6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/7663 E. , 2014/9569 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 09/04/2014
NUMARASI : 2014/206-2014/548
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, erken tahliye nedeniyle mahrum kalınan kira tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosya kapsamına ve bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm verilmiş bulunmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Davalının tazminat hesabında nazara alınan süreye ve hesaplanan tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
20.08.2011 tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının sözleşmeye aykırı olarak kiralananı 20.01.2012 tarihinde tahliye ettiğinden bahisle, 20.01.2012 tarihinden taşınmazın yeniden kiraya verildiği 10.07.2012 tarihine kadar, mahrum kalınan kira bedeline ilişkin açılan davada, mahkeme ilk kararında üç aylık makul süre kira parasını davacının tazminat olarak talep edebileceği kabul edilerek 15.000,00 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Dairemizin 2013/12303-14586 E-K. 05.11.2013 tarihli kararı ile “kiralananın bir aylık ihbar süresinden önce tahliye edilmesi taşınmazın daha erken kiraya verilmesi bakımından kiraya veren lehine sonuç doğurduğundan davalının erken tahliyeden kaynaklanan sorumluluğunun fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay ile sınırlı tutulması gerekir. Bu durumda mahkemece ihtarın kiraya verene hangi tarihte tebliğ edildiği tespit edilerek yukarıda açıklanan esaslar dairesinde tazminata hükmedilmesi gerekirken belirtilen hususlar nazara alınmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece dairemizin bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş olduğuna göre bozma ilamı doğrultusunda ve taleple bağlı kalınarak karar verilmesi gerekir.
Olayımızda, 20.08.2011 tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesinin 8. maddesi gereğince yapılan 23.12.2011 tarihli fesih ihbarının davacı kiralayana 26.12.2011 tarihinde tebliğ edildiği, bozma ilamından sonra dosya içerisine giren tebliğ evrakından anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı kiracı 26.12.2011 tarihinden 26.01.2012 tarihinde kadar kira bedelinden sorumludur. Davacının talebi ise kiralananın 20.01.2012 tarihinde tahliye edildiğinden bahisle bu tarihten itibaren mahrum kalınan kiraya ilişkin olup, 20.01.2012 tarihine kadar olan kira parasının ödenmediğine ilişkin bir iddiası olmadığı gibi, 20.01.2012 tarihinden öncesine yönelik kira alacağı talebi de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece kiralananın erken tahliye edildiği 20.01.2012 tarihinden sözleşme gereğince tahliye edebileceği 26.01.2012 tarihine kadar olan kira bedeline tazminat olarak hükmedilmesi gerekirken, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 32 günlük kira bedeline tazminat olarak hükmedilmesi doğru değildir.
Öte yandan kira sözleşmesi, sözleşmenin ilk yılı içerisinde feshedilerek kiralanan tahliye edilmiştir. Nitekim davacıda kira bedelinin aylık 5.000,00 TL olduğunu belirterek bu miktar üzerinden talepte bulunmuştur. Buna rağmen, mahkemece kira sözleşmesinin başlangıç tarihinde hataya düşülerek kabul edilen 32 günlük tazminat miktarının 26 günlük kısmınında kira parasını ÜFE-TÜFE ortalamasına göre arttırarak belirlenmesi de, isabetli değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.