11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2022/5692 E. , 2023/5559 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen marka hükümsüzlüğü ve alan adının terkini davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 1984 yılında Amerika'da kurulan müvekkili şirketin dünyanın önde gelen saat, gözlük, deri ürün, çanta, kemer ve aksesuar üreticisi olduğunu, ticaret unvanını asli unsuru olup yurt dışında ve ülkemizde tescilli "FOSSIL" ibareli tanınmış markaları bulunduğunu, ülkemizde de ilk marka tescilinin 14. sınıf ürünler yönünden 01.04.1991 tarihinde yapıldığını, 1996 yılından itibaren de Türkiye'deki distribütör firma aracılığıyla markasını Türkiye'de aktif olarak kullandığını, davalının 2001/16567 sayılı "FOSSİL" markasını kötü niyetli olarak müvekkilinin tescili olmayan 18, 25 ve 35. sınıflarda tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markaya karşı kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açtığını, İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/103 E, 2014/59 K. sayılı kısmen kabul kararının temyizen incelenmesi neticesinde 35. sınıfta yer alan hizmetler bakımından verilen kabul kararının eksik inceleme nedeniyle bozulduğunu, bozma sonrası 35. sınıf hizmetler yönünden tekrar hükümsüzlük kararı verildiğini, dosyanın hala temyiz incelemesinde olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markasının itibarından yararlanmak amacıyla bu defa da 18 ve 35. sınıflarda "FOSSİL" ibareli 2014/05894 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin itirazlarına rağmen taraflar arasında görülen kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının devam etmesi nedeniyle müvekkilinin itirazının reddedilerek davalının marka başvurusunun tescil edildiğini, davalının bu markalar dışında aynı şekilde on adet daha marka tescil isteminin başvuru aşamasında olduğunu, davalının, müvekkili şirketin www.fossil.com adlı internet sitesini kötü niyetli şekilde www.fossil.com.tr olarak 12.02.2014 tarihinde tescil ettirdiğini, anılan internet sitesindeki tasarımının müvekkili şirketin internet sitesindeki tasarımına ayniyete varacak derecede benzediğini, ABD'de mağazaları bulunduğunu ifade ederek müvekkili şirketin adeta Türkiye'deki uzantısı intibaını uyandırmaya çalıştığını, davalının müvekkili markasından başka dünya çapında tanınmış markaları da kötü niyetli olarak tescil ettirdiğini, gerçek hak sahipleri tarafından açılan davalarla bu markaların hükümsüz kılındığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine ve davalı adına tescilli www. fossil. com internet alan adı tahsisinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin 18 ve 35. sınıflar yönünden 2001 yılı itibariyle Türkiye'de ve dünyada tescilli bir markası bulunup bulunmadığı, davacı markasının 2001 yılında tanınmış marka vasfında olup olmadığının araştırılması gerektiğini, tanınmış marka olmadığının tespiti halinde davanın aradan geçen süre dikkate alınarak reddinin gerektiğini, 2015 tarihli Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) kararıyla davacı markasının tanınmış marka statüsünde değerlendirilmediğini, davacı markasının tanınmış marka tescili için TPMK nezdinde başvurusu bulunmadığını, davacının 18, 25 ve 35. sınıflarda ilk tescilinin 2005 tarihli olduğunu, davacının önceki tescilinin 14. sınıfta olup markanın saat üretimi ve satışında kullanıldığını, müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıflarda davacının kullanımının bulunmadığını, davacı markasının 2001 yılı için tanınmışlığından söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin markasını davacı markasına yaklaştırmayıp tescil ettirdiği sınıflarda tescil ettirdiği şekilde kullandığını, davacının hak düşürücü süre geçtikten sonra dava açmakta kötü niyetli olduğunu, internet sitelerinin sipariş üzerine başka firmalarca hazırlanan hazır satılan içerikler taşıdığından iltibas bulunmadığını, davacı tarafın somut hiçbir delil sunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve ...sayılı kararıyla; davacının önceki tarihli markasının 91/002860 sayılı 14. sınıfta kayıtlı saat emtiası yönünden tescilli olduğu, davalının 2001/16567 sayılı markasının deri aksesuar ürünleri için tescil ettirdiği, davacı markasının 2001 tarihi itibariyle tanınmış ve dolayısıyla sınıf ötesi, sınırsız korumaya hak kazanmış bir marka olduğunu gösterir kanıtlar bulunmadığı, kaldı ki bu markayla ilgili özellikler ve ticari ortamın 16 yıl önceki koşullarının bu dosya kapsamında isabetli biçimde tartışılmasının güç olduğu, davacı kanıtlarının tanınmışlık iddiası bakımından ikna edici olmamasının yanı sıra, sessiz kalmanın sonuçlarının dahi doğduğu, hükümsüzlük davasının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılması gerektiği, kötü niyetle tescilin istisna olduğu, ancak markanın ayniyetinin tek başına kötü niyeti göstermeyeceği, karıştırma riski taşımayacak kadar başka bir sınıf malda yapılan tescilin hukuka aykırı olmadığı, saat ve benzeri ürünlerin mekanik veya elektronik yapıları bulunmaktayken, deri ve aksesuar ürünlerinde bu özellik bulunmadığı, imalat, yöntem ve malzemelerinin tamamen farklı nitelik taşıdığı, kötüniyet bulunmadığından 2001/16567 sayılı markaya yönelik hükümsüzlük davasının reddi gerektiği, 2014/05894 sayılı marka yönünden ise dava süresinde açılmış ise de aradan geçen zamana rağmen davalının ikinci markayı aynı formla tescil ettirmek istemesinin başvuru ve tescil tarihindeki geçerli kurallara uygun olduğu, Türkiye'de ilk marka tescilini yapan davacının internet alan adı konusunda öncelikli hak sahibi olduğu, bilirkişi raporunda davalının internet sitesinde benzer grafik tasarımlarını kullandığının belirlendiği, davalının internet sitesine giren kullanıcıların tarafların işletmelerini karıştırabilecekleri ve davalının sunduğu deri ürünlerinin de aslında Türkiye'de deri ürünü markası olmayan davacının deri ürünü sanabilecekleri, davalının internet sitesinin Avusturalya kökenli olduğu konusundaki yanıltıcı bilgi bakımından haksız rekabet bulunduğu, davalıya ait internet sitesinin kapatılması ve iptal edilmesi gerektiği gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğü isteminin reddine, davalı adına kayıtlı "fossil.com.tr" internet alan adının tahsis ve kullanımının haksız rekabet ve marka tecavüzü olması nedeniyle iptaline ve terkinine karar verilmiştir IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2018 tarihli ve 2018/640 E., 2018/1583
K. sayılı kararıyla;
davalı adına tescilli 2014/05894 sayılı marka yönünden dava 5 yıllık hak düşürücü sürede açılmış ise de, 2001/16567 sayılı marka yönünden hak düşürücü sürede dava açılmadığı, ancak kötüniyetli tescillerde hak düşürücü sürenin uygulanmayacağı, davacı tarafın da tanınmışlık ve kötü niyet iddiasına dayanmış olduğu, davacının dayandığı 1991/002860 sayılı "FOSSIL" markası ile hükümsüzlüğü istenen davalıya ait 2001/16567 sayılı "FOSSİL" ve 2014/05894 sayılı "FOSSİL" markalarındaki işaretlerin 556 sayılı markaların Korunması hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi maddesi anlamında ayırt edilemeyecek kadar benzer olup, davacının tescilde önceliğinin bulunduğu, öte yandan markanın davacının ticaret unvanı da olduğu, davalının ilk marka başvurusunu yaptığı 2001 yılı itibariyle davacının Türkiye'de 1991 tarihli sadece 14. sınıfta "saatler" emtiası yönünden tescili bulunmaktaysa da yurtdışında deri çanta, cüzdan gibi emtialar yönünden 100'e yakın tescilleri bulunup dünyaca tanınır hale geldiği, 1996 yılında Türkiye pazarına da saat emtiası yönünden girerek Türkiye'de belli bir tanınmışlık düzeyine ulaştığı, marka seçiminde yüzlerce seçenek özgürlüğü gözetildiğinde davalının, davacı tarafından oluşturulmuş ve içinde Türkçe kullanımdaki "Fosil" sözcüğünde bulunmayan ikinci bir "s" harfi de barındıran Türkiye'de belli bir tanınmışlığa ulaşmış özgün markayı davacının tescilli önceki markasıyla da ilişkilendirilebilecek sınıflarda birebir tescil ettirmesinin davacının markasından yararlanma