Esas No
E. 2021/1394
Karar No
K. 2023/1455
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.

ANKARA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2021/1394
KARAR NO: 2023/1455

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

TARİHİ : 30/10/2020

NUMARASI : 2017/135 E. - 2020/223 K.

GEREKÇE

1.Dava, markaya tecavüzün durdurulması, kaldırılması, maddi ve manevi tazminat, itibar tazminatı ve ilan istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı taraf Türkiye'de kumaş üretim ve satış hakkına sahip olduğuna inandığı dava dışı ... A.Ş.'den dava konusu kumaşları satın aldığını savunmuş ise de, işyeri tabelasında "..." ibaresini kullandığı, yine işyerinde ele geçen kumaş etiketlerinde de davacının markalarıyla iltibasa sebebiyet verebilecek şekilde "..." ibaresini kullandığının tespit edildiği, basiretli bir tacir olarak hareket etmesi gereken davalı kumaşların orjinal olup olmadığı araştırmadığı gibi tespit edildiği şekilde markasal kullanımda bulunmaya hakkının olmadığını bilecek durumda olması nedeniyle kusurlu olduğu, SMK'nın 149. maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin maddi ve manevi tazminat isteyebileceği, bunun yanında SMK'nın 150/2. maddesi uyarınca hakka konu ürün veya hizmetlerin, tecavüz eden tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkının itibarı zarara uğrarsa, bu nedenle ayrıca tazminat istenebileceği, davacıya ait markanın piyasada oluşturduğu kalite algısı ile güven ve imajı dikkate alındığında davalı tarafından satılan ürünlerin aynı kalitede olmadığının kabulü gerekeceği gibi, ürünlerin piyasaya davacının uygun bulacağı bir tarzda sunulduğundan da söz edilemeyeceği, açıklanan nedenle itibar tazminatı talebi şartlarının da oluştuğu, öte yandan, davacı taraf maddi tazminatın SMK'nın 151/2-c maddesi hükmü kapsamında göre marka hakkının bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını istemiş ise de, davalının davacıya ait marka ile ne kadar satış yaptığının tespit edilememesi ve bu tecavüzün ne kadar sürdüğünün de belirlenememesi nedeniyle TBK'nın 50. maddesi uyarınca maddi tazminat takdir edilmesinde ve kabul ve reddedilen manevi tazminat üzerinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'nin 10. maddesi uyarınca takdir edilen vekalet ücretinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

2.Ancak, yukarıda da belirtildiği gibi mahkemece davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesine göre, uğranılan zarar miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri gözönünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler. Somut uyuşmazlıkta da, yukarıda belirtildiği gibi davacının gerçek zararının hesaplanmasına imkan verecek veri bulunmadığından anılan hüküm uyarınca ilk derece mahkemesince 3.000,00-TL maddi tazminat takdir edilmiş ise de, Dairemizce TBK'nın 50/2. maddesi uyarınca 10.000,00-TL maddi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun bulunduğu kanaatine varılmıştır.

Davacının, marka hakkının ihlali nedeniyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 149/1-ç maddesine dayalı olarak manevi tazminat talep hakkı mevcuttur. Özel durumlar göz önünde tutularak hükmedilecek manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Somut uyuşmazlıkta manevi tazminat koşullarının davacı yararına gerçekleştiği yönündeki ilk derece mahkemesi kabulünde bir isabetsizlik yok ise de mahkemece hükmedilen manevi tazminat tutarının, davalının markasal kullanımının boyutu, marka hakkı tecavüze uğrayan davacının, piyasada oluşturduğu kalite algısı, yarattığı güven ve imajda meydana gelebilecek tahribat ile tarafların ekonomik ve sosyal durumu göz önünde bulundurulduğunda somut olayın özelliklerine uygun olmadığı, daha fazla bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmış, 25.000,00-TL manevi tazminatın somut olayın özelliklerine uygun bir miktar olduğu Dairemizce takdir edilmiş ve davacının manevi tazminat talebinin bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Keza, davacının tanınmış markasının piyasada oluşturduğu kalite algısı, güven ve imaja nazaran, yukarıda açıklandığı şekilde şartları oluşup ilk derece mahkemesince takdir edilen itibar tazminatı miktarının da düşük olduğu kanaatine varılıp, Dairemizce 25.000,00-TL itibar tazminatının daha uygun olduğu takdir edilmiş, ilk derece mahkemesince kabul edilen itibar tazminatı miktarı üzerinden davacı vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamıştır.

3.Davalı vekilinin itibar tazminatı yönünden vekalet ücretine ilişkin istinaf itirazına gelince; ilk derece mahkemesince itibar tazminatı kısmen reddedildiği halde reddedilen kısım üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru olmamış, Dairemizce yukarıda belirtildiği şekilde itibar tazminatı yeniden takdir edildiğinden ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.06.2020 tarih ve 2019/5375 E.-2020/3075 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, vekalet ücreti yönünden itibar tazminatı isteminin maddi tazminat istemi içinde değerlendirilmesi gerektiğinden, Dairemizce buna uygun olarak takdir edilen miktar üzerinden taraflar yararına vekalet ücreti karar altına alınmıştır.

HMK'nın 353/1-b-2 maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiş ve her ne kadar ilk derece mahkemesince kurulan hükümde "el konulanlara karar kesinleşinceye kadar ihtiyati tedbir konulmasına" şeklinde karar verilmiş ise de, dosya kapsamında 08.05.2017 tarihinde verilmiş bir ihtiyati tedbir kararı bulunduğundan bu kararın karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;

1.Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

2.Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/10/2020 gün ve 2017/135 Esas - 2020/223 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3.Davanın KISMEN KABULÜ ile; A)Davalının davacı ...'nın tescilli markasına tecavüz teşkil eden fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına, B)Davacının maddi tazminat talebinin KABULÜ İLE, 10.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C)Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin REDDİNE,

D)Davacının itibar tazminatı talebinin kısmen kabulü 25.000,00-TL itibar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

E) Davalının işyerinde ele geçen ve el konulan ... ve ... 19.69 ... markalı her türle tabela (dış cephede bulunan işletme adı olup ... ibaresinin öne çıkarılmadığı tabelalar hariç olmak üzere), levha, afiş, ilan, kartela ve ürün ile münhasıran bu ürünleri üretmeye yarayan araç, cihaz, makina gibi vasıtalara masrafları davalı tarafa ait olmak üzere el konulmasına, 08.05.2017 tarihli ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, karar kesinleştiğinde marka hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerin üzerinden silinmesi mümkün ise ... ve ... 19.69 ... ibarelerinin silinmesine, silinerek marka tecavüzünün önlenmesi mümkün olmayanların masrafları davalı yana ait olmak üzere imhasına, F) Karar özetinin Türkiye çapında yayın yapan en yüksek tiraja sahip üç gazeteden birinde ¼ sayfa büyüklüğünde ilanına,

4.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 2.390,85‬-TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.878,53-TL'nin düşümü ile kalan 512,32-TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,

5.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan, kabul edilen maddi tazminat ve ihbar tazminatı üzerinden 25.500,00-TL, kabul edilen manevi tazminat miktarı üzerinden 25.500,00-TL ve kabul edilen maddi talepler yönünden 25.500,00-TL olmak üzere toplam 76.500,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen manevi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 25.500,00-TL ve reddedilen itibar tazminatı üzerinden hesaplanan 25.000,00-TL olmak üzere toplam 50.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 834,1‬0-TL tebligat ve posta masrafı, istinaf aşamasında yapılan 22,00-TL tebligat ve posta ücreti, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.818,2‬0-TL yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranına takdiren 2/3 kabul edilerek, 1.878,80-TL'sine 31,40-TL başvurma harcı, 1.878,53-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan 3.788,73‬-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından ilk derece yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),

10.Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 35,30-TL posta gideri, 162,10-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 197,4‬0-TL yargılama giderinin davanın kabul-red oranına göre 65,80-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,

11.Davacıdan peşin olarak alınan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

12.Davalıdan peşin olarak alınan 59,30-TL maktu, 61,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,

13.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 09/11/2023 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 09/12/2023

Başkan

...

Üye

...

Üye

...

Katip

...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog