Esas No
E. 2020/1884
Karar No
K. 2023/1569
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2020/1884

KARAR NO: 2023/1569

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2011/557 Esas
KARAR NO: 2020/68
KARAR TARİHİ: 23/01/2020
DAVA: Tazminat
KARAR TARİHİ: 01/11/2023

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin 1998 tarihinden bu yana süt ürünleri ve gıda alım satımı konusunda faaliyet gösterdiğini, bahse konu süt ürünlerini ve gıdaları (emtia) ... Mahalle ... Cad. No:... Bayrampaşa- İstanbul adresinde bulunan ... A.Ş.’nin soğuk hava depolarında muhafaza ettiğini, müvekkili şirketin depolarda bulunan emtiayı her türlü rizikoya karşı sigortalatarak teminat altına aldığını ve ilgili primleri davalı sigorta şirketlerine ödediğini, müvekkilinin aynı davalı sigorta şirketlerinden binaları, demirbaşları, nakledilen paraları, sorumluluk sigortaları da dahil her türlü riskini sigortalattığını ve davalı sigorta şirketleri tarafından da her türlü rizikonun teminat altında olduğu şeklinde bilgilendirildiğini poliçelerde sadece riziko adresinde değil,

... A.Ş.’nin depolarında bulunan emtianın da teminata dahil olduğunun ayrıca belirtildiğini, 30.04.2008 tarihinde ... A.Ş.’nin müşterilerinden ... adlı şahsın “peynirlerinin eksik olduğunu, depodan kendisine verilemediğini” bildirmesi üzerine konunun incelendiğini ve bir kısım şirket çalışanlarının, ... A.Ş.'ye muhafaza edilmek üzere çeşitli üreticiler ve müvekkili şirket tarafından teslim edilen malları, üreticilerin ve müvekkili şirketin bilgi ve talimatı olmaksızın, anlaşma ve eylem birliği içinde oldukları 3. şahıslara piyasa rayicinin çok altında fiyatlarla satarak bedellerini zimmetlerine geçirdiklerinin saptandığını, bunun üzerine, poliçe kapsamında sayılması gereken bu olayın davalı sigorta şirketlerine ve ayrıca eylemin suç oluşturması sebebiyle de Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığına bildirildiğini, bütün bu işlem ve eylemlerin ... A.Ş. çalışanı sanık ... ’ın bilgisi ve talimatı ile gerçekleştirildiğinin belirlendiğini ve sanığın eyleminin TCK’nın 148/h maddesinde düzenlenen “...şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu iddia olunarak dava açıldığını, işbu davanın halen Bakırköy 3.Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2009/218 esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, ayrıca müvekkili şirket aleyhine işbu eylemleri gerçekleştiren bir kısım üçüncü şahıslar hakkında da halen Eyüp Cumhuriyet Başsavcılığınca 2009/18973 hazırlık nolu soruşturma yürütüldüğünü, müvekkili şirketin mevcut sigorta sözleşmeleri uyarınca sigorta teminatı kapsamında bulunan bu zararının ödenmesi talebiyle davalı sigorta şirketlerine başvurduğunu, ... Limited Şirketi tarafından düzenlenen 19.06.2009 tarih ve 2008/293 sayılı Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi, Emniyeti Suistimal Hasarı Ekspertiz Raporu’nda; hasara neden olan eylem, yargı organlarınca eylemin nitelikli dolandırıcılık olduğu belirtilmesine rağmen emniyeti suistimal olarak kabul edilmiş ve söz konusu hasarın Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı belirtilerek, “...Yapılan inceleme değerlendirme sonucunda, sigortalı firma elemanı olarak çalışan ... çalışanları ... hakkında Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlamaları ile dava açıldığı, sanık ...’ın tutuklu olarak, diğer sanıkların tutuksuz olarak yargılanmasına devam ettiği, Muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede toplamda 11.471.767,13 TL değerinde müşterilere ait malın eksik olduğu bu bedelin 8.725.776,93 TL lik kısmının (... ve ... ödenmeyen ancak borç kaydedilen bedeller dahil) müşterilere ödendiğine dair sigortalı firmanın resmi kayıtlarında işlem yapılmış olduğu görülmüş, meydana gelen olayın elde bulunan belgelerde yapılan inceleme sonucu emniyeti suiistimal teminatında olduğu kanaatine varılmış, kesin kararın ancak Mahkeme kararı sonucunda sabit olacağı anlaşılmıştır..." şeklinde açıklandığını, oysa sözkonusu hasarın, müvekkili şirketler ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” kapsamında kalan ve bu poliçe ile teminat altına alınmış olan bir hasar olduğunu, zira davalı sigorta şirketi ile akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesinin” “Kötü Niyetli Hareketler Klozu” başlıklı bölümünde “...Yangın sigortası genel şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla; Grev, lokavt, halk hareketleri klozunda belirtilen olaylarla ilgili olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füruu dışındaki herhangi bir kimsenin kötü niyetli hareketleri ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç bütün zararlar teminata ilave edilmiştir...” denilmek suretiyle şirket çalışanı şahısların kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğu açıkça belirtildiğini, olayın “kötü niyetli hareketler” klozu kapsamında olduğunu, çünkü kötüniyetli hareket olduğu kuşkusuz olan eylemler sonucu müvekkilinin dolandırıldığını, eylemi yapanların sigortalının usul ve füruu (altsoy ve üstsoyu) olmadığını, Grev, lokavt, halk hareketleri, yangın veya infilak harici bir olay gerçekleştiğini, bir zarar oluştuğunun her türlü tartışmadan vareste olduğunu, eylemlerin müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareketler olduğu tartışmasız olmakla beraber, bir an için aksi düşünülse dahi, olayda sigortacının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 11/4üncü maddesi uyarınca sorumlu tutulması gerektiğini, zira ilgili maddede “Sigorta sözleşmelerinde kapsam dahiline alınmış olan riskler haricinde, kapsam dışı bırakılmış riskler açıkça belirtilir. Belirtilmemiş olan riskler teminat kapsamında sayılır” denildiğini, gerek sözleşme içeriği, gerekse yasal mevzuat gereği müvekkili şirketin maruz kaldığı bu kötü niyetli hareketlerin kapsam dışında bırakılmamış olması sebebiyle müvekkili şirketin dolandırılmak suretiyle gördüğü zararın “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” kapsamında olduğundan davalı tarafça tazmini gerektiğini, beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2.745.990 TL tazminatın rizikonun gerçekleşme tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini vekaleten talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Poliçe üzerinde riziko adresi olarak ... Köyü, ... Faprikası Arkası Orhangazi -Bursa yazılı olduğunun görüldüğünü, dolayısıyla davacı sözü edilen poliçe ile Bursa' daki işyerinde yaşanacak Emniyeti Suistimal hasarlarını teminat altına aldırdığını, ancak dava konusu hasarın, ... Mahalle ... Cad. N:... Bayrampaşa-İstanbul adresinde bulunan dava dışı ... A.Ş.’nin deposunda meydana geldiğini, bu durumda dava dışı ... hava deposunda gerçekleşen hasarlar nedeniyle, davacının kendi işyerine münhasır olan ... nolu Para Paket Sigorta Poliçesine dayanılamayacağını, davacı ile müvekkili arasında imza altına alınan poliçeler incelendiğinde, Emniyeti Suistimal halleri neticesinde ortaya çıkan dava konusu zararların Kötü Niyetli Hareketler Klozu teminatı altında bulunmadığının görüleceğini, Yangın Sigorta Poliçesine ekli olarak verilen Kötü Niyetli Hareketler Klozu ile bilerek ve istenerek yapılan eylemlerle sigortalı emtianın bizzat kendisinde meydana getirilen fiziki zararların teminat altına alındığını, Yani Kötü Niyetli Hareketler Klozu’nun konusunu TCK’da “Mala Zarar Verme” adıyla 151 ve devamı maddelerinde düzenlenen suç teşkil eden eylemler oluşturduğunu, zira başkasının malvarlığına dahil bulunan taşınır veya taşınmaz malın herhangi bir şekilde yıkılması, tahrip edilmesi, bozulması veya kullanılamaz hale getirilmesi mala zarar verme suçunu oluşturduğunu, yoksa Kötü Niyetli Hareketler Klozun’da sigortalı mala sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce emniyeti suistimal, dolandırıcılık suretiyle yapılan hırsızlıklar ve tahribat şeklindeki rizikolar kastedilmediğini, “Kötü Niyetli Hareketler” kavramı; Mala Zarar Verme Suçundaki gibi sigortalı emtianın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi yok edilmesi bozulması ve kullanılamaz hale getirilmesini ifade ettiğini, bu bakımdan kötü niyetli hareketlerin amacının “mala zara verme” kastı olduğunu, bu klozun Yangın Sigortası Poliçesi Genel Şartlarına bağlı olarak, Yangın Poliçesine ekli bir kloz olarak verilebildiğini, Diğer taraftan sigortalı mala sigortalının hizmetinde bulunan kimselerce emniyeti suistimal dolandırıcılık suretiyle verilen zararlar ise, Hırsızlık Sigortası Poliçesine eklenebilen “Emniyeti Suistimal Klozu” ile teminat altına alınabildiğini, Emniyeti Suistimal Klozu; sigortalının nezdinde çalışan personelin işlerini görmeleri esnasında kasıt veya kötü niyetli bir hareketle sigortalının, para ve kıymetli evrakı ile para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmete geçirmek, hile dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacağı emniyeti suistimal halleri neticesinde, sigortalının uğrayacağı zararları teminat altına aldığını, sigorta poliçelerinin hepsinin, davacı ile davalı sigorta şirketi arasında sigorta sözleşmesi olarak imza altına alınmış bulunduğunu, davacının gerçek zararını ve bu gerçek zararının poliçe vade tarihleri arasında meydana gelen riziko sonucu doğduğunu ispat etmesinin gerektiğini, tazminat miktarının hesabında poliçede öngörülen müşterek sigorta ve tenzili muafiyet oranlarının dikkate alınmasının zorunlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; Müvekkili şirket nezdinde bulunan ... numaralı Yangın sigorta poliçesinin, 24.01.2008- 24.01.2009 vadeli olduğunu, anılan poliçe ile davacı tarafa bina, demirbaş, makina-tesisat, emteası için yangın, deprem eşya/muhteviyatı, sel su baskını, grev, lokavt, halk hareketleri, kötü niyetli hareketler, terör, cam kırılması ve hırsızlık rizikolarına karşı sigorta teminatı verildiğini, dava konusu zarar iddiasına ilişkin uyuşmazlığın bir dolandırıcılık veya emniyet-i suistimal suçu ile ilgili olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği gibi zararın yukarıdaki poliçe ile ilgili bulunmadığını, çünkü, anılan poliçedeki teminatların davacı tarafın (yani sigortalının) işyerindeki bina, demirbaş ve emteaları için verilmiş olup, bina, demirbaş veya emtealara 3. kişilerin vereceği kötü hareketlerin teminat altına alındığını, ... nolu Yangın poliçesi ile davacı taraf ile dava dışı ... A.Ş.’nin (ayrıca ... A.Ş. ile ...