amacı taşıdığı ve bu nedenlerle kötü niyetli tescil olarak nitelendirilmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta sesiz kalma yoluyla hak kaybının bulunup bulunmadığının irdelenmesi gerektiği; davalının 2001/16567 tarihli ilk marka başvurusuna karşı davacının TPMK nezdinde yaptığı itirazların YİDK kararıyla reddedilmesiyle davaya konu markanın 11.03.2004 tarihinde tescil edildiği, eldeki davanın da marka tescil tarihinden itibaren 12 yıl sonra açıldığı, davacı vekili dava konusu 2001/16567 sayılı markayla ilgili olarak tescili aşamasında Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali için dava açmamışsa da sessiz kalma yoluyla hak kaybının oluşması için marka tescilinin tek başına yeterli olmayıp markanın kullanılmasının da aranacağı, bu itibarla davacı tarafından 08.07.2013 tarihinde İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/103 E. sayılı mezkur markanın kullanmama nedeniyle hükümsüzlüğü istemiyle açılan davada mahkemece de 18/2. ve alt sınıflar dışında hükümsüzlük kararı verildiği, kararın 35. sınıf yönünden eksik araştırma nedeniyle davalı yararına bozulduğu, bu davada davanın niteliği gereği ispat yükünün davalı tarafta olduğu ve davalının markayı ciddi kullandığına dair delillerini ibraz ettiği tarih itibariyle davacının markanın fiilen kullanıldığından haberdar olduğunun kabul edilmesi gerektiği, eş anlatımla kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davasının dava tarihinin 2013 olduğu dikkate alındığında bu dava sonuçlanmadan davacının eldeki davayı 2016 tarihinde yaklaşık 3-4 yıllık süre içinde açmakla sessiz kalma yoluyla hak kaybından söz edilemeyeceği, davalının 2014/05894 sayılı markasının 2001/16567 sayılı markasına dayanmakta olup 2001/16567 sayılı marka tescili kötü niyetle yapıldığından davalının her iki markasının da hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken İlk Derece Mahkemesince hükümsüzlük talebinin reddi kararının yerinde görülmediği, öte yandan mahkemenin 2014 tarihinde tescil önceliği de davacıya ait olan internet alan adının bire bir aynısının alınarak kullanımının tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle internet alan adınının iptaline dair kararın yerinde olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaların hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalı adına kayıtlı "fossil.com.tr" alan adının tahsis ve kullanımının haksız rekabet, marka tecavüzü olması nedeniyle iptaline ve terkin edilmesine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A
. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 09.12.2019 tarih, 2019/1285 E. ve 2019/8003 K. sayılı kararıyla davalı tarafın "FOSSİL" ibareli ilk markasının başvuru tarihinin 28.08.2001 olduğu, bu marka başvurusuna o tarihlerde davacı yanca, 1991 tarihli ve TPMK Mal ve Hizmet Sınıflandırma Listesine göre 14. sınıfta yer alan "saatler" emtiasında tescilli olan "FOSSIL" ibareli ve 128408 sayılı markasına dayanarak iltibas ve tanınmış marka iddiasıyla yapılan itirazın YİDK tarafından, itiraza mesnet markanın farklı sınıfta tescilli olduğu ve tanınmışlığın ispat edilemediği gerekçeleriyle reddedilmesini müteakip davalı markasının tescil ve ilan olunduğu, ancak davacı tarafından bu tarihten dava tarihi olan 27.12.2017 tarihine kadar kötü niyet ve tanınmış marka iddiasına dayalı olarak hükümsüzlük davası açılmadığı dikkate alındığında, davacı tarafın işbu davayı açmasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesine aykırılık teşkil edip etmeyeceği, mülga 556 sayılı KHK'nın 9 uncu maddesinin birinici fıkrasının (e) bende uyarınca, tescilli marka sahibinin markanın ayırt edici unsurunu alan adı olarak kullanması onun meşru ve doğal bir hakkı olup, davalının kendisine ait internet sitesinde markasını tescil olduğundan farklı kullanması halinde, sadece bu kullanımının somut olayın özelliğine göre marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmeyeceğinin tartışılması gerektiği, marka hakkının doğal sonucu