Esas No
E. 2013/15433
Karar No
K. 2014/8967
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2013/15433 E.  ,  2014/8967 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 14/01/2013

NUMARASI : 2012/662-2013/45

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının müvekkiline ait taşınmazda 01/06/2008 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, 2010 yılı kirasının %18 KDV dahil 15.618,48-TL kira ve 4.690,50-TL ortak gider olmak üzere toplam 20.308,98-TL olduğunu, kira bedelinin emsal kiralara göre düşük kaldığını belirterek 2011 yılı kirasının aylık 17.180,80-TL ye çıkarılmasını, yakıt ve yönetim gideri 4.690,50-TL ilavesiyle toplam 21.871,30-TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ise 2009-2010 dönemi kira bedelinin tespiti için Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/528 Esas, 2010/1992 Karar sayılı kesinleşmiş kararı olduğunu, aylık kira bedelinin brüt 11.900-TL, yakıt ve yönetim gideri 4.612,62-TL olarak belirlendiğini, 2010-2011 dönemi kirasının ise ÜFE oranında zam yapılarak ödendiğini, davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda aylık kira parasına ÜFE uygulaması sonucu davalının yatırdığı miktarın davacının talep ettiği miktarın üzerinde olması nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Taraflar arasında kira parasının miktarına ilişkin uyuşmazlık bulunduğundan mahkemeye müracaat edildiğine ve kira parasının dava yolu ile tespiti istendiğine göre davalı taraf artırılması istenen veya karar verilebilecek miktarı ödese dahi dava reddedilmeyip bu miktar hüküm altına alınarak bir tespit kararı verilmelidir. Bu husus davalının tespit edilecek miktarı kabul ederek ödeme yapması, dava açılmasına sebep olup olmaması ve yargılama giderlerinden sorumluluğu yönünden önemlidir. Açıklanan bu nedenle davalının ödediği kira parasının davacının talep ettiği miktarın üzerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verimesi isabetsiz olmuştur.

HMK'nun 305. maddelerinde düzenlenen tavzih, bir hükmün belirsiz olması ya da birbiri ile çelişkili fıkralar içermesi halinde hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan bir yoldur. Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. Hakim hükmünü verdikten sonra o davadan elini çektiğinden, hüküm temyiz edilip, bozulmadıkça o davaya yeniden bakamayacağından hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, ilamda davalı yararına verilen vekalet ücretinin artırılması suretiyle hükmün değiştirilmesi de usul ve yasaya aykırıdır. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 03.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu K6100 md.3 HMK md.305
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.