Tic. A.Ş.’nin) demirbaş, emtea ve makineleri de teminat altına alındığını, uyuşmazlık konusu emniyet-i susitimal veya dolandırıcılık fiilleri nedeni ile davacı tarafın uğrayacağı zararların teminat altına alınmadığını, davacı taraf sigortacılık Kanun'u m.11/f.4 uyarınca teminat dışı sayılmayan her türlü rizikonun teminata dahil olduğunu belirttiğini, Hazine Müsteşarlığı anılan maddeye bir açıklık getirmek amacı ile 09.10.2007 tarihli 2007/17 sayılı Genelge’yi yayınladığını, Dolayısıyla anılan madde bu şekilde ucu açık olarak yorumlanamayacağını, Genelge’de de Sigortacılık Kanun’u m.11/f.4’ün Sigorta Konusu İçinde Kalmak Kaydıyla teminat içinde sayılacağını belirttiğini, Genelge’de verilen örnekte yangın riskine karşı teminat veren bir polçenin hırsızlık veya dolu gibi yangınla ilgili olmayan riskleri teminat dışında bırıkıldığını belirtmeye gerek olmadığı belirtildiğini, dolayısıyla davacı tarafın belirttiği gibi uyuşmazlık konusu dolandırıcılık fiilinin Yangın Poliçesinde ayrıca teminat dışı hallerden sayılmaması nedeni ile teminata dahil olduğu çıkarımına varılamayacağını, yangın poliçesi, yangın nedeni ile Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan Yangın Sigortası Genel Şartları çerçevesinde verilen başta yangın olmak üzere, sel/su baskını, hırsızlık, grev, lokavt, kötü niyetli hareketler gibi ek teminatları vermiş olup, bu poliçe ile teminat altına alınan asıl şeylerin emtialar olduğunu, dolandırıcılık gibi filler nedeni ile meydana gelen zararların yangın poliçesinin konusunu oluşturmadığını, müvekkil şirket nezideki diğer poliçe ise 24.01.2008-24.01.2009 vadeli ... numaralı emniyet-i suistimal sigortası poliçesi olduğunu, bu poliçe ile sigortalının emrinde hizmetinde çalıştırılan kişi veya kişilerin sigortalıya ait para ve kıymetli evrağın veya para ile ölçülebilen malların çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yoluyla bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyet-i suistimal halleri sonucunda sigortalının uğrayacağı zararlar teminat altına alındığını, poliçede belirtildiği üzere emniyet-i suistimal fiilinin poliçe süresi içinde ve emniyet-i susitimal yapan kimsenin işyerinde aralıksz bir şekilde çalıştığı süre içinde yapılmış olması gerektiğini, poliçenin tanzim tarihi olan 25.01.2008 tarihinden önce gerçekleşmiş olan hasarlardan müvkkili şirketin sorumluluğu bulunmadığını, poliçe çerçevesinde müvekkil şirketin sorumlu olacağı şartların gerçekleşmesi halinde ise sigorta bedelinin 80.000.-TL olduğunu, anılan poliçede ayrıca her hasarda ödenecek tazminat tutarı üzerinden %10 muafiyet uygulanması gerektiğini, 05.02.2008 tarihinde yapılan zeyilname ile davacı şirkette çalışan, ... teminat kapsamına dahil edildiğini, uyuşmazlık konusu aynı olay nedeni ile Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2009/901 E. sayılı dosyası ile de dava dışı ... A.Ş. tarafından da müvekkili şirket aleyhine dava ikame edildiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu tespit edilirken anılan davada da aynı hususların tespit edilmesi gerektiği ve her iki davanın da açılış nedeni aynı olup, iki davanın birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gerektiği için birleştirilmesini talep ettiklerini, riziko eminiyet-i suistimal suçunun işlenmiş olması olup, rizikonun gerçekleştiğini belirleyen belge kesinleşmiş mahkeme kararı olduğunu, bu nedenle kesinleşmiş bir bir mahkeme kararı olmadığı sürece müvekkili şirketin sorumluluğu netleşemeyeceğini ve temerrüde düşmüş olduğu da iddia edilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, " ... davacının iddia ettiği zararın emniyeti suistimal sonucu gerçekleşmiş bir zarar olduğu, bu zararın Kötü Niyetli Hareketler riski kapsamında olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın davalılar tarafından tanzim edilen Sınai ve Ticari Yangın Sigortası Poliçesi kapsamında talepte bulunamayacağından bu poliçeler yönünden davacı tarafın talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı zararının riziko konusu bakımından emniyeti suistimali de içeren "Emniyeti Suistimal" poliçesi kapsamına girdiği, ancak bilirkişi tarafından rizikonun gerçekleştiği tarihte ... Sigortaya ait poliçe süresinin bitmiş olduğundan sorumluluğuna gidilemeyeceği, ... sigorta yönünden ise rizikonunu poliçe dönemini kapsadığından sorumluluğuna gidileceği