olan alan adının terkinine karar verilmesinin doğru olmadığı, davacı tarafça markanın yanıltıcı olarak kullanıldığı iddiasıyla iptal davası da açılmadığına göre, sadece kötüniyet iddiasıyla açılmış olan davada, davalının dava tarihine yakın tarihlerde internet sitesinde "FOSSİL TURKEY" şeklindeki kullanımlarının ve gerçekte olmadığı halde ABD'de dükkanlarının olduğu iddialarının da 20.08.2001 tarihinde başvuru konusu yapılan davalı markasının kötü niyetle tescil ettirildiğine emare teşkil etmeyeceği, davalının 2001/16567 sayılı markasının hala 18. sınıfta bir kısım mallar ile 35. sınıftaki genel perakendecilik hizmetleri yönünden tescilli olduğu dikkate alındığında, 2014/05894 sayılı markaya konu aynı ayırt edici işaretin, aynı mal ve hizmetler yönünden tescil ettirilmesi hukuka uygun olduğu, 2014/05894 sayılı markanın tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetlerden hangilerinin müktesep hakkın kapsamında kaldığı, hangilerinin ise bu markanın başvuru tarihi itibariyle davacının tanınmış markasına yanaşma niteliğinde olduğu denetime elverişli bilirkişi raporu vasıtasıyla tespit edilip, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sadece yanaşma niteliğinde olan emtia ve hizmetler ile aynı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca risk doğuran mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerekirken tüm mal ve hizmetler yönünden markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi dahi hatalı olduğu, kabule göre de, davalı adına tescilli 2001/16567 sayılı markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden, dosyada mevcut delillere göre 20.08.2001 marka başvuru tarihi itibariyle davalının Türkiye'de yaptığı tanıtım ve reklam faaliyetleri sonucu markasının saat piyasasında tanınmış hale geldiğini ispat etmesi gerekirken, bu yöndeki somut delillerden bahsedilmeksizin, eldeki dava tarihi itibariyle mevcut olan koşullar dikkate alınarak tanınmışlık tespitinde bulunulması da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma ilamına göre hükümsüzlüğü istenen 2001/16567 marka yönünden hak düşürücü sürede dava açılmadığı, kötü niyetli tescil kanıtlanmadığı, sessiz kalma yoluyla hak kaybı söz konusu olduğu için davalı adına tescilli 2001/16567 sayılı markanın hükümsüzlük isteminin reddine karar verildiği, mülga 556 sayılı 9 uncu maddesinin birinici fıkrasının (e) bendi uyarınca uyarınca tescilli marka sahibinin markanın ayırt edici unsurunu alan adı olarak kullanması onun meşru ve doğal bir hakkı olduğundan davalının tescilli markasına dayanarak alan adı kullanmasında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, internet sitesinde haksız rekabet içeren eylemler bulunduğu ileri sürülerek haksız rekabetin tespiti ve meni talep edilebilir ise de eldeki davada dava dilekçesiyle açıkça haksız rekabetin meni ve tespiti yönünde bir talepte bulunulmayıp sadece alan adının iptalinin talep edildiği, haksız rekabetin tespiti yönünde bir talepte bulunulmadığı için haksı rekabet yönünden bir değerlendirme yapılmasına gerek bulunmayıp, davalının internet alan adını kullanması meşru bir hak kapsamında kaldığından internet alan adının iptali isteminin reddi gerektiği, hükümsüzlük istemine konu diğer 2014/05894 sayılı marka yönünden yapılan incelemede ise bilirkişi raporları alındığı, 27.12.2021 tarihli raporun Yargıtay bozma ilamına uygun, ayrıntılı ve tanınmış marka ilkelerine özgü ayrıntılı sınıf incelemesi içermesi nedeniyle bu rapora itibar edildiği, davacının markasının saat emtiası yönünden 1991 yılında tescil edildikten 23 yıl sonra davalının 2014/05894 sayılı marka tescil başvurusunda bulunduğu, bu markanın tescil başvuru tarihi itibariyle saat emtiası yönünden tanınmış marka olduğu, bozma ilamında tanınmış marka yönünden inceleme yapılması gerektiği açıkca belirtildiğinden davacı markasının dava konusu 2014/05894 sayılı marka tescil başvurusu tarihi itibariyle tanınmış kabul edildiği, bilirkişi raporunda davalıya ait müktesep hak oluşturan 