11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2023/2967 E. , 2023/5403 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davalı ...Ş. yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahale talep eden TMSF vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin devir silsilesi ile en son Ing Bank A.Ş.’ye devredilen Egebank A.Ş.’nin ...Şubesindeki hesabına muhtelif tarihlerde para yatırdığını, bankaya el konulunca parasının Egebank Off Shore Ltd. nezdinde olduğu bildirilip iade edilmediğini, müvekkilinin davalı bankaya vadeli hesap- repo yapılmak üzere yatırdığı paraların banka tüzel kişiliği, çalışanları ve yetkililerinin bankayı aracı kılmak suretiyle kanuna karşı hileli iş ve işlemleri, dolandırıcılıkları neticesinde sanki off shore hesaplarına gönderilmiş gibi gösterilerek iade taleplerine cevap alamadığını, paraların talimat dışında off shore hesabına konu edildiğini, hesap defterinde Egebank A.Ş. ...Şubesi yazdığından bankaya el konulana dek müvekkilinin paranın off shore hesabına havale edilmiş gibi gösterildiğini anlamadığını, ortada bir hilenin bulunduğunu,
Egebank A.Ş.’nin dolandırıcılık kastıyla hareket ettiğini, müvekkilinin de kandırıldığını ileri sürerek 4.422.374,00 TL’nin 13.10.1999 tarihinden itibaren ticari- avans faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TMSF vekili; off shore bankalarındaki hesaplardan dolayı hukuksal sorumluluğu bulunmayan müvekkiline karşı idari yargı merciilerinde dava açılabileceğini, bankanın talimat doğrultusunda işlem yaptığını, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının off shore hesabına aktardığı bir kısım parasını yüksek faiziyle birlikte başka bankalara ve yatırım şirketlerine gönderdiğini, zarara davacının sebebiyet verdiğini, serbest iradesiyle daha fazla faiz getirisi sağlamak için kıyı bankacılığını tercih ettiğini, off shore bankasının hesap cüzdanına itiraz etmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. TMSF vekili, müvekkili hakkında verilen görev yönünden davanın reddine kararının kesinleşmesinden sonra davalı yanında feri müdahale talep etmiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili; hisse devir sözleşmeleri uyarınca TMSF’nin her türlü hukuki ve mali sorumluluğu üstlendiğini, Mahkemece resen taraf değişikliğine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zamanaşımına uğradığını, hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Fer'i müdahil OYAK vekili; husumet ve zamanaşımına yönelik itirazlarının bulunduğunu, davanın asıl muhatap TMSF’ye tevcihi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMSF hakkında verilen görevsizlik kararı kesinleşmiş olmakla yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, bu aşamada TMSF vekilinin fer'i müdahillik talebinin reddine, davanın diğer davalı ... yönünden kabulüne, 4.422.374,00 TL'nin 13.10.1999 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ...Ş.'den tahsili ile davacıya verilmesine, davalının kesin hüküm itirazının reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili, feri müdahil OYAK vekili, feri müdahale talep eden TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.12.2022 tarih, 2019/672 E. ve 2022/9484 K. sayılı kararıyla, "Dava ING Bank A.Ş. ve TMSF aleyhine açılmış olup, mahkemece davanın Ing Bank A.Ş yönünden kabulüne, davalı TMSF yönünden idari yargının görevli olduğundan bahisle reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraf vekillerince temyiz yoluna başvurulmuş, davalı TMSF vekilinin kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
Bozmadan sonra yargılama aşamasında TMSF vekilince feri müdahale talebinde bulunulmuştur. Bu talep davalı TMSF’nin dava dosyasında davalı sıfatının bulunduğu ve bu sıfatın feri müdahillikten daha üstün bir konum olduğu, bu yönden kesinleşmiş bir ret kararı var iken davalının fer'i müdahil olma isteminde hukuki yararının bulunmadığı gerekçesi ile kabul edilmemiş ise de davanın kabulüne karar verilmesi halinde davalı banka tarafından feri müdahale talebinde bulunan TMSF’ye rücu edilmesi ihtimali bulunmakta olup, TMSF’nin davalı yanında fer’i müdahil olarak yargılamaya katılmakta hukuki yararının bulunduğu kabul edilerek, feri müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile feri müdahale talebinin reddi doğru olmamış, hükmün temyiz eden TMSF yararına bozulması gerekmiştir" gerekçesiyle karar bozulmuş, bozma sebep ve şeklinde göre davacı vekili, davalı banka vekili ile fer'i müdahil Oyak vekilinin tüm, TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili; TMSF'nin süreç içinde davalı konumunda cevap ve bilirkişi raporuna itiraz dilekçeleri verip esas ve usul işlemlerini yaptığını, olası rücu ilişkisinde haklarını koruyacak cevap ve itirazları dile getirdiğini, müdahale talep eden TMSF'nin temyiz sebeplerinin reddinin gerektiğini, Mahkemece yasal faiz yönünden hüküm verilmişse de faiz türünün avans veya reeskont faizi olarak değiştirilmesini talep ettiklerini, önceki hükümle TMSF yönünden yargı yolu nedeniyle davanın reddedilip kesinleştiğini, feri müdahale talep eden sıfatıyla hükmü temyiz edemeyeceğini, müdahale talebinin reddinin usul ve yasaya uygunluk taşıdığını, davalı ...Ş.'nin 17.12.2018 tarihli temyiz dilekçesi kapsamında zamanaşımı itirazına yer verilmediğini, zaten davanın zamanaşımına uğramadığını, müvekkilinin 2000 yılında açtığı davanın zamanaşımı süresini kestiğini, en son usuli işlemin 2008 yılında yapıldığını, bu sebeple de zamanaşımı ve hak düşürücü süreye yönelik defi ve itirazların yerinde olmadığını, pasif husumetten ret kararının maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığını ileri sürerek; kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, alacak istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi.
3.Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 187,55 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun’un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
27.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.