5. Hukuk Dairesi
5. Hukuk Dairesi 2014/7856 E. , 2014/24426 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/12/2013
NUMARASI : 2013/15-2013/541
Taraflar arasındaki imar uygulaması nedeniyle davacı payına takdir edilen kaşılığın artırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü: - K A R A R – Dava, imar uygulaması nedeniyle davacı payına takdir edilen kaşılığın artırılması istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile Kamulaştırma Kanununun Geçici 6/12.maddesi uyarınca “24/2/1984 tarihli ve 2981 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan imar uygulamalarından doğan ve ipotekle teminat altına alınanlar da dâhil olmak üzere her türlü alacak ve bedeller, borçlu idarelerce, ipotek veya uygulama tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunda belirtilen kanuni faiz oranı uygulanmak suretiyle güncellenerek ödenir.Bu hüküm devam eden davalarda da uygulanır” hükmü getirilmiş olup, Bu değişiklik uyarınca taşınmazın uygulama tarihindeki niteliği esas alınmak suretiyle bedele dönüştürülen davacılar payının o tarihteki karşılığı tespit edilirken, uygulama tarihinden önce satışı yapılan, yakın bölgelerden ve benzer yüzölçümlü satışların emsal alınması gerekir. Bilirkişi raporlarında bu yöntem uygulanmadan taşınmazın dava tarihine göre bedelinin tespit edilip uygulama tarihine göre eskale yapılarak davacılar payına düşen bedel hesaplanmıştır.
Bu durumda, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve benzer yüzölçümlü uygulama tarihinden önce satışı yapılan serbest alım satıma ilişkin emsalleri bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre uygulama tarihi itibariyle taşınmaza değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi, Doğru görülmemiştir. Taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harçlarının Hazineye irad kaydedilmesine, 30.10.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.