5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/10269 E. , 2014/24339 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2012/216-2013/585
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş ise de, dosyada davetiye gideri bulunmadığından duruşma isteminin reddi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilerek, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, tapu kaydının mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın TMK'nun 1007. maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacının 1995 ve 1996 yılları arasında paydaşların tamamından toplamak suretiyle satın aldığını taşınmazın Devlet Ormanı sınırları içerisinde kalması nedeniyle, İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15.07.2004 tarihinde kesinleşen 01.06.2004 Tarih 2003/883- 2004/251 sayılı kararı ile tapu kaydının iptaline karar verilmesi üzerine, davacının 21.08.2006 tarihli dilekçe ile iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır. 4721 sayılı TMK.nun sorumluluk kenar başlığını taşıyan 1007. maddesinde "Tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan Devlet sorumludur. Devlet zararın doğmasında kusuru bulunan görevlilere rücu eder." hükmü yer almakta olup, tapu işlemleri, kadastro tespiti işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden sıralı işlemler olup, tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan da TMK.nun 1007. maddesi anlamında Devlet sorumludur. (HGK.nun 16.06.2010 gün ve 2010/4-349/318 sayılı kararı)
Hal böyle olunca; 1947 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 18.500 m² olarak özel kişiler adına tespit ve tescile tabi tutulan taşınmazın tapu kaydının, davacı satın aldıktan sonra mahkeme kararıyla iptal edilmesi nedeniyle oluşan zararın da kadastro işlemlerinden kaynaklandığı ve TMK.nun 1007. maddesi anlamında tazmini gerektiği muhakkak olup, işin esasına girilerek, davacının gerçek zararının tespiti için öncelikle taşınmazın, dava tarihi itibariyle arsa mı, yoksa arazi mi olduğu belirlenip, bu konuda taraflara delillerini ibraz etmek üzere süre verildikten sonra, mahallinde yapılacak keşif sonucunda, taşınmaz arsa vasfında ise emsal karşılaştırması yapılarak; arazi vasfında ise gelir metodu esas alınarak, dava tarihindeki değerinin tespiti için alınacak bilirkişi kurulu raporuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı ile davalı O.. M..'nden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 28.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.