Esas No
E. 2013/8563
Karar No
K. 2014/2019
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/8563 E.  ,  2014/2019 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 18. (Kadıköy 5.) Sulh Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 05/12/2012 NUMARASI : 2012/156-2012/1381 Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı-k.davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Asıl dava, kira borcunun ödenmemesi sebebiyle yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine, karşı dava ise, depozito bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01/12/2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira bedelinin aylık 1.070 TL olduğunu, davalının 2009 yılı Ağustos ve Eylül ayı kiralarını ödemediğini, bu nedenle muaccel hale gelen Ekim ve Kasım ayı kira bedelleri toplamı 4.280 TL alacağın tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının borca itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili ise, müvekkilinin 2009 yılı Ağustos ayı kira bedelini ödediğini, taşınmazı Ağustos ayı içinde tahliye ederek kiralananın anahtarını teslim ettiğini belirterek davanın reddine, karşı dava olarak 1.000 USD depozito bedelinin taşınmaz tahliye edildiği halde iade edilmediğinden davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

1.Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2. Maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53. maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.

Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 2. maddesinde herhangi bir aya ait kira bedelinin ödenmesinde temerrüde düşüldüğü takdirde diğer aylara ait kira bedellerinin tahsiline ilişkin muacceliyet koşuluna yer verildiği görülmekte olup, yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.

Davalı borçlu hakkında başlatılan icra takibinde ödenmeyen 2009 yılı Ağustos ve Eylül ayları kirası ile muacceliyet koşulu uyarınca Ekim ve Kasım aylar kirasının da tahsili istenildiğine göre değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağı üzerinden yapılması gerekmektedir. Ayrıca davalı, 2009 yılı Ağustos ayı kira bedelini ödediğini ve taşınmazı Ağustos ayında tahliye ederek kiralayana teslim ettiğini savunmuş ise de, davalı bu savunmasını yasaya uygun olarak yazılı delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki, davalı cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmış olduğundan, Mahkemece ödeme iddiası ve anahtar teslimi konusunda davalı tarafa davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.

2.Karşı davaya yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı- karşı davalının 1.000 USD depozito bedelinin tahsili istemi ile açmış olduğu davanın 18/09/2012 tarihli celsede işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de karşı dava hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 24.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.