görüşü bildirildiği, ancak mahkememizce ... sigortaya ilişkin görüş kabul görmemiştir. Şöyle ki; somut olayda ... sayılı poliçenin koruma süresi 30.12.2007 tarihinde sona ermiş ve olayın ortaya çıkma tarihi 30.04.2008 olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu tarih tespit tarihi olup, ceza dosyasından anlaşıldığı üzere emniyeti suistimal eylemleri tespit tarihinden önce poliçe tarihini de kapsar şekilde belli periyotlarda gerçekleşmiştir. Bu açıklamalar ışığında; rizikonun gerçekleştiği tarihin davalı ... ve ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenen Emniyeti Suistimal poliçelerinin kapsamında kaldığı, uğranılan zararın her iki poliçe limitlerini aştığı, poliçelerin 80.000 TL teminat limitli olduğu ve riziko gerçekleştiğinde %10 tenzili muafiyet kaydı içerdiği, dolayısıyla bu poliçeler kapsamında davacının davalı ... Sigorta A.Ş ve ...

Sigorta A.Ş.'den ayrı ayrı 72.000 TL sigorta tazminatı alacağının bulunduğu " gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 72.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... sigortadan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; Sanıklardan ..., suç teşkil eden sahte bono ve sahte çek düzenlemek, işvereni olan ... Şirketi açısından hizmet nedeniyle emniyeti suistimal fiillerinden dolayı hapis cezası alarak uzun bir süre ceza evinde kaldığını, bu sanığın bazı filleri “nitelikli dolandırıcılık suçu”nu teşkil etmesine ve diğer sanıkların ... ile iştirak halinde birtakım usulsüzlükler içerisinde olmalarına rağmen, ceza yargılamasındaki eksik inceleme, sanıkların herhangi bir ceza almasını gerektirecek yeterli delil toplanamaması ya da toplanan delillerin takdirinde yanılgıya düşülmesi gibi nedenlerle ceza verilmemiş olması hukuk hakimini bağlamadığını, bilirkişi heyetinin, sanıkların eylemlerinin emniyeti suiistimal kapsamında değerlendirilmesi gerektiği görüşü hatalı olup, her bir eylem ceza yargılamasından bağımsız olarak değerlendirilmeli, sanıkların kötü niyetli hareketleri ile oluşan zarar dikkate alınması gerektiğini, ... ve ... şirketleri iki ayrı tüzel kişi olup, dava konusu zarara sebep olan ... şirketi çalışanlarının haksız, hukuka aykırı ve suç teşkil eden eylemlerinin müvekkil şirket ... açısından “emniyeti suistimal” olarak nitelendirilmesi ile davalıların kendi zararlarını en aza indirmek amacıyla ve iyiniyetli olmayan bir şekilde müvekkil şirketin rizikosunu “emniyeti suistimal sigorta poliçesi”nden tazmin etmeye çalışması hukuka aykırı olduğunu, haksız ve hukuka aykırı eylemde bulunarak zarara sebep olan şahıslar olan ..., Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/556 Esas sayılı dosyasında davacı olarak yer alan dava dışı müvekkil ...’ın çalışanları olup bu şahıslar, müvekkil ... şirketinin çalışanları olmadığını, Ceza yargılamasında yapılan yanlış ve hatalı değerlendirmeler ile zarara sebep olan şahıslar, müvekkil ...’ın da çalışanı gibi değerlendirilerek müvekkil ... hakkında da emniyeti suiistimal üzerinden hukuki değerlendirme yapıldığını, bu nedenle davaya konu zararın kötü niyetli hareketler klozu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücreti, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/3. Maddesine göre davacı müvekkil şirket lehine belirlenen vekalet ücretini( 17.630-TL’yi) geçemeyeceğini ancak mahkemece Avukatlık Asgari Ücreti Tarifesi hükümleri dikkate alınmaksızın hatalı olarak davalılar lehine red edilen miktar üzerinden hesaplanan 111.957,00 tl vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili yasal süresi içinde sunmuş olduğu istinaf dilekçesinde; dava konusu olayda “Emniyeti Suistimalin, her halükarda poliçenin sona erme tarihini müteakip üç ay içinde ortaya çıkmış olma” şartı, gerçekleşmediği, poliçe vadesi bittikten sonra dört ay sonra emniyeti suiistimalin ortaya çıktığı, dolayısıyla da somut olayda dava dayanağı sigorta sözleşmesinde öngörülen şartların gerçekleşmediğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını, müvekkil şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi ile ile Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçeleri kapsamında hasar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Dosya kapsamına göre; davacı ... San. ve Tic Ltd. Şti. adına düzenlenen ... A.Ş. nezdinde mevcut ... sayılı "Endüstriyel Paket Yangın Poliçesi" ile ... A.