Aramaya Dön

Danıştay 2. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2021/19135
Karar No
K. 2023/2016
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/19135 E.  ,  2023/2016 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

İKİNCİ DAİRE

Esas No: 2021/19135
Karar No: 2023/2016
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): 1- … Bakanlığı

2.… Genel Müdürlüğü

VEKİLLERİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararının, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :

Dava Konusu İstem : Davacı, 4. Sınıf Emniyet Müdürü kadrosunda Diyarbakır ili, … İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yapmakta iken, kültür varlıklarını bulmak amacıyla izinsiz olarak kazı ve sondaj yaptığı iddiasıyla hakkında başlatılan soruşturma sonucunda "Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkasına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin veya dostluk nedeniyle kötüye kullanmak" fiilini işlediğinden bahisle meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle dava açmıştır.

İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : ... İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından, her ne kadar, kaçak kazı yapıldığı iddia edilen alandaki kazı faaliyetlerinin, kendilerine yapılan bir ihbar neticesinde, terör örgütü mensuplarının gizlemiş olduğu mühimmat ve uyuşturucu madde ve benzeri varlıkların olabileceği şüphesiyle yapıldığı, amirlerinin emir ve direktifleri doğrultusunda kazı faaliyetlerinin yerine getirildiği, isnat edildiği üzere altın veya benzeri değerli maden veya tarihi eser bulmak amacıyla yürütülen herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, davacının olay tarihinde … İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı, dolayısıyla terör örgütlerine ait örgütsel dokümanların elde edilmesi veya ortaya çıkarılması amacı ile yapılması muhtemel bir operasyonun kendi görev alanı ile ilgili olmadığı ve bu durumun terörle mücadele şube müdürlüğünün görev alanına giren bir iş niteliğinde olduğu, kendisine ulaşan bu yöndeki bir istihbaratı sıralı amirleri (Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü) veya ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına bildirmedikleri, konuya ilişkin ceza soruşturmasında bu hususun sorulması üzerine, operasyonun salt kendilerine mal edilmesi için bu yönde bir girişimde bulundukları şeklinde beyanlarda bulundukları, yine baskın sırasında ele geçirilen altın arama dedektörü ve diğer malzemelere yönelik olarak herhangi bir açıklamada bulunulmadığı, öte yandan, olay günü emri altında olan ... isimli personelin nöbetçi amir olarak görevli bulunduğu ve kazı yapılacak gün olarakta ...'nin nöbetçi olduğu günün özel olarak seçildiğinin yürütülen ceza soruşturmasındaki delillerden anlaşıldığı, olay yerine resmi araçla gidilerek yürütülen faaliyetin resmi bir faaliyet olarak algılanmasının sağlandığı, yine olay günü 155 Polis İhbar Hattına kaçak kazı yapıldığı yönünde gelen ihbarın, ... tarafından, haberli bir uyuşturucu operasyonu şeklinde cevaplandırdığı, kazı çalışmasının davacının bilgi ve talimatları ile yapıldığının telefon kayıtlarıyla sabit olduğu, ilçe emniyet müdürlüğündeki diğer komiserleri makam odasında toplayarak alkollü içecek tükettikleri, bütün bu hususlar ile ceza yargılamasında elde edilen deliller ve Mahkemece verilen mahkumiyet kararındaki davacıya ilişkin tespit ve değerlendirmeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının aksi yöndeki iddialarına itibar edilmediği, davacının yetki ve nüfuzunu kendisine çıkar sağlamak amacı ile kötüye kullandığı olgusunun sübuta erdiği gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin temyize konu kararıyla; Mahkeme kararının kaldırılmasını gerektirecek bir neden bulunmadığı belirtilerek, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :

Davacı tarafından; Yüksek Disiplin Kurullarında vekaleten görev yapanların kurulda görev yapabileceklerine dair bir hüküm olmadığı halde, dava konusu disiplin cezasını veren kurulun üç üyesinin vekaleten görev yaptığı, dava konusu işlemin şekil yönüyle sakat olduğu; üzerine atılı fiili işlediğine dair hukuken kabul edilebilir, her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı bir delil bulunmadığı, davalı idarece meslekten çıkarma cezası verilirken tek dayanağın, telefon konuşmalarının dinlenmesi sırasında bazı kişilerle olan telefon görüşmeleri ve mesajlar olduğu, hukukun genel ilkelerine göre, kişinin dinlenmesi ve kayda alınması sırasında elde edilen bilgi ve belgeler, somut delillerle desteklenmedikçe hukuken delil olarak kabul edilmeyeceği, bir kişinin sadece telefon konuşmalarından hareketle suç işlediğine karar verilemeyeceği hükmünün Yargıtayın çeşitli emsal kararlarında özellikle belirtildiği; bahse konu kaçak kazı olayına dair kendisinin herhangi bir suç üstü halinin olmadığı, takdir hakkının kullanımına ilişkin hükümlerin gözardı edildiği, alt ceza uygulamasına gidilmemesinin hukuka aykırı olduğu, elverişlilik, zorunluluk ve orantılılık ilkeleri ihlal edilerek işlem tesis edildiği, eylem ile yaptırım arasında adil bir denge bulunmadığı ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN CEVABI: Davalı idareler tarafından; davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, temyiz dilekçesinde ileri sürülen hususların, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği yolunda cevap verilmiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge İdare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle;

1.DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE,

2.… Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın ONANMASINA,

3.Temyiz giderlerinin istemde bulunan davacı üzerinde bırakılmasına,

4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7035 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine teminen dosyanın, kararı veren ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 12/04/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.