Esas No
E. 2013/24663
Karar No
K. 2014/1033
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2013/24663 E.  ,  2014/1033 K.

"İçtihat Metni"Tebliğname No : 6 - 2013/216612

MAHKEMESİ : Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi

TARİHİ : 17/04/2013

NUMARASI : 2013/168 (E) ve 2013/94 (K)

SUÇ: Yağma

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü:

1.)Sanıkların aşamalarda özünde çelişmeyen anlatımlarına, katılanın aşamalarda olayın gelişimine ve suç vasfına dair birbiriyle çelişen beyanlarına, kolluk tutanakları ve dosya kapsamına göre; İran uyruklu sanıkların olay tarihinden önce, bir nedenle İran ülkesinden trenle Ankara'ya geldikleri, tren garında katılan ve abisi J.. E.. ile tanıştıkları, Jamshid'in; sanıklara kalacak yerleri olup olmadığını sorduğu ve evinde kalmaları karşılığında geceliği 40 TL karşılığında anlaştıkları, pasaportlarını da Jamshid isimli kişiye verdikleri, 13.02.2013 günü Jamshid'in Türkiye'de iş kurmak için İran ülkesine para getirmeye gideceğini belirtip, katılana hitaben 24.02.2013 günü sanıkları gönderirsin diyerek, sanıklara ait pasaportu da katılana verdiği, olay günü 21.02.2013 tarihine kadar sanık Mohammadreza ve diğer sanık 5,5 aylık hamile Marızeh'in 3 yaşlarındaki kızı ile birlikte bu evde kalmaya devam ettikleri, olay günü sabah 10.00 sıralarında sanık Mohammadreza'nın "kirayı ödemesi gerektiğinden" döviz bozdurmak için dışarıya çıktığı, bir süre sonra telefonunu unuttuğunu anlayıp eve geri döndüğünde, katılanın elinde bıçak olduğu halde eşinin üzerine yürüdüğünü gördüğü, bunun üzerine kavga etmeye başladıkları, sanık Mohammadreza'nın katılanı itip yaraladığı, elindeki bıçağı almak için bir eliyle katılanın bileğini kavrayıp diğer eliyle de parmaklarını tuttuğu, bu sırada katılanın tırnaklarıyla sanığın elini sıkıp yaraladığı, ancak sanığın katılanın eline diziyle vurup bıçağı yere düşürttüğü, ardından bir kısım eşyasını da alamadan evden kaçtıkları, şeklinde sanık anlatımları ile özetlenebilecek somut olay da;

Mülteci olarak Aksaray'a gitmeleri gereken sanıkların, İran vatandaşı oldukları için güvenip tek bir oda için geceliği 40 TL gibi fahiş bir miktarı kabul ederek, katılan ve abisi tarafından kullanıldığı anlaşılan evde sadece katılanla birlikte 13.02.2013-21.02.2013 tarihleri arasında, herhangi bir sorun olmaksızın kaldıktan sonra, kararlaştırılan kira bedelini ödeyemediklerinden kaynaklı bir husumet nedeniyle kavgaya tutuştukları, bu kavga sırasında sanıklar tarafından cebir ve şiddete başvurulmakla birlikte sanıkların, katılanın üzerinden ya da evinden eşya aldıklarına dair çelişkili katılan beyanlarından başka bir delilin mevcut olmadığı, aksine dosyada Türkçe bilmeyen sanıkların aşamalarda tutarlı olan savunmalarını destekler mahiyetteki bulguların olduğu, iyi derece Türkçe bilip meramını dile getirebildiği anlaşılan katılanın ise; olay saatinden 4-5 saat sonra müracaatta bulunduğu da dikkate alınıp, kollukta ve kovuşturma aşamasındaki ifadeleri irdelendiğinde, hem olayın akışı hem de suç vasfına dair birebir çelişkilerin bulunduğu gözlemlenmiştir.

Zira; 21.02.2013 günlü ilk kolluk ifadesinde katılanın; sanıkları ilk kez 9 günlüğüne Ankara'ya abisinin evine geldiğinde gördüğünü, olay günü sanıkların, boynunda asılı çantasının içinde bulunan senetlerini, Birleşmiş Milletler ile ilgili yazıları, pasaportunu, kimliğini, 2 adet yüzük, 1 adet kalın altın zincir, büyük altın, 120 TL değerinde güneş gözlüğü HTC marka cep telefonunu zorla aldıklarını beyan etmiş; 23.02.2013 günlü kolluk ek ifadesinde ise; çalınmış olarak bildirdiği eşyasından bazılarını bulduğunu, bunlardan gözlüğünü, sanıkların evde kaldıkları odadan; ziynet eşyasını ise kendi kaldığı odanın dağıtılmış ve saçılmış çamaşır dolabının altında bulunan başka bir çantası içinde bulduğunu, bunları çalmadıklarını fakat diğer malzemelerin gasp edildiğini beyan ettiği; katılanın kovuşturma aşamasında kolluk beyanının aksine sanıklarla tanışmalarını ise özetle; abisinin İran'a döneceğini, evin boş kalmaması için Tren garına gittiklerini, ordakilere İran'dan gelen var ise haber verin dediklerini, ilan (yazı) astıklarını, eve dönmek üzereyken kardeşinin telefonunun çaldığını, sanıkların aradığını ve 'biz kapıda bekliyoruz, sizin söylediğiniz ilanı duyduk ve talibiz gelin kapıya' dediklerini, kapıya gittiklerini, kardeşinin ne kadar ödeyeceklerini, kaç gün kalacaklarını sorduğunu, sanıkların da bir yada iki gece dediklerini ve geceliği 100 TL olarak anlaşıp olaya konu eve geldiklerini beyan ederek izah ettiği,

Kolluk birimlerince yapılan üst ve ev aramalarında; sanıkların kaldıkları evde herhangi bir suç unsuruna rastlanılmadığı, sanık Mohammadreza'nın üzerinde sadece kemer ile sanıklar ve çocuklarına ait pasaportların ele geçirildiği, 21.02.2013 günlü muhafaza altına alma tutanağında; sanıkların çocuklarına ait bilgisayar ile pasaport ve UNHCR çıktılarının müştekice verilip muhafaza altına alındığının anlaşıldığı, 26.02.2013 günlü yüzleştirme tutanağında özetle; yüzleştirme yapıldığında müşteki ve sanıkların birbirlerini tanıdıklarını, 21.02.2013 günü kavga ettiklerini belirtiklerinin tutanağa bağlandığının anlaşılması karşısında;

Katılanın aşamalardan birbiriyle çelişen, tutarsız istikrarlı olmayan ve sanıklar henüz yakalanmadan değiştirdiği beyanlarına itibar edilip, aşamalarda tutarlı ve istikrarlı sanıklar anlatımları yanında; yağma suçunun unsuru olan ve zorla alındığı iddia edilen bir kısım eşyanın alınmadığının anlaşılması, yağma kastında bulunan sanıkların kendi eşyasını dahi bırakıp gitmeleri, karıştırıldığı iddia edilen ve bir başka odada bulunduğu sonradan değiştirilen katılan beyanındaki çantanın içindeki eşyanın sanıklarca alınmaması, olay sonrası hareket kabiliyeti kısıtlanmadığı anlaşılan katılanın, dikmen caddesi gibi işlek bir caddede, sanıkları bir taksiye binerken görüp herhangi bir şekilde vahim nitelikteki suçu gerçekleştirenlerin yakalanması yönünde bağırmaması ya da o an bir girişimde bulunmayarak 4-5 saat sonra karakola müracaat etmesi, sanıkların eylemde bıçak kullanıp sonrasında bıçağı evde bırakacak kadar tedbirsiz davranmaları gibi açıklamaya muhtaç ve aynı zamanda şüphe uyandıran bulguların varlığının, sanıkların aleyhine değerlendirilemeyeceği düşünülmeden ve şüpheden sanık yararlanır kaidesi de gözetilmeden yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle sanıklar hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Kabule göre de; İran uyruklu sanıklara ait nüfus kaydı ya da pasaportunun onaylı bir suretinin İnterpol Daire Başkanlığı aracılığı ile getirtilip bu kimlik bilgilerine göre hüküm kurulması gerekirken pasaportlarda farklılık olduğuda tutanağa yansıtılan onaysız pasaport çıktılarına dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar M.. A.. ve M.. A.. savunmanının temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 24.01.2014 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. KARŞI OY : Dairemiz sayın Çoğunluğunca, Ankara 6. Ağır Ceza mahkemesinin sanıklar Mohammedreza ve Marizeh hakkında yağma suçundan kurduğu 17.04.2013 tarih ve 2013/168 Esas 2013/94 Karar sayılı kararının eylemin yağma suçunu oluşturmayacağı gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.

Katılanın, olay tarihinde sanıkların evden ayrılmasının hemen ardından evin yakınındaki bir çiçekçiden polise telefon açarak polise ihbar ettiği; eve gelen polisin evdeki dağınıklığı ve eşyaların durumu ile kan ve boğuşma izlerini tespit ettiği; aynı gün katılanın sevk edildiği özel 19 Mayıs hastanesi tarafından düzenlenen raporda tespit edilen bulgulardan müştekinin dövüldüğünün, kafasına vurulduğunun, boğazının sıkıldığının, ellerinin bileklerinden sıkıca bağlandığının net olarak tespit edilebildiği; yine sanık Mohammed yakalandığında aldırılan adli raporundan da bileklerinde tespit edilen çiziklerin de müşteki beyanı ile tutarlı olduğu; müştekinin evinde bulunan bıçak, eşarp ve iplerin de müştekinin beyanının doğruluğunu teyid ettiği;

Müştekinin telefonunun alınmamış olması halinde çiçekçiden telefon etmek yerine kendi telefonunu kullanması gerektiği; henüz sanıklar yakalanmadan kendiliğinden polise müracaat ederek bir kısım eşyalarını evde bulduğunu söylemesinin de beyanlarına itibar edilmesini gerektirdiği; Müştekinin hazırlık beyanları ile duruşma beyanlarının tutarlı olduğu; mevcut deliller karşısında hükmün onanması gerektiği;

Şayet müştekinin beyanlarına itibar edilmiyor ve deliller yeterli kabul edilmiyor ise beyanların doğruluğunun denetlenmesi amacıyla numarasını verdiği simkart ile bu kartta kullanılan telefonun İMEİ numarasından hareketle olay sonrasında kullanılıp kullanılmadıklarının ilgili iletişim şirketinden; zorla alındığı belirtilen pasaport ve sığınma evraklarının olaydan sonra yeniden çıkarılıp çıkarılmadığının Birleşmiş Milletler temsilciğinden ve katılanın kaldığı mülteci biriminden sorularak tespit edildikten sonra eksik inceleme nedeni ile hükmün bozulması gerekirken, yağma suçunun oluşmadığı gerekçesi ile hükmün bozulması yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum.24.01.2014

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Malvarlığı
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.