6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/12877 E. , 2014/7645 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/01/2013
NUMARASI : 2002/19-2013/29
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalılardan H.. Ö.. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, dilekçesi ile dava konusu tuğla fabrikasını 01.01.1995 ve 19.01.1995 başlangıç tarihli 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalılara kiraladığını ve davalıların sözleşmeye uygun olarak taşınmazı teslim etmediklerini belirterek, sözleşmeye ekli 27 kalemden oluşan demirbaş listesindeki malzemelerin bir kısmının davalılar tarafından götürüldüğünden, bir kısmının hasarlı olduğunundan bedelleri 67.950 TL, yatırım çizelgesine göre eksik olan yatırımlar ve malzemeler bedeli 28.600 TL ve yol kenarında bulunan çelik kurutma sayasının bedeli 4.972 TL olmak üzere toplam 101.522 TL. nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Eldeki dava ile birleştirilen 2002/26 esas sayılı davada da, davalılardan H.. Ö.. vekili; müvekkilinin fabrikaya yaptığı faydalı masraflar ve ödedikleri 193.091,75 (eski) TL elektrik borcu nedeniyle toplam 14.000 TL'nin karar verilmesini istemiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile 5.840 TL davalılardan tahsiline, birleşen davada davacının talep edebileceği faydalı ve zaruri masraflar toplamı 18.045 TL olmakla birlikte taleple bağlı kalınarak 14.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı (birleşen dosya davalısı) ve davalılardan H.. Ö.. (birleşen dosya davalısı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce verilecek her türlü kararların gerekçeli olması gerekir. Mülga 1086 Sayılı H.U.M.K.`nun 388/1-3. maddesi, gerekse 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesi gereğince de tüm mahkeme kararlarının gerekçe taşıması gerekmektedir.
Olayımıza gelince; Taraflar arasında 01.01.1995 ve 19.01.1995 başlangıç tarihli kiralama sözleşmesi olduğu ve bu sözleşmelerin eki olarak düzenlenen senede göre 27 adet demirbaşın davalılara teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili tarafından bu demirbaşların kira sözleşmesi sonunda bir kısmının kendilerine teslim edilmediği bir kısmının ise bozuk teslim edildiği savunularak bedelleri olan 67.950 TL’nin tahsili talep edilmiş olmasına rağmen, mahkeme gerekçesinde “sözleşmede demirbaş listesinde hangi malların bulunduğu 27 madde halinde sayıldığı ve taraflarca imza edildiği, davalıların kira süresinin bitiminde sözleşme gereğince kiralananı davacıya teslim etmedikleri ancak davacının da teslim alma konusunda kusurunun bulunduğu anlaşılmıştır.” denilmesine rağmen davacının ve davalıların kusurlarının sonuçları yönünden herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı gibi, hüküm kısmında da açıklayıcı bir ifade bulunmamaktadır. Yukarıdaki açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler uyarınca, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin yazılı şekilde reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.