Esas No
E. 2013/13191
Karar No
K. 2014/4586
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2013/13191 E.  ,  2014/4586 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 09/10/2012

NUMARASI : 2012/198-2012/512

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı takibin iptali davasına dair karar, davalılar ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava, davacı kiracı tarafından açılmış, davalı-kiraya veren ve şirket temsilcisi ile diğer davalı takip alacaklısı arasındaki 100 bin Euro bedelli bononun tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin iptali istemine ilişkindir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine karar verilmiş, hüküm davalılar ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalıların temyiz itirazlarına gelince ;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin 2002 yılından beri davalı şirketin sahibi olduğu K. O. isimli işletmenin kiracısı olduğunu, davalı H.. T..'ın kayyum atanmadan önce davalı şirketin imza yetkilisi olduğunu, davalılardan A.. A.. tarafından davalı H.. T.. ve D. Turizm aleyhine kambiyo senetlerine özgü icra takibine başlanıldığını, icra dosyasında ödeme emrinin davacı şirketin işlettiği otele gönderildiğini, imza yetkisi olmayan H.. T.. tarafından elden teslim alındığını, tebliğatın usulsüz olduğunu, Fethiye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/300 Esas ve 2010/579 sayılı kararı nedeni ile davalı şirkete kayyum atandığını, bu durumu fırsat bilen davalıların bononun her zaman düzenlenebilmesini ve vade tarihi konulmasını fırsata çevirerek gerçeğe aykırı bono tanzim ederek muvazaalı icra takibine giriştiğini, bononun imza yetkisi olmayan kişi tarafından düzenlendiğini, asıl amacın otelin demirbaşlarını haczederek kiracı olarak bulunan müvekkilini otelden çıkarmak olduğunu, haksız çıkar çabasında olan davalı H.. T..'ın bu niyetini alenen beyan ettiğini, takip alacaklısı A.. A.. ile takip borçlusu D. Turizm Limited Şirketi arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, şirket yetkilisi ile alacaklının yakın arkadaş olduklarını, her ne kadar davacının iptali istenen takibin tarafı değilse de muvazaa nedeni ile zarara uğrayacak iyi niyetli kişi durumunda bulunduğunu, bu nedenle muvazaalı işlemin iptalini talep edebileceğini belirterek Marmaris 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2140 E. Sayılı takip dosyasında takibin tedbiren durdurulmasını ve takibin iptalini talep etmiştir.

Davalı Hüsnü vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının icra takibinin iptalini yada talikini isteme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın takip alacaklısı ve borçlusu arasındaki ilişkide taraf olmadığını, davanın tarafları zarara uğratma kastı ile açıldığını, dava şartı yokluğu nedeni ile talebin reddi gerektiğini, davanın açıldığı tarihte henüz icra takibinin kesinleşmemiş olduğunu, borcun ödenip ödenmeyeceğinin, davacı tarafından işletilen otelde muhafaza işlemi yapılıp yapılmayacağının belli olmaması nedeniyle hukuki yararı bulunmadığını, muvazaalı işlem nedeni ile zarar görüldüğünün söylenebilmesi için davacının bir alacağının olması gerektiğini ve muvazaalı işlemin alacağı karşılıksız bırakma kastıyla yapılmasının zorunlu olduğunu, olayda böyle bir durumun cereyan edeceğinin önceden kestirilemeyeceğini, davacının işlettiği yerde herhangi bir muhafaza işlemi yapılmadığı için davacının zarara uğradığını söylemenin imkan dahilinde olmadığını, borç ödendiğinden davanın konusuz kaldığını, bu sebeple davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Davacı ile davalı D. Turizm Ltd.Şirketi arasındaki 01.06.2002 tarihli kira sözleşmesi gereğince davacının kiracı olduğu hususu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı alacaklı Ahmet tarafından diğer davalılar aleyhine başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçlu şirkete 21.05.2012 tarihinde, diğer borçlu Hüsnüye ise 25.05.2012 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın ise 29.05.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle henüz takip kesinleşmemiştir. Davacı- kiracının kullandığı otelde haciz vs. gibi herhangi bir işlem yapılmamıştır. Bu durumda takibin bulunduğu aşama itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu düşünülemez. Mahkemece bu nedenle davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 09.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog