3. Hukuk Dairesi
3. Hukuk Dairesi 2011/1159 E. , 2011/5980 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 40.200 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 36.000 TL'lik bölümünün kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; davalının maliki olduğu daireyi satış yoluyla müvekkiline temlik etmesine rağmen zilyetliğini devretmediğini, bu nedenlerle açılan müdahalenin meni ve ecrimisil davasının kabul edilerek kesinleştiğini ileri sürerek; 01.06.2004 – 31.05.2009 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisil bedeli olarak 40.200 TL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, 19.01.2010 tarihli bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, ecrimisil miktarının en çoğu tam kar mahrumiyeti en azı ise asgari kira bedelidir.
Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda önceki dönem için belirlenen ecrimisil miktarına Üretici Fiyat Endeksinin (ÜFE) tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olmamak koşuluyla bulunacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekir. Eğer kesinleşen döneme ÜFE uygulanmadan ecrimisil hesabı yapılacaksa bunun nedenleri bilirkişi raporunda somut verilerle açıkça belirlenmelidir.
Bu davadan önce davacı tarafın 2001 – 2003 dönemi ecrimisil alacağının tahsili için aynı mahkemede açtığı 2003/157 esas sayılı davada alınan bilirkişi raporunda davaya konu dairenin 2003 yılı için aylık 300 TL ecrimisil getirebileceği açıklandığı halde, şimdiki davada alınan raporda dairenin 2004 yılı için aylık (ÜFE artış oranından fazla olarak) 450 TL ecrimisil getirebileceği belirtilmiştir. Her iki rapor arasında ecrimisil yönünden fark bulunmakta olmasına rağmen, bilirkişi raporunda bu fark üzerinde durulmamıştır.
Bundan ayrı, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dairenin getirebileceği kira parası (ÜFE artış oranları uygulanmadan) her yıl için ayrı ayrı belirlenmiş ise de yukarıda belirtilen ilkeden ayrılma nedenleri açıklanmamıştır. Bu nedenlerden dolayı rapor hüküm kurmaya elverişli olmayacak derecede yetersizdir. Hal böyle olunca, mahkemece açıklanan ilkeler doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor alınarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda hazırlanan yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.