Ş. nezdinde mevcut ... sayılı "Sinai-Ticari Yangın Poliçesi" düzenlendiği, poliçe kapsamına dahil olan emtea ve makinelerin sayılan diğer şirketler yanında ... A.Ş.'ye de ait olabileceği not edildiği, dolayısıyla davaya konu olayın gerçekleştiği ... A.Ş.'de bulunan emtea ve makineler de bu poliçe ile teminat altına alındığı, davalı sigortacı ... Sigorta A.Ş. tarafından Endüstriyel Yangın Sigortası Poliçesi yanında ayrıca ... sayılı poliçe ile emniyeti suistimali de içeren 30/12/2006 başlangıç, 30/12/2007 bitiş tarihli olduğu, olay başı 80.000,00 TL teminat bedelli “Para Paket Sigortası Poliçesi ile” davalı sigortacı ... A.Ş. tarafından Sinai-Ticari Yangın Sigortası Poliçesi yanında ayrıca ... sayılı poliçe ile 24/01/2008 başlangıç, 24/01/2009 bitiş tarihli olduğu, olay başı 80.000,00 TL teminat bedelli “Emniyeti Suistimal Poliçesi” mevcut olduğu, davacının iddia ettiği hasarın, poliçe kapsamında not edilen ... A.Ş. deposunda bulunan ürünlerinin adı geçen şirket çalışanı/çalışanları tarafından üçüncü kişilere satılması sonucu gerçekleştiği, ilgili hasar konusunu teşkil eden olaylara ilişkin olarak Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2009/218 E. sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucunda ... A.Ş. çalışanı ... hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nin 155/2 maddesi gereğince cezalandırılmasına karar verildiği, verilen karar Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin 2017/11593 E. ve 2018/1130 K. Sayılı onama kararı ile kesinleştiği anlaşılmış olup istinafa konu uyuşmazlığın; zarara neden olan dava dışı gerçek kişilerin eylemlerinin emniyeti suistimal kapsamında mı yoksa Endüstriyel Paket Yangın Poliçes ile Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesinin “ Kötü niyetli hareketler klozu” kapsamında olup olmadığı ile davalı ... şirketi yönünden rizikonun teminat süresi içerisinde gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplandığı görülmüştür.Somut olayda; dava dışı ...'nun müşterilerinden ... adlı şahsın, depoya bıraktığı peynirlerin eksik olduğu, kendisine verilmediği şeklindeki 25/04/2008 tarihli beyanı üzerine ilgili şirketin inceleme başlattığı ve inceleme neticesinde bir kısmı ... şirket çalışanları ile davacı şirket çalışanları hakkında şikayette bulunulduğu, dava dışı ... şirketi ve davacı şirket ile gerçek kişilerin katılan, dava dışı gerçek kişilerin sanık olarak yer aldığı ve Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/218 Esas, 2014/149 Karar sayılı ve 16.04.2014 tarihli karar ile dolandırıcılık, hizmet nedeniyle emniyeti suistimal “ suçları nedeniyle açılan kamu davası neticesinde; " ...Müştekilerin dava konusu olayda iki şirketlerin bulunduğu, bunlardan birisi ... Tic.A.Ş olduğu, diğerinin ise ... San. Tic. A.Ş isim ve ünvanları ile faaliyet gösterdikleri, ... müşterilerin teslim ettiği malları muhafaza etmek şeklinde faaliyet gösterdiği, özellikle mahkememizdeki olayda soğuk hava deposuna teslim edilen peynirler ile ilgili problem olduğu, diğer mallar ile ilgili herhangi bir dosyaya yansıtılmış bir olay bulunmadığı, ... müşterilerin bıraktığı peynirlerin muhafaza edildiği, diğer ... adlı şirketin ise soğuk hava deposuna teslim edilen malların mal sahipleri tarafından istendiği takdirde ... adına satın aldıkları veya depoda iken başka firmalara depodaki teslim edilen malların müşterilerin muvafakata alınarak başka firmalara satıldığı ve bu şekilde aracılık da yapıldığı ancak zaman zaman bu şekilde depoya müşteriler tarafından bırakılmış malların başka müşteriye satışında malların depodan fiilen çıkmadan malları satın alan firma adına peynirlerin muhafazasına devam edildiği, müşteri teslim almak istediğinde de müşterinin ihtiyacı olan miktardaki malların depodan çıkartıldığı yine kalan malların depoda muhafaza edilmesine devam edildiği, bu şekilde soğuk hava deposu ve ... faaliyetlerini sürdürdükleri, sanık ... soğuk hava deposu sorumlusu olduğu, sanık ... sanık ... eşi olduğu, diğer sanıklardan ... esas itibari ile soğuk hava deposunda müşteri durumunda olduğu, diğer sanıkların ise ... adına ve soğuk hava deposu adına çalışan elemanlar oldukları, esasen her iki şirketinde bir aile şirketi olup ... ve ... adlı firmayı yönettiği, diğer müştekilerin de başka firmalarda görev aldıkları ancak müştekilerden birinin başka iş için