6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2013/15525 E. , 2014/7486 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 30/05/2013
NUMARASI : 2011/192-2013/217
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığı görüldüğünden duruşma isteminin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava kiracı tarafından kiralanana yapılan faydalı ve zorunlu masraf bedellerinin tahsili istemine ilişkindir mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait kiralanan taşınmaza iyileştirmeler yaptıktan sonra kiralananı tahliye ettiğini, yapılan tüm iyileştirmelerle birlikte taşınmazı davalıya teslim ettiğini, yapılan masrafların davalının onayı ile yapıldığını, taşınmazın değerini artırdığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydı ile taşınmaza yapılan masraflardan kaynaklanan 16750 TL alacağın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ise davacının meskende 15.10.2005-29.07.2011 tarihleri arasında kiracı olarak kaldığını, taşınmazın hiçbir eksiğinin bulunmadığını sağlıklı bir şekilde ikamete uygun olduğunu, zorunlu tadilata ihtiyaç olmadığını taşınmaza keyfi lüks ve fuzuli tadilat ve değişiklikler yapıldığını, örülmek suretiyle iptal edilen balkon kapısının kat mülkiyeti kanununa aykırılık teşkil ettiğini, yapılan bu tadilat ve değişikliklere hiçbir şekilde izin ve muvafakat vermediğini ve benimsemediğini, davacının bu taşınmazda altı yıl boyunca kiracı olarak kaldığını, yapılan tadilatları eskittiğini, belirterek açılan davanın reddine, karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne, 16.750 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmamaktadır. Dosya arasında bulunan Nazilli Sulh Hukuk Mahkemesinin 21/12/2009 tarih ve 2008/36 Esas 2009/1749 Karar sayılı ilamında kira ilişkisinin başlangıç tarihi olarak 15/10/2005 tarihi esas alınmak suretiyle 15/10/2007 tarihi itibarıyla kira bedelinin aylık 175 TL olarak tespitine karar verilmiş, mahkemece verilen karar Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 21/06/2010 tarih ve 2010/6313 Esas 20910/11085 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.
Kiracı, kiralanana yaptığı faydalı ve zorunlu masraf bedellerini yapıldığı tarih itibariyle, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 527. maddesi ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun, 414. maddesi ) kapsamında vekaletsiz iş görme hükümlerine göre davalı kiralayandan isteyebilir. Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, davacı tarafından yapılan masrafların keyfi ve lüks imalatlara ilişkin olmadığı kiralananın değerini artıran faydalı imalatlar olduğu belirtilmesine rağmen yapılan imalatların değerleri, davacının daha önce kiralananda yaptırdığı delil tespiti tarihi olan 07/06/2007 tarihi itibarıyla belirlenmiş olup yapılan imalat bedellerinden, dava konusu dairede hor kullanma nedeni ile aşırı bir yıpranma görülmediği belirtilerek yıpranma payının da düşülmediği anlaşılmaktadır. Öte yandan yapılan imalatların imar kanununa, kat mülkiyeti kanununa aykırılık oluşturup oluşturmadığı hususunda da bir değerlendirme yapılmamıştır. Açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda mahkemece yapılacak iş; konusunda uzman bilirkişiler aracılığı ile hüküm kurmaya elverişli ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınıp, davacı kiracı tarafından yapılan masraflardan sökülüp götürülmesi mümkün olmayan ve davalı kiralayan tarafından benimsenen imalatların nelerden ibaret olduğu ayrıntılı ve tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilerek, bu imalatların imal tarihleri itibarıyla değerleri, eskime ve yıpranma durumları, faydalı, zorunlu ya da lüks imalat olup olmadıklarının ayrı ayrı belirlenmesi, yapılan değişikliklerin taşınmazın projesine, kat mülkiyeti kanununa aykırılık oluşturup oluşturmadığı, imara aykırı bir tadilat bulunup bulunmadığı değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.