Esas No
E. 2013/16951
Karar No
K. 2014/2847
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2013/16951 E.  ,  2014/2847 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara 1. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 29/11/2012

NUMARASI : 2012/224-2012/1679

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit ve icra takibinin iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Uyuşmazlık, kiracı tarafından açılan kira paralarının tahsili için aleyhinde başlatılan icra takibi dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı hakkında yapılan icra takibi dolayısıyla 15.300 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine, bu miktarın davalılardan istirdadına, fazlaya ilişkin istemin ve kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;

İcra takibinde ve davada dayanılan ve hükme esas alınan 01.12.2007 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kiraya veren olarak dava dışı M.G.. ile tapu paydaşı Z. G..'ın mirasçısı A. G.. ve kiracı olarak davacı şirket arasında düzenlenmiştir. Sözleşme ile zemin + iki katlı iş yeri çelik kapı imalatı ve satışı işinde kullanılması için davacı şirkete kiralanmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 8. maddesinde, kiracının kiralananı boşaltmak istediği takdirde bir ay öncesinden mal sahibine ulaşacak şekilde bildirmek zorunda olduğu kararlaştırılmıştır. Serbest irade ile konulan bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Dosyaya celp edilen tapu kaydından sözleşme konusu taşınmazın 1 /2'şar pay oranında M. G.. ve Z. G..'a ait olduğu anlaşılmaktadır. Kiralananın 1 / 2 pay maliki Z. G..'ın 21.06.2007 tarihinde ölümünden sonra mirasçıları olan davalılar tarafından davacıya kira bedellerinin 21.06.2007 tarihinden itibaren kendilerine ödenmesi ve kendileri ile yeni bir kira sözleşmesi yapılması konusunda 30.09.2010 tarihinde ihtarname keşide edilmiştir. İhtarname davacı kiracıya 04.10.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Ancak davacı tarafından bir süre sonra herhangi bir kira ödemesi yapılmadığından davalılar tarafından 23.01.2012 tarihinde Ankara 16. İcra Müdürlüğü'nün 2012 / 654 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi ile 01.10.2010- 01.01.2012 tarihleri arasındaki onaltı aylık dönemde paylarına düşen kira parasının tahsili istenmiştir. Davacı bu takibe yasal süresi içinde itiraz edemediğinden takibe konu edilen kira parası dolayısıyla borçlu olmadığının tespiti için açılan işbu menfi tespit davasında, kiralananı M. G..'dan kiraladığını, başka bir kira ilişkisi bulunmadığından kira borcu da olmadığını iddia etmiştir. Yine yargılama sırasında taşınmazın zemin katına ilişkin olarak M.G..ile akdettiği 01.03.2011 başlangıç tarihli ve iki yıl süreli, aylık 2.000 TL bedelli kira sözleşmesi sunmuştur.

Bununla birlikte ilk kira sözleşmesi ile binanın tamamının, başka bir anlatımla zemin kat ile üzerinde yer alan iki katın kiraya verildiği konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, üst katların Kasım 2010 ayında tahliye edilmesinden sonra sadece zemin kata ilişkin M. G..ile kira sözleşmesi yaptığını, davalıların bu sözleşmenin tarafı olmadığını, tahliye edilen üst katlar için de bir kira talebinde bulunamayacaklarını belirtmiş ise de, bir kira sözleşmesi ancak, tarafların akdi müştereken feshetmesi, bir yargı kararı ya da kiralananın yok olması ile sona erer. Aynı kiralanana ilişkin bir başkası ile kira sözleşmesi düzenlenmesi, ilk kira sözleşmesini ortadan kaldırmaz. İlk kira sözlemesi geçerli olarak varlığını sürdürür. Diğer yandan kiralanan usulüne uygun tahliye edilerek anahtarları teslim edilmediği sürece kiracının tasarrufunda sayılır ve kiracının kira parası ödeme yükümlülüğü devam eder. Her ne kadar yargılama sırasında yapılan keşif sonrasında düzenlenen 17.09.2012 tarihli ek bilirkişi raporunda taşınmazın üst katlarının kapılarının ve pencerelerinin bir bölümünün açık, taşınmazın toz içinde olduğu tespit edilmiş ise de, davacı sözleşmenin özel 8. maddesi gereğince bir feshi ihbarda bulunmamış, kiralananın anahtarını yöntemine uygun şekilde kiraya verenlere teslim etmemiştir. Tahliye, hukuki bir olgu olduğundan ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu konuda dinlenen tanıkların beyanları hüküm ifade etmez. Aynı şekilde taşınmazın zemin katı için kiralananın diğer paydaşı ile sonraki tarihli kira sözleşmesi düzenlenmesi kiralananın tahliye edildiği anlamına gelmez. Bu itibarla davalı kiraya veren Z. G.. mirasçılarının 01.12.2007 başlangıç tarihli kira sözleşmesinden kaynaklanan kiralananın tamamına yönelik hakları varlığını sürdürmektedir. Dolayısıyla paylarına düşen kira paralarının tahsili için icra takibi yapmalarında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Mahkemenin gerek davacı tanıklarının beyanlarına itibar ederek, gerek taşınmazın 1 / 2 pay maliki M.G.. ile zemin kata ilişkin olarak düzenlenen 01.03.2011 tarihli kira sözleşmesini nazara alarak kiralananın üst katlarının 01.03.2011 tarihi itibariyle tahliye edildiğinden hareketle davacının hakkında yapılan icra takibi dolayısıyla kısmen borçlu olmadığına karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. 01.12.2007 tarihli kira sözleşmesi akde uygun şekilde feshedilmeyip, kiralanan yöntemine uygun şekilde tahliye ve teslim edilmediğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog