5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/1911 E. , 2014/7402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/06/2012
NUMARASI : 2010/256-2012/256
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı T.M.K.’nun 1007. maddesi ve Borçlar Kanunu’nun 189 vd. maddeleri uyarınca tazmini davasının davalı Hazine yönünden reddine, davalı SS T.. Kaleriferli Evler Konut Yapı Kooperatifi yönünden ise kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davacılar ve davalı SS T.. Kaleriferli Evler Konut Yapı Kooperatifi vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davacılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 19.11.2013 günü temyiz eden davacılar ve aleyhine temyiz olunan davalı Hazine vekili Av.B.. Ç..'ın yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı SS Tekbahçeli Kaleriferli Evler Konut Yapı Kooperatifi vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacılar ve davalılardan Hazine vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dairemizin geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü. - K A R A R - Dava, tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı T.M.K.’nun 1007. maddesi ve Borçlar Kanunu’nun 189 vd. maddeleri uyarınca tazmini istemlerine ilişkindir. Mahkemece, Hazine hakkındaki davanın reddine, S.S. T...Kaloriferli Evler Konut Yapı Kooperatifi aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ile davalı kooperatif vekilince temyiz edilmiştir.
BK'nun 189/1. (yeni TBK 214/1) maddesi uyarınca, satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla, satılanın tamamı veya bir kısmı bir üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı satış işleminin resmi şekilde yapıldığının ve satış sırasında taşınmazın tapu kaydında, dava konusu bölümün iptal edilmesi gerektiği yönünde bir şerh bulunmaması halinde alıcıya karşı sorumludur. Bu nedenle Taşınmazın iptal edilen 2002m2'lik bölümünden sonra kalan 927 m2'lik kısmın bedelinin davalı SS T... Kaloriferli Evler Konut Yapı Kooperatifinden tahsili doğrudur. Ancak;
1.Aynı taşınmaza ilişkin olarak yapılan iki kadastro tespitinden 3402 sayılı Kadastro Kanununun 22. maddesi uyarınca, ikinci kadastro işleminin mahkemece iptal edilmesi üzerine, satın aldığı taşınmazının yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğradığı zararın tazmini için iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK.’nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde "Tapu sicilinin hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararlardan devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder" hükmü yer almakta olup, tapu işlemleri kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan TMK.’nun 1007. maddesi anlamında Devletin sorumlu olduğunun kabulü gerekir.
Açıklanan nedenlerle, kadastro işlemleri sırasında yapılan hata nedeniyle ikinci kadastro işleminin iptali sonucu taşınmazın yüz ölçümünün azalması nedeniyle M.. H.. aleyhinde açılan davada, iptal edilen 2002 m²’lik kısım yönünden işin esasına girilerek talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
2.Dava konusu taşınmaz arsa niteliğinde olup, arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan değer biçilmiştir.
Bu nedenle, taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgeden, benzer yüzölçümlü ve yakın tarihli satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu ile keşif yapılarak dava tarihine göre değer biçilmesi ve değerlendirme tarihi olan 2010 yılında dava konusu taşınmaz ile bilirkişi kurulunca emsal kabul edilecek taşınmazların, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerleri, ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden istenip, dava konusu taşınmazın, emsal taşınmazlara göre üstünlük oranı yönünden bilirkişi kurulu raporu da denetlenerek, sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, taşınmaza, genel deyimlerle ve piyasa rayicinden söz ederek değer biçen geçersiz bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Davacılar vekili ile davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz edenlerden alınan temyiz harçlarının istenildiğinde ödeyenlere iadesine, temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, temyiz eden davacılar yararına yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan 990,00-TL. vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, 18.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.