ayrılması nedeniyle ... zaman zaman başka şirketlerin işlerini de takip etmek üzere ... şirketlerinin bulunduğu yerden ayrıldığı ve Soğuk Hava Deposu ile ilgili işlemleri ... yürüttüğü ayrıca depodaki malların satışında ve alınışında müşteriler arasında aracılık da yapmakta olduğu ifadelerden anlaşıldığı, Soğuk Hava Deposuna peynir bırakan ... mallarının eksik çıkması üzerine bu konunun araştırılması üzerine olayın ortaya çıktığı, ...'nun mallarının eksik olması nedeniyle şirket yöneticilerine başvurduğunda şirket yöneticilerinin bu eksik kalan malların karşılığını ... ya ödedikleri, bu durumun ... ifadesi ile açık bir şekilde ortaya çıktığı, önce tanık olarak dinlenen sonra hakkındaki iddianame ile sanık olarak yargılanan ... peynir almak için müracaat ettiği, 125.000TL civarında bir peynir almak istediği ve bu sebeple ... ile telefonda görüştükleri ve bu konuda anlaşma yapıldıktan sonra sanık ... peynirlerin karşılığı olarak 5 adet boş çeki kendisinin başka yerde olması dolayısıyla ... göndermesini sağladığı, daha sonra bu çekler yüksek miktarda yazılarak kullanıldığı, ayrıca 290.000TL bedelli ... babası ... keşideci olarak gözüktüğü çekin tam olarak ele geçtiği, diğer çekler ise imza bölümü yırtılmış olarak ele geçtiği, bu çeklerdeki yani 5 adet çekteki imza ve yazıların sanık ... eli ürünü olduğunun tespit edildiği, bu 5 adet çekten bir kısım çeklerdeki ciro imzasının ise ...'a ait olduğunun belirlendiği, polis kriminal laboratuvarı raporunun bu yönde olduğu ve ... çeklerinin bu şekilde kullanıldığı ayrıca bilirkişi raporuna göre de 125.000TL bedelli peynirlerin ... gönderilmediğinin tespitinin yapıldığı, ... arayarak ... Marketlerin depoda peynirleri olduğunu, bu peynirleri satmak istediğini söylediği ve 60 ton peynir için 328.740TL tutarında çekler göndermesini istediği, ... bu peynirleri ... ( ... Gıda ) teslim edildiği, ... de ... Marketlere verilmek üzere 7 adet çek keşide ettiği, ... peynirleri ucuz bulduğu için aldığı ve çeklerin karşılığı olarak 60 ton peyniri aldığı ancak l ... herhangi bir şekilde zararı olmadığı, ... Marketler Grubu yetkilisi ... beyanına göre de herhangi bir şekilde depoda satılmak üzere peynir bırakmadıklarını, peynirlerinin olmadığını, .. tarafından kesilmiş çeklerin arkasındaki ciro imzasının ise kendilerine ait olmadığı gibi ... Marketler olarak basılmış kaşenin de kendilerine ait olmadığını bildirdiği, ... Peynirleri adına hareket eden ... sanık ... çağrı marketlerin peynirleri olduğunu ve 310.000TL ye satılacağını bildirerek bunu alıp almayacağını söylediği, ... da talip olduğu ve bu nedenle kendisinin 310.000TL lik fatura kestiğini, peynirlerinin teslim edilmediği gibi ayrıca duruşmada da ... ait olduğu bildirilen peynirleri aldığı ancak yine evrak üzerinde 30 ton kadar peyniri evrak üzerinde yine depoda sattığı ancak kendisinin depodan aldığı malların teslim edilmediği, 328.000TL miktarında çekleri ... Marketin kaşesini taşıdığı için aldığı ancak mallarının karşılığını tam olarak almadığı, bu şekilde bu eyleminde sanık tarafından gerçekleştirildiği, tanığın bu şekilde verilen çeklerdeki ... Marketler ciro imzasının sanık ... ait olduğunun tespit edildiği polis kriminal laboratuvarının raporunun bu yönde olduğu anlaşıldığı, yine ... ait verilen bonoda ki imzanın ... ait olduğu, tanık ... da beyan ettiği gibi esas itibari ile bu senedin ... tarafından imzalanmış gibi gösterildiği ancak ... imzalamadığı, bonoda ki imzanın sanık ... ait olduğunun tespit edildiği, sanık ... her ne kadar çekleri ve bonoyu müştekilerin talimatı gereğince imzaladığını belirtmiş ise de tanık ... beyanına göre müştekilerin bu bonoların imzalanmasından haberdar olmadıkları, haberdar olduklarına dair de herhangi bir delil bulunmadığı, Tanık ...ın belirttiği üzere yine ... depoya bıraktığı 1.5 ton peynir'in kaybolduğu ve ... bunu halledeceğim diyerek oyaladığı ve kendisinin herhangi bir şekilde malının depoda satışı için herhangi bir talimatı olmadığı bu şekilde depoya teslim edilen peynirlerin özellikle ... ait peynirler, ... ait peynir ve ... ait peynirlerin tam olarak teslim edilmediği ve bu peynirlerin muhafazasından sanık ... sorumlu olduğu, bu malların nereye gittiğinin tespit edilemediği, ayrıca sanık ...'ün özellikle çağrı marketleri herhangi bir şekilde peynirleri olmadığı halde onun peynirleri varmış gibi ... ya peynir satımı yapması ve ... düzenlediği çeklerin arka yüzünde ciro ... Marketler adına sahte basılmış kaşe üzerine imza atması ve ayrıca bir çok bono da sanık ... imzalarının bulunması, ... gönderdiği çekler üzerinde sanık ... imzasının ve yazılarının bulunması gözönüne alındığında bu şekilde sanık ... ‘ün hizmet nedeniyle emniyeti suistimal suçunu işlediği ayrıca bir çok bono ve çeklerde sanığın imza atarak ve çek ve bonoyu polis kriminal laboratuvarı raporuna göre düzenleyerek sahtecilik suçunu işlediği ve sanık ... ‘ün TCK ‘nın 155/2,43,62,53 maddeleri ayrıca sahtecilik suçundan TCK ‘nın 204/1,43,62 ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, diğer sanıkların da suça iştirak ettikleri iddia edilerek dava açılmış ise de sanıkların bu suçu işleme kastı İle hareket ettiklerini gösterir delil bulunmadığı, esas itibariyle sanık ...’ün müşterilerin öteden beri güvendikleri ve ayrıca müşterilerin yanlarında aynı mahallede yetişmesi nedeniyle büyük güvenlerinin bulunması sebebiyle ... ‘ün talimatlarına göre hareket ettikleri ve suç işleme kasıtlarının olduğuna dair delil olmadığı gerekçesi ile ayrı ayrı beraatlerine, sanık .. ‘ün sahtecilik ve emniyeti suistimal suçlarından dolayı ayrı ayrı cezalandırılmasına, dolandırıcılık suçundan dolayı beraatine karar verildiği" kararın temyiz aşamasında onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.Davacı vekili, dava dilekçesinde, hasarın, Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında kötü niyetli hareketler teminatı dahilinde meydana geldiğini ileri sürmüştür. Poliçelerin özel şartlarındaki Kötü Niyetli Hareketler Kloz'unda "Yangın Sigortası Genel Şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla Grev, Lokavt, Kargaşalık, ... Hareketleri klozunda belirtilen olaylarla ilgili olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füru dışındaki her hangi bir kimsenin kötü niyetli hareketleri ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu sigortalı şeylerde meydana gelen zararlar teminata ilave edilmiştir" düzenlemesine, mahkemece hükme dayanak yapılan Para Paket Sigortası Poliçesi ile Emniyeti Suistimal Poliçesi'nin Emniyeti Suistimal Klozu'nda “ Sigortacı, sigortalının emrinde ve hizmetinde çalıştırdığı adı ve soyadı poliçede yazılı kişi veya kişilerin sigortalıya ait para ve kıymetli evrakını veya para ile ölçülebilen mallarını çalmak, zimmetine geçirmek, hile ve dolandırıcılık veya sahtekarlık yolu ile bunlara sahip olmak suretiyle yapacakları emniyeti suistimal halleri neticesinde sigortalının uğrayacağı zararı, muafiyet hükmü saklı kalmak kaydı ile poliçede belirtilen azami bedeli geçmemek üzere temin eder” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda ayrıntılı şekilde yer verilen poliçelerin bir bölümünde ( Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçelerinde ) kötü niyetli hareketler klozu düzenlenmiş ayrıca emniyeti suistimal sigortası ile birlikte para paket sigorta poliçesinde emniyeti suistimal klozuna da yer verilmiştir. Riziko tarihinde yürürlükte bulunan mülga 818 sayılı BK ‘nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinde ki maddi vakaların subutu hukuk mahkemesini bağlayacaktır. Dava dışı Soğuk Hava Deposu çalışanı ... 'ın eyleminin sahtecilik ile birlikte emniyeti suistimal olduğu subuta ermiş ise de söz konusu eylemlerin, Emniyeti Suistimal Kloz'u kapsamında değerlendirilebilmesi için eylemi gerçekleştiren ... davacı sigortalı ... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı sırada emniyeti suistimal halleri neticesinde gerçekleşmesi gerekmektedir.Her ne kadar ceza yargılamasında davacı ile dava dışı Soğuk Hava Deposu şirketinin bir aile şirketi olduğu tespit edilmiş ise de eylemi gerçekleştiren ... davacı şirket çalışanı olmadığı, dava dışı Soğuk Hava Deposu çalışanı olduğu iddia edilmiş olmakla birlikte eyleme iştirak ettikleri iddiası ile haklarında kamu davası açılan bir kısım davacı ile dava dışı Soğuk Hava Deposu çalışanları hakkında verilen beraat kararının kesinleşmiş olduğu gözetildiğinde eylemi gerçekleştiren ... 