Esas No
E. 2010/18616
Karar No
K. 2011/2458
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Aramaya Dön
YARGITAY

3. Hukuk Dairesi

E. 2010/18616 K. 2011/2458 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2010/18616, K. 2011/2458, T. 22.02.2011
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/18616
Karar No
2011/2458
Karar Tarihi
22.02.2011
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Genel Hukuk
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

3. Hukuk Dairesi         2010/18616 E.  ,  2011/2458 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde toplam 112.807 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde Davacı vek. Av. ... geldi. Davalı vek. Av.... geldi. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14.00’e bırakılması uygun görüldüğünden, belli saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü. Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı dilekçesinde; ...

2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/682 Esas sayılı dosyası ile elektrik borcunun bulunmadığından bahisle, davalı TEDAŞ aleyhine menfi tespit davası açtığını; mahkemece, 13.541,277 TL borcunun bulunduğu belirtilerek, red kararı verildiğini; davalı şirketin kararı kesinleşmeden icraya koyarak, 13.541 TL ana para ve 36.960 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.500 TL üzerinden 31.10.2005 tarihinde parayı tahsil ettiğini; ancak, mahkeme kararının Yargıtayca bozulduğunu ve bozmaya uyularak borçlu bulunmadığının tespitine karar verildiğini; ödediği 50.500 TL'nin iadesi için İcra Dairesine talepte bulunmuş ise de sonuç alamadığını, davalının haksız zenginleştiğini ileri sürerek; 50.500 TL asıl alacak ve 62.307 TL birikmiş reeskont faiz alacağı olmak üzere toplam 112.807 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, niteliği itibariyle İİK.nun 72.mad. anlamında istirdat davası olup; ödeme tarihi (31.10.2005) itibariyle bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini; ayrıca, BK. 66.maddesi gereğince de 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

Mahkemece; "...bilirkişi raporuna itibar edilerek, davanın ödeme tarihinden itibaren asıl alacağına (50.500.00 TL'ye) yasal faiz talep edebileceğinden ve yasal faiz olarak ödeme tarihi ile dava tarihine kadar geçen süre için hesaplanan 22.896,86 TL ile birlikte toplam: 73.396,86 TL üzerinden talepte bulunmaya davacının haklı olduğu, gerekçesiyle" davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

1.Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından;

Davacı vekili, 11.06.2010 tarihinde tebliğ edilen hükmü (davalı tarafın temyiz dilekçesi de 07.07.2010 tarihinde tebliğ edilmiş) 22.07.2010 tarihinde temyiz etmektedir. HUMK.nun 433/2.maddesine göre 10 günlük (cevap süresi) temyiz süresi geçmiş olduğundan 01.06.1990 gün ve l989/3 E, l990/4 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca temyiz isteminin REDDİNE,

2.Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.

Ancak, davada; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istenilmektedir. Davalının sebepsiz zenginleşmesinin, kendisine yapılan ödemenin dayanağı ilamın bozulmakla ortadan kalkması ve aksi yönde yeni bir hükmün oluşturulmasıyla sonradan ortaya çıktığı ve bunun üzerine iade borcu altına girdiği anlaşıldığına göre, iadenin talep edildiği tarihten, başka bir anlatımla temerrüd tarihinden itibaren faize hükmedilebilir. Davalı, dava tarihinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan, dava tarihinden öncesi için faiz hesabı yapılıp hüküm altına alınmış olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 825 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 22.02.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog