Esas No
E. 2021/341
Karar No
K. 2022/215
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"

ANKARA

4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR

HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO: 2021/341
KARAR NO: 2022/215
DAVACI: ... -...
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av. ... ..
DAVALI: 2- ....
VEKİLİ: Av. ... -..
DAVA: Marka 2021-M-7588 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük
DAVA TARİHİ: 01/12/2021
KARAR TARİHİ: 12/09/2022 Yazım Tarihi: 12/10/2022

İDDİA

Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacının hakem, taraf vekili, bilirkişi ve sair sıfatlarla tahkim alanında faaliyet gösteren aktörleri çatısı altında bir araya getiren, ihtisas derneği niteliğinde sivil bir toplum kuruluşu olarak 2015 yılından beri İstanbul’da faaliyet gösterdiğini, davalı... nezdinde 2.... sayılı tescilli markaları tahtında “....” ibaresini markasal hüviyette kullandığını ve tanıttığını, davalı şirkete ait .... sayılı “...” ibareli markanın 16, 25 ve 35. Sınıflara giren bir takım mal ve hizmetler için tescil edilmesi için dosyalanan başvurunun davalı ... tarafından ilk önce m. 5/1-ç hükmü kapsamında ve davacının .... sayılı markası mesnet gösterilerek 16. Sınıftaki emtialar açısından kısmen ve re’sen reddedildiğini, geriye kalan emtialar açısından tescil edilmek üzere ilanına davacı derneğin dosyaladığı itirazların .... Dairesi Başkanlığı’nın markaları benzer görmesine rağmen farklı emtiaları kapsadıkları gerekçesiyle reddedildiğini, davacının itirazlarını tekrar etmesi üzerine bu sefer ....’nın, huzurda dava konusu edilen kararı ile, markanın 16. Sınıfa giren diğer emtialar ve 16. Sınıfa giren tüm emtiaların 35. Sınıf altında toptan/perakende satış hizmetleri açısından da kısmen reddine karar verdiğini, ancak söz konusu kararın, davacının itirazlarını kısmen reddeden yönü itibariyle haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu, zira taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduklarının .... tarafından da kabul edildiğini, dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan emtiaların da davacının tescilli markalarının kapsamına giren emtialar ile benzer olduğunu, keza davacının tescilli markalarının kapsamına giren 16. Sınıftaki emtialar ile dava konusu edilen markanın kapsamında kalmış olan perakende/toptan satış hizmetleri dışında kalan hizmetlerin benzediğini, zira bu hizmetlerin gerçekleştirilebilmesi için bu mallar ile çeşitli materyallerin hazırlanması gerektiğini, kaldı ki markalar arasındaki benzerlik çok yüksek olduğundan emtialar arasındaki düşük seviyedeki bir benzerliğin dahi karıştırılma ihtimali için yeterli olduğunu, davacının bir dernek olması dolayısıyla, tescili kapsamına girmese dahi 35. Sınıfa giren hizmetlerde markasını kullanmasının doğal olduğunu, aynı zamanda davacının “....” markasının tanınmış bir marka olduğunu ve SMK m. 6/5 hükmü gereğince tescili dışında kalan mal ve hizmetlerde de korunması gerektiğini, davacının adının kısaltması olan “.... ibaresiyle özdeşleşmiş olduğunu, dolayısıyla davacının adından gelen bu ibarenin de markasal bir değeri haiz olduğunu ve korunması gerektiğini ileri sürerek, ...nın dava konusu edilen 29.09.2021 tarihli ve ....sayılı kararının davacının aleyhine olan kısımları yönünden kısmen iptaline ve davalı adına tescili talep edilen ... sayılı markanın tescil edilmesi halinde tümden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.

SAVUNMA

Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Davalının ambalaj ve matbaacılık faaliyetleri üzerinde çalışan ve ...ya kağıttan mağaza poşetleri satan bir firma olduğunu, alanında Avrupa’ya ihracatta en büyük ilk üç şirketten biri olduğunu, davanın tarafları arasında gerek çalışma alanı, gerek hitap edilen kitle, gerekse de çalışılan coğrafya bakımından herhangi bir benzerlik bulunmadığını, bu nedenlerle somut uyuşmazlıkta karşılaştırılan markalar arasında iltibas riskinin olmadığını veya davacı markasının tanınırlığından kötü niyetli yararlanma ihtimalinin bulunmadığını, davacının davasına mesnet aldığı markalarının tanınmışlığını da ispat edemediğini, ....” ibaresinin davacı ile özdeşleştiğinden bahsedilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın .... başvuru sayılı markası ile davacı derneğin....sayılı markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, davacı tarafın SMK 6/5 maddesine göre markalarının tanınmışlığı, SMK 6/6 maddesine göre ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiasının alınan .... kararına etki edip etmeyeceği, .... kararının iptalinin (itirazın kabul edilmeyen kısımları açısından) gerekip gerekmediği; davalı markasının da hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. YİDK kararının 01/10/2021 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayıl.... 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 01/12/2021 tarihinde ve 6769 sayılı SMK 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. .... sayılı kararında; "....başwru numaralı "ista packaging" ibareli başıurunun ilanına ... tarafından yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ....karanna karşı, başvurunun .... sayılı "ısta ...", "ısta" ibareli markalara dayanılarak 6769 s. SMK'nın 6 (1), (5) ve (6) ıncı bentleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir.

Öncelikle, itiraz edilen başvurunun somut uyuşmazlık dışındaki bir başka yayına itiraz sahibinin itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanhğ'nn ... saylı karan ile "(Sınıf 35:) Büro hizmetleri , sekreterlik hizmetleri, gazete aboneliği diizenleme hizmetleri, istatistiklerin derlenmesi, büro makinelerİnin kiralanması hizmetleri, bilgisayar veri tabanlanndaki bilginin sistematik hale getirilmesi, telefon cevaplama hizırıetleri. İş yönetimi, idaresi ve bu konular ile ilgili danışmanlık, müasebe ve mali müşavirlik hizımetleri, peısonel işe yerleştirme, işe alma, personel seçimi, personel temini hizmetleri, ithalat-ihıacat acente hizrrıetleri, geçici personel görevlendirme ( başkası adına fatura yatırma, vergi yatlrma, trafik işlemleri gibi iş takibi)hizmetleri bakımından reddedilmiş olduğu ve bu karara kaşı yasal süresi içinde başvuru sahibi tarafindan itiraz edilmemiş olduğundan işbu Kurul kararı tarihi itibariyle itiraza konu başvurunun anılan hizmetler bakımından reddine yönelik kararın kesinleşmiş olduğu tespit edilmiştir.

Dolayısıyla söz konusu hizmetler bakımından esas hakkında karar vermeye yer olmadığna karar verilıniştir. Bu çerçevede, işbu itirazın başvuru kapsamında kalan mal,hizmetler bakımından incelenmesi gerekmiştir. “....Başvuru ile itiraz gerekçesi .... sayılı markaların güçlü bir benzerlik arz ettiği görülmektedir. Bunun yanında başvuru ile tescili talep edilen 16. Sınıfa giren emtialar ile bunların 35. Sınıf altında toptan/perakende satışı hizmetlerinin itiraz gerekçesi markaların tescili kapsamında bulunan mallarla doğrudan ilişkili olduğu kanaatine ulaşılmış, karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkışında mal ve hizmetler arasındaki daha az bir benzerliğin markalar arasındaki daha yüksek bir benzerlik düzeyi ile dengelenebileceği hususu dikkate alındığında başvuru ile itiraz gerekçesi markaların benzerlik düzeyinin belirtilen mallar/hizmetler açısından karıştırılma ya da ilişkilendirilme olasılığına yol açacak düzeyde olduğu ve markalar arasında iltibas olasılığının bulunduğu tespit edilmiştir. ...Sunulan bilgi ve belgelerin itiraz gerekçesi markaların Türkiye’de tanınmışlık düzeyine ulaştığı sonucuna ulaşmak için yeterli olmadığı gibi başvurunun tescile konu mallar/hizmetler bakımından tescile bağlanması durumunda itiraz gerekçesi markalara verilecek zararın ya da bu markaların ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını göstermede de yeterli olmadığı tespit edilmiştir ....Başvuru ticaret unvanı veya alan adından oluşmadığından m. 6/6 bendi kapsamında reddi gerektiği iddiası da isabetli görülmemiştir. Belirtilen nedenlerle işbu itirazın kısmen kabulü gerekmiştir.

Kısmi ret kararı sonrası başvuru kapsamında kalan mal/hizmetler arasında yer alan ‘(Sınıf 16:) Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar ile (Sınıf 35:) Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için (16. Sınıfa giren tüm emtiaların) bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)’ bakımından itirazın kısmen kabulüne oybirliği ile karar verilmiştir.” şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.", Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.

Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ;

Toplumda (....sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması amacıyla yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir.

Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir.

Bu hallerde başkasının başvuru markası dolayısıyla şayet taraf markaları aynı/benzer mal/hizmet içermiyorsa ve bu marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir.

SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, ... kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları ... 16,25,35. Sınıf 16,38,41,45. Sınıf şekil+İSTA ... ....) 16,38,41,45. Sınıf şekil+İSTA (... 16,38,41,45. Sınıf

Bilirkişi heyetinden alınan 27.06.2022 tarihli raporda ÖZETLE; "1) Karşılaştırılan markaların/işaretlerin görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğu,

2.Davalının markasının kapsamında kalmış olan emtialar ile davacının markalarının tescilli olduğu emtialar arasında ayniyet/türdeşlik/benzerlik/ilinti bulunmadığı,

3.Davalının markasının kapsamında kalmış olan emtiaların hitap ettiği tüketiclerin/alıcıların, bu emtiaları satın aldığı anda bilgi/bilinç/dikkat/özen/algı seviyesinin düşük olmadığı,

4.(1) nolu bentteki tespite rağmen, (2) ve (3) nolu bentlerdeki değerlendirmeler nedeniyle, karşılaştırılan markaların karıştırılma ihtimalinin/iltibas tehlikesinin bulunmadığı,

5.Davacının “tanınmış marka” ve “ticaret unvanı” koruması kapsamında, davalının .... sayılı markasının kapsamında kalmış olan mal ve hizmetler açısından tescilini/hükmünü engelleyemeyeceği/etkileyemeyeceği,

6.Dava konusu edilen 29.09.2021 tarihli ve.... sayılı .... Kararının, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olduğu,

7.Davacının, .... sayılı markanın hükümsüzlüğü isteminin, yukarıdaki değerlendirmeler ile uyumlu olmadığı, " şeklinde ifade edilmiştir.

Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE

Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;

Davalının ..." ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmuş ise de davalı markasının kapsamında kalan (yani çıkarılmayanlar) emtialar ile davacının itiraz mesnedi markalarının kapsamındaki emtialar benzer olmadığı gibi ilişkili ve bağlantılı mallar/hizmetler de bulunmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas/karıştırılma koşulu oluşmadığı; SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu da oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ;

Davacı tarafın "...." ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Tüm bu gerekçelerle ... kararı doğru olduğundan davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1.Davanın REDDİNE,

2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 80,70 TL maktu karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin düşümü ile bakiye 21,40 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,

3.AAÜT uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle eşit şekilde davalılara verilmesine,

4.Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının taraflara iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.12/09/2022 Katip ... Hakim ... E-İmzalıdır E-İmzalıdır

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.