8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2022/6919 E. , 2023/5464 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki uygulama kadastrosuna itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
1.Uygulama kadastrosu sırasında, Artvin ili, Merkez ilçesi, Ahlat Köyü çalışma alanında ve tapuda Hazine adına kayıtlı bulunan eski 667 parsel ... 21.814,90 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 184 ada 3 parsel numarasıyla ve 21.816,10 metrekare yüzölçümlü olarak; yine 635 parsel ... 1.095,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 184 ada 4 parsel numarasıyla ve 1.011,17 metrekare yüzölçümlü olarak; tapuda ... ve ... adına kayıtlı bulunan eski 526 parsel ... 2.372,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 184 ada 5 parsel numarasıyla ve 2.372,36 metrekare yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir.
2.Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında, Hazine adına kayıtlı bulunan 184 ada 4 parsel ... taşınmazın yüzölçümünün eksik tespit edildiğini, eksikliğin komşu 184 ada 3 ve 5 parsel ... taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek eski tapu kayıtlarına uygun vasıf ve yüzölçümüyle krokisinde yar alan sınırlarla tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.04.2016 tarihli ve 2014/15 Esas, 2016/6 Karar ... kararı ile, davanın reddine, dava konusu 184 ada 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.06.2020 tarihli ve 2016/15347 Esas 2020/1914 Karar ... kararıyla; somut olayda İlk Derece Mahkemesince, dava konusu taşınmazlara ait tesis kadastrosu sırasında düzenlenen hesap cetveli, ölçü cetveli, tesis kadastrosunun yapıldığı tarihe en yakın tarihli hava fotoğrafları, temin edilebilen en eski ve güncel ortofoto ve uydu fotoğrafları getirtilerek dosya arasına alınmadığı, teknik bilirkişiden, tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerleri ile uygulama kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinin yapılan çakıştırması sonucunda, birbirleriyle ve zeminle uyumlu olup olmadığını belirten, tesis kadastrosu sırasında taşınmazda sınırlandırma, ölçü, çizim veya hesaplama hatası yapılıp yapılmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmadığı, hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince öncelikle, belirtilen eksik belgeler ilgili yerlerden getirtilerek dosya arasına alınması, bundan sonra harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi kurulu eliyle yöntemine uygun şekilde inceleme ve araştırma yapılarak denetime elverişli rapor alınması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek bozulmuştur.
3.Davalılardan ..., Yargıtay bozma ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
4.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/10037 E. 2021/1706 K. ... kararıyla karar düzeltme isteminin reddine karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahallinde yapılan keşif sonrası Jeodezi ve fotogrametri Uzmanı Bilirkişilerin 27.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın eski yüzölçümü olan 1095,00 m2 ile yeni yüzölçümü olan 1011,17 m2 arasındaki fark olan 83,83 m2 nin tecviz sınırı olan 13,93 m2 miktardan daha büyük olmasının yenileme çalışmalarından kaynaklı olmadığı, 1988 yıllarında tapulama çalışmalarındaki yukarıda anlatılan ölçü hesaplama ve çizim tekniklerinin sayısal ve bilgisayar destekli olmamasından kaynaklı olarak ortaya çıktığı, dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların sınırlarında herhangi bir değişiklik olmadığı, ilk tapu kaydında mevcut olan dayanak krokisindeki sınırların aynen bu günün şartlarına uygun bilgisayar destekli sayısallaştırma yapılarak yeni ve kesin alan hesaplarının yapıldığı, 184 ada 3 parselin ve yine 184 ada 5 parselin gerek tesis kadastrosu gerekse de yenileme kadastrosu neticesinde yüzölçümlerinde tecviz sınırını aşan bir fark olmadığı tespit edildiğinden dolayı dava konusu 184 ada 4 parseldeki azalmanın komşu taşınmazlara kaydığı tespit edilemediği, alan değişiminin sınırların değişmesinden değil tamamen cl yordamıyla yapılan hesaplamalardan kaynaklı olduğu, yenileme kadastrosu sonucunda oluşturulan taşınmazların sınırlarında ve gerçek yüzölçüm değerlerinde olduğunun belirtildiği, bilirkişilerin açıklanmalarının ve sunmuş oldukları rapor ve eki krokilerin uygulamaya dair tatmin edici ve yeterli olduğu, bilirkişilerin konusunda uzman bilirkişi oldukları, bu sebeple bilirkişi raporunun hükme esas kabul edilerek, netice itibariyle 3402 ... Kadastro Kanunu (3402 ... Kanun) 22/a maddesi gereğince dava konusu taşınmaz üzerinde yapılan yenileme işleminin doğru olduğu, dolayısıyla davacının davasında haksız olduğu gerekçesiyle davacının davasının reddine, 184 ada 3, 4 ve 5 parsel ... taşınmazların uygulama tutanağı gibi tapuya kayıt ve tesciline, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, Hazine parselinde bir azalma olduğu halde bitişiğinde bulunan özel şahıslara ait taşınmazlarda azalma olmadığını açıklayarak, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Hazine adına kayıtlı taşınmazın uygulama kadastrosu sonucunda oluşan sınırların usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 ... Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 ... Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3.Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 ... Kanun’un Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086... Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.