'ın davacı sigortalı ... Şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığı tespit edilmeden hasarın emniyeti suiistimal klozu kapsamında değerlendirilmesi hatalı olmuştur.O halde, mahkemece çalışan ... sahtecilik ve emniyeti suistimal eylemi neticesinde gerçekleşen zararda, ... davacı sigortalı ... şirketi'nin emrinde ve hizmetinde çalıştığının tespiti halinde hasarın emniyeti suistimal, aksi halde Sınai- Ticari Yangın Sigorta Poliçesi ve Endüstriyel Paket Yangın Sigorta Poliçesi kapsamında kötü niyetli hareketler teminatı dahilinde davacının uğradığı zarar miktarı tespit edilerek poliçelerde karşılaştırılan teminat bedeli ile sınırlı olmak üzere karşılanması gerekirken hukuki yanılgı ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davalı ... A.Ş vekili ile davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin istinaf nedenleri şimdilik incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1).a.6 maddesi gereğince dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.Davalı ... A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun şimdilik incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,2-Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2011/557 Esas, 2020/68 Karar ve 23/01/2020 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Harçlar Kanunu gereğince davacı tarafça yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5- Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurma ve karar harcının talep halinde iadesine,6-İstinaf edenlerin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-g bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/11/2023

Karar Etiketleri
KALDIRILMASINA ISTINAFHUKUK HUKUK Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 293 sayılı Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi, Emniyeti Suistimal Hasarı Ekspertiz Raporu’nda; hasara neden olan eylem, yargı organlarınca eylemin nitelikli dolandırıcılık olduğu belirtilmesine rağmen emniyeti suistimal olarak kabul edilmiş ve söz konusu hasarın Emniyeti Suistimal Sigorta Poliçesi kapsamında kaldığı belirtilerek, “...Yapılan inceleme değerlendirme sonucunda, sigortalı firma elemanı olarak çalışan ... çalışanları ... hakkında Resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma suçlamaları ile dava açıldığı, sanık ...’ın tutuklu olarak, diğer sanıkların tutuksuz olarak yargılanmasına devam ettiği, Muhasebe kayıtlarında yapılan incelemede toplamda 11.471.767,13 TL değerinde müşterilere ait malın eksik olduğu bu bedelin 8.725.776,93 TL lik kısmının (... ve ... ödenmeyen ancak borç kaydedilen bedeller dahil) müşterilere ödendiğine dair sigortalı firmanın resmi kayıtlarında işlem yapılmış olduğu görülmüş, meydana gelen olayın elde bulunan belgelerde yapılan inceleme sonucu emniyeti suiistimal teminatında olduğu kanaatine varılmış, kesin kararın ancak Mahkeme kararı sonucunda sabit olacağı anlaşılmıştır..." şeklinde açıklandığını, oysa sözkonusu hasarın, müvekkili şirketler ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesi” kapsamında kalan ve bu poliçe ile teminat altına alınmış olan bir hasar olduğunu, zira davalı sigorta şirketi ile akdedilen “Sinai ve Ticari Yangın Sigorta Poliçesinin” “Kötü Niyetli Hareketler Klozu” başlıklı bölümünde “...Yangın sigortası genel şartları hükümleri saklı kalmak kaydıyla; Grev, lokavt, halk hareketleri klozunda belirtilen olaylarla ilgili olmaksızın, sigortalı ve sigortalının usul ve füruu dışındaki herhangi bir kimsenin kötü niyetli hareketleri ile bu olayları önlemek ve etkilerini azaltmak üzere yetkili organlar tarafından yapılan müdahaleler sonucu sigortalı şeylerde doğrudan meydana gelen yangın ve infilak sonucu hariç bütün zararlar teminata ilave edilmiştir...” denilmek suretiyle şirket çalışanı şahısların kötü niyetli hareketleri sonucu meydana gelen zararın teminat kapsamında olduğu açıkça belirtildiğini, olayın “kötü niyetli hareketler” klozu kapsamında olduğunu, çünkü kötüniyetli hareket olduğu kuşkusuz olan eylemler sonucu müvekkilinin dolandırıldığını, eylemi yapanların sigortalının usul ve füruu (altsoy ve üstsoyu) olmadığını, Grev, lokavt, halk hareketleri, yangın veya infilak harici bir olay gerçekleştiğini, bir zarar oluştuğunun her türlü tartışmadan vareste olduğunu, eylemlerin müvekkili şirket aleyhine kötü niyetli hareketler olduğu tartışmasız olmakla beraber, bir an için aksi düşünülse dahi, olayda sigortacının 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu HMK md.353/1 K6100 md.6 K6100 md.353 TCK md.148 HMK md.355 HMK md.353 TCK md.155/2 K818 md.53
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.