9. Ceza Dairesi
9. Ceza Dairesi 2021/8820 E. , 2023/6181 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 15.04.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında beden ve ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 103 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, üçüncü ve altıncı fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2.İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararıyla sanığın atılı suçtan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İsteği
Katılan mağdurenin tüm aşamalarda kendisine karşı işlenen istismar eylemini tutarlı şekilde dile getirdiğine, alınan raporlarda katılan mağdurenin ruh sağlığının eylem nedeniyle kalıcı olarak bozulduğunun tespit edildiğine, katılan mağdurenin öz annesi tarafından yönlendirilen son celsedeki beyanı ile sunduğu dilekçe içeriğinin kabul edilemez olduğuna, eksik ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğine ve dilekçesinde yer alan diğer hususlara ilişkindir.
B. Katılanın Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Sanığın suçu işlediğinin sabit, verilen beraat kararının ise cezaların caydırıcılığı ilkesine aykırı olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Mahkemece, sanığın eşi katılan ... ile katılan mağdurenin beyanları üzerine sanık hakkında koruyucu aile olarak sorumluluğu altında bulunan on beş yaşından küçük mağdureye yönelik birden fazla cinsel istismarda bulunmak suçundan dolayı cezalandırılması için açılan kamu davasında yapılan yargılama neticesinde, mağdurenin aşamalardaki hayatın olağan akışına uygun düşmeyen çelişkili beyanları, sanık savunması, tanık anlatımları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı itibarıyla sanığın katılan mağdureye yönelik herhangi bir cinsel istismarda bulunmadığı, eşi katılan ... ile aralarındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşinin şikayet ettiğine ilişkin savunmasının aksine suçu işlediğine dair katılan mağdurenin çelişkili beyanlarından başka mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil bulunamadığından bahisle beraatine karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Tüm dosya kapsamı ve gerekçe içeriğine göre, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olduğu anlaşılmakla hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçede açıklanan nedenlerle İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.05.2015 tarihli ve 2014/50 Esas, 2015/138 Karar sayılı kararında katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
10.10.2023 tarihinde karar verildi.