3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/11257 E. , 2011/13551 K.
"İçtihat Metni"
Davacı ... ile davalı ... aralarındaki alacak davasına dair İzmir 4.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 14.12.2010 günlü ve 2009/72 E.-2010/457 K.sayılı hükmün Onanması hakkında dairece verilen 12.04.2011 günlü ve 2011/2323 E.-2011/6125 K.sayılı ilama karşı davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir. Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili davalının kızı ile evli iken davalının önerisi ile İzmir ili, Bornova ilçesi, Pınarbaşı köyü, 12 pafta, 4479 parsel sayılı davalıya ait taşınmazın üzerine müvekkilinin bir daire yaptığını, müvekkilinin davalının kızından ayrıldıktan sonra davalının "tapu bizim, bu evde senin hakkın yok, bu eve bir daha giremezsin" şeklinde beyanda bulunduğunu, bu nedenle dava konusu dairenin tamamının müvekkili tarafından yaptırıldığını belirterek, 30.000,00-TL alacağının hakediş tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkili aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, davacının dava konusu evde hiçbir maddi ve manevi katkıda bulunmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; “28/10/2010 tarihinde mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına ve davacı vekiline keşif masraflarını yatırması için 10 günlük kesin süre verilmiş olmasına, kesin sürede ara kararında belirtilen keşif masrafının yatırılmaması nedeni ile keşfe gidilememiş olması nedeniyle buna ilişkin tutanak düzenlenmekle ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekilinin temyiz talebi üzerine dairemizce onanmış, davacı vekili bu defa karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Süreler kanun tarafından tayin edildiği gibi, hakim tarafından da tayin edilebilir (HMUK.md.159). Hakimin tayin ettiği süreler kesin değildir, ancak usul ekonomisi gereğince kesin süre verebilir. Kesin süre içinde yerine getirilmeyen işlem bazen davanın kaybedilmesi sonucuna yol açmaktadır. Bu nedenle kesin sürenin kanuna, yargılamanın uzamaması ya da uzatılmaması amacıyla konulduğu gözardı edilmemelidir.
Davaya konu olayda, davacı vekiline 17.6.2010 tarihinde keşif için gün verilmiş, masraf yatırılmadığından keşfe gidilememiş ise de, 30.9.2010 tarihli celsede verilen 10 günlük kesin süre içinde 8.10.2010 tarihinde (araç ücreti keşiften sonra ödenmek üzere) tüm masraflar yatırılmıştır. Bu nedenle keşif günü, “hava muhalefeti nedeniyle keşfe gidilemediğine” dair tutanak tutulmuştur. O halde mahkemece, masraflar yatırılmadığından keşfe gidilemediğine dair red gerekçesi yanılgıya dayalı olup, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Ne var ki mahkeme kararının açıklanan bu gerekçe ile bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla, davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 12.04.2011 günlü ve 2011/2323 E-6125 K.sayılı ONAMA ilamının kaldırılarak hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde düzeltme isteyene iadesine, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.