Esas No
E. 2013/13206
Karar No
K. 2014/4579
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/13206 E.  ,  2014/4579 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kiraz Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 12/12/2012

NUMARASI : 2012/174-2012/211

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, 6831 sayılı Orman Yasasının 17nci maddesine göre taahhüt senedine dayalı arazi tahsis bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, idari yargı görevli olduğundan dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı Orman Genel Müdürlüğü vekili, dava dilekçesinde özetle davalı İzmir İl Özel İdaresi'nin içme suyu tesisi kurabilmesi için orman sınırları içerisindeki 1601 m2 lik yerin 6183 sayılı yasanın 17/3. maddesi gereğince tahsis bedeli karşılığında kullanılmasına izin verildiğini, 28.5.2008 başlangıç tarihini 49 yıl süreli taahhüt senedinde belirlenen bedelin 2009 yılından itibaren ödenmediğini belirterek 1137,40 TL alacağın tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, 2010 yılında 6831 sayılı yasanın 17nci maddesinde yapılan değişikliğe göre , kamu yararı nedeniyle yapılacak tesislerden devletçe yapılan ve işletilenlerden bedel alınmayacağının düzenlendiğini, sözkonusu iznin köye içme suyu götürmek için alındığını, yeni düzenlemeye göre bedel ödeme yükümlülüklerinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin kamu hizmeti nedeniyle yapıldığı gözetildiğinde idari yargının görevli olduğundan bahisle dava dilekçesinin reddine karar verilmiştir.

Davalının 28.5.2008 başlangıç tarihli 49 yıl süreli taahhüt senedine göre orman sınırları içerisindeki belirtilen alanı bedeli karşılığında kullandığı anlaşılmaktadır. Buna göre taraflar arasındaki temel hukuki ilişkinin kira ilişkisi olduğunun kabulünde zorunluluk vardır. Kiraya ilişkin hükümler, umumiyet itibariyle mülga 6570 Sayılı Gayrimenkul Kiraları Kanununda ve 818 Sayılı Borçlar Kanununun 248-299. maddeleri ile,1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı TBK.nun buna denk gelen 299-378. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemeler karşısında, kiracılık ilişkisinin özel hukuk ilişkisi olduğu, buna bağlı olarak uyuşmazlıkların sözleşmeye bağlılık ilkesi gereğince çözümlenmesi gerekeceği her türlü izahtan vareste bulunmaktadır.

Öte yandan, 2577 sayılı Kanunun 2/1 maddesinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davaların idari dava olduğu tarif edilmiştir. Buradaki idari işlemin dayanağı, kamu gücünün kullanılmasından kaynaklanan, kamuya üstün hak ve yetkiler tanıyan idari sözleşmelerdir.

Somut olayımızda, az yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasındaki ilişki, kira sözleşmesinden kaynaklanan özel hukuk ilişkisidir.Bu nedenlerle, uyuşmazlığın çözümünde görevli yargı yeri idari yargı olmayıp, adli yargıdır. Dava açıldığı tarih itibarıyla HMK. 4/a maddesi gereğince sulh hukuk mahkemesi görevlidir. Mahkemece aynı yargı kolu içerisindeki sulh hukuk mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog