6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/12678 E. , 2014/4609 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 22/11/2012
NUMARASI : 2011/306-2012/534
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, depozito bedelinin iadesi, ihtarname bedelinin tahsili ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı B.. D..'ın, davalılardan T.. H..'ın mülkiyetinde bulunan daireyi Y. H.'dan vekil sıfatıyla kiraladığını, Taşınmazdaki Çeşitli eksiklikler nedeniyle davacının kira sözleşmesini feshettiğini, sözleşme sırasında depozito olarak verilen 1500 Dolar'ın davacıya iade edilmediğini, bunun üzerine davacı tarafından yapılan icra takibine davalıların itiraz ettiklerini, davacı ve ailesinin susuz bırakıldığını, hayati ehemmiyette hasta bulunan davacının dışardan zorlukla su getirdiğini, bu nedenle davalılardan 5000 TL manevi 5000 TL de maddi tazminat ödemesini istediğini, Bunun dışında 10/08/2001 tarihli ihtarnamenin 1 ve 22 sıralarında yazılı olduğu üzere davacıyı 575 TL nakti zarara uğrattıklarını belirterek 1500 ABD doları tutarı olan depozito bedelinin, 572 TL nakti zararın , 5000 TL maddi, ve 5000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili cevap dilekçesinde alacakların zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 15/11/1997 başlangıç tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık 16/12/2007 tarihinde imzalanan Ek Sözleşmede kiracıdan alındığı belirtilen 1500 USD depozito alacağın varlığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Davacının alacağı kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalıların sorumlulukları da sözleşme kapsamında değerlendirileceğinden zamanaşımı süresinin hesabında B.K.
125.md (TBK.nun 146.maddesi) hükümlerinin uygulanması gerekir. Olayda henüz on yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından işin esası incelenerek davalıların sorumluluklarının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.