Esas No
E. 2013/6845
Karar No
K. 2014/1209
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/6845 E.  ,  2014/1209 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 20/12/2012

NUMARASI : 2008/271-2012/578

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı ve davalılardan S.. A.. K.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, haksız tahliye nedeni ile kiralanana kazandırılan imalat, demirbaş ve malzeme bedelinin, haksız tahliye nedeni ile zararın ve davalı elinde kalan eşyaların bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece sair isteklerin reddine, işyerine kazandırılan faydalı imalat ve eşya bedeli olarak 20.669 TL'nin davalı kiralayandan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekili ile davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalı vekilinin hüküm altına alınan faydalı ve zorunlu imalat giderlerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;

Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/06/2004 başlangıç tarihli ve sekiz yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ile kiralanan, ev ve işyeri olarak kullanılmak üzere davacıya kiralanmıştır. Sözleşmenin genel şartlar bölümü 10. maddesinde, kiracının kiralanan şeyin içinde ve dışında yaptıracağı tezyinat masraflarının kendisine ait olacağı ve mukavele müddeti bittiğinde yapılan her türlü masraf için tazminat istemeye hakkı olmamak üzere bu gayrimenkul inşaatının tamamının mal sahibinin olacağı kararlaştırılmıştır. Bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı kiracı, boş ve bakımsız olarak teslim edilen kiralanana büyük masraflar yapılarak bahçeli lokanta haline getirildiğini, kira ödemelerini geciktirince hakkında icra takibi yapıldığını, davalılara borcunu haricen ödenmesine rağmen icra dosyasına bildirilmediğini hakkında tahliye davası açılarak tahliye kararı alındığını kapısının çilingirle açılarak tahliye edildiğini, yapılan malzeme ve imalatlarla ilgili olarak Gölbaşı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/46 D.İş dosyasında tespit yaptırdığını belirterek, haksız tahliye nedeni ile kiralananın aynen teslimi, olmadığı takdirde kiralanana yapılan imalat, demirbaş ve malzeme bedeli olan 30.000 TLnin, haksız tahliye nedeni ile uğradığı zarar ve kar mahrumiyeti nedeni ile 10.000 TL nin ve davalıların elinde bulunan menkul mal ve eşyalar nedeni ile 10.000 TL olmak üzere toplam 50.000 TL nin faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar cevaplarında; davacının kira paralarını ödemediğini, açılan tahliye davası sonucunda mahkemece tahliye kararı verilerek kesinleştiğini, tahliye kararının infazı için işyerine gidildiğinde kapılarının açık ve emniyetsiz şekilde bırakıldığının görüldüğünü, davacının arandığını, bulunamaması nedeni ile davacıya ait eşyaların yediemin sıfatı ile teslim alındığını, yine icra müdürlüğü tarafından davacıya teslim edildiğini, yapılan bu imalatlardan dolayı mal sahibinin rızasının alınmadığını, vekil olan davalının yaptığı işlemlerin yasaya uygun olduğunu, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda davacı tarafından kiralanan işyerine kazandırılan ancak götürülemeyen ve yeni kiracı tarafından kullanılan imalat ve eşyaların bedeli olan 20.669 TL'nin kiraya veren davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin ve kiraya verenin vekili olan davalı M.. G.. hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir.

Dava dilekçesinde kiralananda kalan menkul eşyaların bedellerinin de tahsili istenmiş olup bu konudaki uyuşmazlığın dava tarihinde yürürlükte olup, olaya uygulanacak olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun BK'nun 61-66 maddeleri gereğince sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre çözülmesi gereklidir. Sebepsiz zenginleşmenin borç doğurmasının nedeni zarar değil, alacaklının (davacının) malvarlığında meydana gelen eksilmedir. Ancak, zenginleşmeyi oluşturan şey belirli olup, fakirleşenin mal varlığında aynen bulunmakta ise, mülkiyet hakkına dayanarak aynen talep edilebilir. Zenginleşenin mal varlığına intikal etmeyen menkul eşya nedeni ile sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamaz. Davada talep edilen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda kıymet takdir edilen bir kısım kalemlerin menkul eşya niteliğinde olduğu anlaşıldığından menkul eşya bedelleri yönünden eşyaların mülkiyeti davalıya geçmediği halde bedellerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru değildir.

Öte yandan kural olarak kiracı kiralanana yapmış olduğu faydalı ve zaruri giderler ile değer artırıcı giderlerin yapım tarihleri itibari ile değerlerini isteyebilir. Zorunlu ve faydalı masraf alacağına ilişkin uyuşmazlığın dava tarihinde yürürlükte olup, olaya uygulanacak olan 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 410 ve devamı maddelerinde düzenlenen vekaletsiz iş görme hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Mahkemece, yerinde keşif yapılarak konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan alınacak rapor ile davacı kiracı tarafından yaptırıldığı ileri sürülen, faydalı ve zorunlu olup, sökülüp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiraya veren tarafından benimsenen imalatların nelerden ibaret olduğu ayrıntılı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde tek tek tespit edilerek, bu imalatların imal tarihleri itibariyle değerleri, yıpranma durumları, sözleşmenin 10. Maddesi kapsamında kalıp kalmadıkları, faydalı, zorunlu ya da lüks imalat olup olmadıkları mümkünse keşif yapılmak suretiyle ayrıntılı olarak belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan hususlar gözetilmeksizin dosya üzerinden hazırlanan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne dair eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.

3.)Davacı vekilinin faize yönelik temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde talep edilen alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş olup, davacının faiz talebi hakkında mahkemece herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaması ve bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davalının (3) No'lu bentte açıklanan nedenle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 30/01/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.