Esas No
E. 2014/78
Karar No
K. 2014/1803
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2014/78 E.  ,  2014/1803 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 31/10/2013

NUMARASI : 2012/619-2013/534

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacılar vekili, dava dilekçesinde, davalıya kiralanan taşınmazda faaliyet gösteren fırının çalışması nedeniyle oluşan yüksek ısı,ses ve dumanın üst katta bulunan, taraflarınca kullanılan yazlık dairede oluşturduğu rahatsızlık ile fırının çalışması sonucu oluşan yüksek ısı nedeniyle karkas içerisindeki demirlerin erimesine ve kolonların esneyerek deprem anında veya kendiliğinden binanın çökmesine neden olabileceği gerekçesiyle davalının kiralanandan tahliyesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece fesih bildiriminin yapılmadığıve davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Türk Borçlar Kanununun 316.maddesi hükmü uyarınca kiracı kiralananı sözleşmeye uygun olarak özenle kullanmak ve kiralananın bulunduğu taşınmazda oturan kişiler ile komşulara gerekli saygıyı göstermekle yükümlüdür. Kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranması durumunda sözleşmeye aykırılık nedeniyle tahliyesine karar verilebilmesi için kiraya verenin konut ve çatılı işyeri kirasında kiracıya en az otuz gün süre vererek aykırılığın giderilmesini, aksi takdirde sözleşmeyi feshedeceğini yazılı olarak bildirmesi ve tanınan bu süre içerisinde de akde aykırılığın giderilmemiş olması gerekir. Diğer kira ilişkilerinde ise, kiraya veren, kiracıya önceden bir ihtarda bulunmaksızın, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir. Konut ve çatılı işyeri kirasında, kiracının kiralanana kasten ağır bir zarar vermesi, kiracıya verilecek sürenin yararsız olacağının anlaşılması veya kiracının bu yükümlülüğe aykırı davranışının kiraya veren veya aynı taşınmazda oturan kişiler ile komşular bakımından çekilmez olması durumlarında kiraya veren, yazılı bir bildirimle sözleşmeyi hemen feshedebilir.

Akde aykırılık nedenine dayanılarak açılan davada tahliye kararı verilebilmesi için akde aykırı davranışın önemli ve doğrudan doğruya kiralananın bizzat kullanılması ile ilgili olması gerekir. Bunun dışında sözleşme ile konulan yükümlülüklerin kiracı tarafından yerine getirilmemesi akde aykırılık nedeni ile tahliye sonucunu doğurmaz.

Olayımıza gelince;Davacıların murisi ile davalılardan A.. Ö.. arasında kurulan kira sözleşmesi ve bu kira sözleşmesi gereğince taşınmazın davalılarca fırın olarak işletildiği anlaşılmaktadır.Yargılama sırasında inşaat bilirkişisi tarafından tanzim edilen 24/09/2013 tarihli ek raporda binadaki demirlerin paslanmasının ve erimesinin betonun mukavemeti ve buna bağlı olarak ayrışmasının çıplak gözle belirlenemeyeceği, bu hususun ancak yapı araştırma ve test merkezinde laboratuvar ortamında yapılacak testler ile belirlenebileceği, dava konusu taşınmazın bulunduğu binanın eski yapı olduğu, binanın ısı ve ses yalıtımı yapılmadığı, fırının üzerine yalıtım yapıldığı, çıplak gözle bu yalıtımın niteliğinin belirlenemediği, yapılan ısı yalıtımının yeterli olmadığı, ısı izolasyonu sonucu 3°C ısı azalması olduğunun görüldüğü, bu durumun yeterli olmadığı, davaya konu fırının ve hamur makinelerinin bulunduğu yerin normal bir kat yüksekliğinde olduğunu, işyeri olarak fırının yüksekliğinin yetersiz ve az olduğu bildirilmiştir.O halde mahkemece yapılması gereken iş, gerçeğin ortaya çıkması için (HMK.281 mad.) bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde usulüne uygun numune aldırılıp konusunda uzman üniversiteler aracılığı ile dava konusu taşınmazda faaliyet gösteren kiralanan fırının binanın yapısına zarar verip vermediği iddia olunduğu gibi yıkılma tehlikesi oluşturup oluşturmadığı hususlarında Yargıtay denetimine elverişli, tarafların iddia ve itirazlarını cevaplandıran rapor alınmak,sonucuna uygun hüküm kurmaktan ibarettir. Bu hususlar üzerinde durulmadan yetersiz bilirkişi raporu ve yazılı gerekçeyle davanın reddi usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.