2001 tarihli markanın 18/2 alt sınıfta ve 35. sınıfta genel parekendecilik sınıfında tescilli olup, bu markanın tescil edildiği tarihte 35. sınıftaki hangi hizmet yönünden tescilli olduğu açıklanmadığı için 35. sınıftaki tüm parekendecilik sınıfı yönünden tescilli kabul edilmemesinin doğru bulunduğu, bilirkişi tarafından davacının markasının saat emtiası yönünden tanınmış olduğu kabul edilerek davalının markasının tescilli olduğu 35. sınıf yönünden tanınmış markaya yanaşılan mal ve hizmetlerin belirlendiği, saat emtiasının marka tescil başvuru tarihinde sadece saatçiler tarafından satılmayıp ürün yelpazesi geniş AVM'lerde giyim, kişisel bakım, küçük ev aletleri gibi birden çok ürünle birlikte satışa sunulduğu, bu durumun tüketici nezdinde karışıklığa yol açabileceği, tanınmış markaya yanaşma niteliğinde olacağı, tanınmış marka için risk doğuracağı, davalı adına tescilli 2014/05894 sayılı markadaki 35. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2014/05894 sayılı markanın 35. sınıfta: “Tıraş, epilasyon, manikür, pedikür, güzellik amaçlı kişisel bakım için kullanılan bu sınıfa dahil alet ve cihazlar (saç düzleştirici ve kıvırıcı cihazlar, makaslar dahil). Makine, cihaz ve taşıt onarımı, inşaat, ziraat, bahçecilik ve ormancılıkla ilgili elle çalışan (motorsuz) aletler. Elektrikli-elektriksiz, buharlı ütüler. Ses ve görüntünün kaydı, nakli veya yeniden meydana getirilmesi (reprodüksiyonu) için cihazlar (veri işlem, haberleşme ve çoğaltma amaçlı cihazlar ve bilgisayar çevre donanımları dahil). İşlenmiş veya işlenmemiş deriler ve postlar, yapay deriler, köseleler, astarlık deriler. Derilerden, deri taklitlerinden veya diğer malzemelerden mamul taşıma amaçlı başka sınıflarda yer almayan eşyalar (çantalar, deri veya kösele kutular ve sandıklar, anahtarlıklar dahil). Şemsiyeler, güneş şemsiyeleri, güneş şemsiyeleri, güneşlikler, bastonlar. Kırbaçlar, koşum takımları, eyerler, üzengi ve eyer kayışları. Ahşap veya sentetik malzemeden mamul panolar, resimler, tablolar için çerçeveler, kimlik kartları, künyeler, isimlikler, etiketler. Tahta, mum, balmumu, plastik veya alçıdan mamul bu sınıfa dahil süs ve dekorasyon eşyaları. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları (vazolar dahil). Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular. Ev tekstil ürünleri; perdeler, yatak örtüleri, nevresimler, çarşaflar, yastık kılıfları, battaniyeler, yorganlar, havlular. Tekstilden bayraklar, flamalar, etiketler. Bebekler için kundak örtüleri. Danteller ve nakışlar (aplikeler), güpürler, fistolar, dar dokumalar, şeritler ve kurdeleler, ekstraforlar, fitiller, giysiler için kumaştan yapılmış hazır harfler ve rakamlar, armalar, rütbe işaretleri, vatkalar. Giysiler için düğmeler, kopçalar, halkalar, fermuarlar, ayakkabı ve kemer tokaları, perçinler, yapışkan bantlar, bağlar, toplu iğneler, iğneler, dikiş iğneleri, dikiş makinesi iğneleri, tığlar ve örgü şişleri, iğne kutuları ve iğnelikler. Yapma çiçekler, yapma meyveler. Takma saçlar ve saç aksesuarları, bigudiler. Oyunlar ve oyuncaklar, Salonda oynanan oyunlar; harici ekran ya da monitör ile bağlanıp oynanabilen oyunlar için aletler, makineler ve cihazlar (jetonla çalışanlar dahil). Hayvanlar için oyuncaklar. Çocuk bahçeleri, parklar ve oyun parkları için oyuncaklar. Jimnastik ve spor aletleri ile malzemeleri, Suni yılbaşı ağaçları ve bunlar için süsler, suni karlar, çıngıraklar, parti ve benzeri eğlenceler için malzemeler, kağıttan parti şapkaları. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, tütün içenlere mahsus malzemeler (pipolar, puro ve sigara ağızlıkları küllükler, tütün kutuları, sigara sarmak için cep aletleri, sigara kağıtları, nargileler, çakmaktaşları, çakmaklar dahil). Kibritler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri;(Belirtilen hizmetler perakende, toplan satış mağazaları, elektronik ortamlar, Katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, 2001/16567 sayılı marka yönünden hükümsüzlük isteminin reddine, davalı adına tescilli internet alan adının iptali isteminin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının açıkça kötü niyetli olduğunu, davalının marka tescilinden sonra da kötü niyetli eylemlerine devam ettiğini, Yargıtay'ın kötü niyete ilişkin değerlendirmesinin yerindelik denetimi olması nedeniyle kanuna aykırı olduğunu, davalının ilk tescil başvurusunda bulunduğu 2001 yılında müvekkiline ait "fossıl" markasının ülkemizde 10 yıldır tescilli kullanılmakta olduğunu, müvekkili şirketin 1984 yılından beri "fossıl" markasını kullanmakta olduğunu, davalının sadece müvekkiline ait markayı değil dünyaca tanınmış bir çok markayı taklit ederek kendi adına tescil ettirdiğini, davalının 2001 tescil tarihli markasına karşı açılan kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası sonucunda bu marka kapsamındaki bir kısım emtiaların hükümsüzlüğüne karar verildiği, davalının marka başvurusunda bulunmaya devam ettiğini ve müvekkili markasında yer alan logoyu dahi taklit etmeye başladığını, iltibas derecesinde markalrın benzer olduğunu, davalının internet sitesinin tasarımının müvekkiline ait internet sitesi ile birebir aynı olduğunu, sitede ABD de 4 dükkanı olduğunu ve merkezinin Avustralya olduğunun belirtildiğini, tüm bunların davalının kötü niyetini gösterdiğini, taraflar arasında süregen bir çok YİDK kararının iptali davaları olduğunu, kötü niyetli tescilde sessiz kalma yoluyla hak kaybının olamayacağını, kaldı ki müvekkilinin sessiz kalmadığını, daha öncesinde belirtildiği üzere kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası açıldığını, markanın tescil tarihinin değil davalının kullanımının sürede dikkate alınması gerektiğini, davalının markayı ciddi kullanımlarının 2012 yılında başladığını dolayısıyla süresinde dava açıldığını, müvekkili şirketin 2001 yılında hem dünyada hem Türkiye'de tanındığına dair dosyaya deliller sunulduğunu, zaten kötü niyetin varlığı halde tanınmış olup olmadığının da önem arz etmeyeceğini, 2014 yılında tescil edilen markanın ise tamamen müvekilinin tanınmışlığından yararlanmak amacıyla tescil edildiğini, davalıya ait internet sitesinin iltibas yarattığını bu nedenle iptal edilmesi gerektiğini, davalının internet sitesinin hem haksız rekabet yarattığını hem de marka hakkına tecavüz oluşturduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin kısmi kabul kararının hukuka aykırı olduğunu, davaya konu markanın 35. sınıf yönünden müvekkil adına 2001/16567 sayılı marka ile 2001 yılından bu yana tescilli olduğunu, bu şekliyle 2001 yılından bu yana müvekkil adına tescilli bulunan 35. sınıfı ihtiva eden 2014/05894 sayılı marka müracaatından 35. sınıfta yer alan mal ve hizmetlerin bir kısmının çıkarılarak kısmi olarak hükümsüzlüğüne karar verilmesinin kanuna aykırı olduğunu, dava konusu 2014/05894 numaralı markanın 18. ve 35. sınıflarda tescilli olmakla davacı adına 18. ve 35. sınıflarda herhangi bir tescil bulunmadığından davacının olmayan markasına yanaşmadan da söz edilemeyeceği, mahkemece hükümsüzlüğüne karar verilen 35. sınıftaki bir kısım emtianın 2001/16567 numaralı marka tescili kapsamında yer alan 18. sınıf mallarla bağlantılı olduğunu, davacı markasının tanınmışlığından söz edilemeyeceğini, davacı tarafın sadece 14. sınıfta yer alan “kol saatleri” bakımından sektörel tanınmışlığı kabul edilse dahi kol saatleri bakımından olan tanınmışlığın diğer mal ve hizmetlere sirayet etmediği, bu sektör dışındaki başka sektörlerde tanınmışlığının bulunmadığı,ayrıca müvekkilinin kemer emtiası yönünden yoğun kullanımı olduğunu ve önceki markasında yer alan deri ürünleri ile ilişkili olduğunu, müvekkilinin bu emtia açısından da müktesep hakkı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı adına tescilli 2001/16567 ve 2014/05894 sayılı markaların hükümsüzlüğü ve alan adının terkini istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 9 uncu maddesinin birinici fıkrasının (e) bendi.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.