Esas No
E. 2010/21545
Karar No
K. 2011/2366
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2010/21545 E.  ,  2011/2366 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde lira 3.085,81 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

Davacı vekili dilekçesinde; ... İlköğretim Okulunda görev yapmakta iken İl Milli Eğitim Müdürlüğünde geçici olarak görevlendirilen davalıya, fiilen derse girmemesi nedeniyle ek ödeme yapılmaması gerekirken, 1.1.2006 – 15.09.2008 tarihleri arasında kanun ve genelgeye aykırı olarak 3.085,81 TL fazla ek ödeme yapıldığını ileri sürerek; bu bedelin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı cevap dilekçesinde; Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarihli 1968/6 E. 1973/14 K. sayılı kararı gereği hatalı ödemelerin geri alınması için gerekli dava açma süresinin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; istenilen fazla ödemenin davalı yanın gerçek dışı beyanı yada hileye başvurmasından kaynaklanmadığı, davalının davacı idarenin bünyesinde başka bir kurumda geçici olarak görevlendirilmesinin idari bir tasarruf işlemi olduğu, ayrıca davalının geçici olarak başka bir kurumda görevlendirilmesi nedeniyle ek ödeme ödenip ödenmeyeceği hususunun mevzuat hükümlerinin yorumlanmasına bağlı olması karşısında ödemelerin kolayca anlaşılabilir nitelikte açık bir hata sonucu yapıldığının kabul edilemeyeceği, bu nedenle olayda Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun kararlarında belirtilen ilkelerin gözetilmesi gerektiği, buna göre son ödemenin yapılmasından itibaren 60 günlük dava açma süresinin sona ermesinden sonra davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davada, fiilen derse giren öğretmenlere ödenmesi gereken ek ödemenin, hataen davalıya ödendiği ileri sürülerek; yersiz ödenen 3.085,81 TL'nin faiziyle tahsili istenilmektedir.

Mahkemenin dayandığı Danıştay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.12.1973 tarihli 1968/E. 1973/14 K., Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 27.1.1973 tarih 1972/6 E. 1973/2 K. sayılı kararları ile çözümlenen husus, hatalı intibak veya hatalı terfi gibi bir şart tasarrufun sonradan idare tarafından geri alınması halinde, daha önce bu şart tasarrufa dayanılarak memura yapılmış olan fazla ödeminin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri istenilmesinin mümkün olup olmadığına ilişkindir.

Anılan içtihadı birleştirme kararlarının idare tarafından yapılan bütün ödemelere uygulanması halinde, idarenin haksız iktisap kurallarından hiçbir zaman yararlanamaması ve memurların yapmış oldukları bütün hatalı ödemelerin idare tarafından gerek ödeme yapılan kişilerden gerekse ödemeyi yapandan geri alamaması gibi bir sonuç doğuracağı ve bunun da idareyi işlemez duruma getireceği gerekçesiyle savunulamayacağı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 5.12.1984 tarih 387/997 sayılı kararı ile kabul edilmiştir. O halde herhangi bir şart tasarrufuna dayanmayan salt hatalı ödemenin Borçlar Hukukunun haksız iktisap kurallarına göre her zaman istenmesi mümkündür.

Somut olaya bakıldığında; davacı idare, davalıyı çalışmakta olduğu kurumdan alarak başka bir kurumda geçici olarak görevlendirilmiştir. Mahkemenin, bu işlemi idari bir işlem olarak nitelemesi yerindedir. Ancak bu idari işlem ile memur olan davalının özlük haklarında bir iyileşme meydana gelmemiştir. Bu nedenle, geçici görevlendirme işleminin şart tasarruf olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. Şu durumda, mahkemece; işin esasına girilmesi ve hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 21.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.