendiği, oysa 1.975,16.-EURO x 7,7556.-TL = 15.318,55 TL olarak hesaplandığı, ancak hesaplanan kur farkı dikkate alınarak takip tarihi 13.01.2021 itibariyle cari hesapta kalan davacının bakiye alacağının 13.576,69 TL olduğu anlaşıldığından bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının talebine konu alacak likit (belirlenebilir) olduğu anlaşılan faturalara dayalı olduğundan, asıl alacak üzerinden davalının haksız itirazı nedeniyle takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KISMEN KABULÜNE,
1.Davacının ...
32.İcra Müdürlügünün ... sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine başlattığı icra takibine İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, Takibin 13.576,69-TL asıl alacak üzerinden takip tarihindeki koşullarla aynen DEVAMINA, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanunun 2. Maddesine göre takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi UYGULANMASINA, İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (13.576,69-TL) üzerinden % 20 hesabıyla 2.715,33-TL İcra inkar tazminatının davalıdan alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE,
2.Alınması gereken karar ve ilam harcı 927,42-TL olup, peşin alınan 170,32-TL harcın mahsubu ile bakiye 757,10-TL karar ve ilâm harcının DAVALIDAN ALINARAK HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
3.Davacı tarafça yapılan posta ve tebligat masrafı 393,00-TL, bilirkişi ücreti 1.500,00-TL toplamı 1.893,00-TL yargılama giderinden davanın kabul/red oranına göre hesaplanan 1.822,48-TL yargılama gideri ile ilk dava açma gideri (başvuru harcı, peşin harç toplamı) 251,02-TL'nin toplamı 2.073,50-TL yargılama giderinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE, BAKİYESİNİN DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükteki AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan (kabul olan dava değeri üzerinden) 13.576,69-TL vekâlet ücretinin DAVALIDAN ALINARAK DAVACIYA VERİLMESİNE,
5.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde DAVACIYA İADESİNE,
6.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul/red oranına göre 1.270,83-TL'sinin davalıdan, 49,17-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair, davacı vekillerinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, HMK m.341/2 hükmü gereği miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.20/11/2023 KATİP HAKİM