Esas No
E. 2013/11903
Karar No
K. 2014/5011
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2013/11903 E.  ,  2014/5011 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 23/05/2013

NUMARASI : 2012/48-2013/507

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde duruşmalı olarak temyiz edilmiş, ancak Yargıtay duruşması için tebligat giderlerinin bulunmaması nedeni ile duruşmaya tabi olmadığından duruşma isteğinin reddine karar verildikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Dava,davacı kiracı tarafından davalı kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece,davanın kısmen kabulüne, Büyükçekmece 1. İcra Müdürlüğünün 2011/7034 Esas sayılı takip dosyasında davacı tarafın 16.675 TL borçlu olduğunun, 25.805 TL asıl alacak ve faiz alacaklarından dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi üzerine hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıda yazılı bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davacı vekilinin hükmedilen kira miktarının gerekçeyle çeliştiğine ilişkin temyiz itirazlarına gelince:

Davacı vekili,dava dilekçesinde, taraflar arasında 16.08.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiğini,sözleşmenin bitiş tarihinin 16.08.2011 olup davacının kira sözleşmesini yenilemeyeceğine ilişkin 15 gün önceden ihtar gönderip taşınmazı 15.08.2011 tarihinde boşalttığını, bu hususta davalıya ihtarlar gönderildiğini ancak tebliğ edilemediğini bu nedenle anahtarın Büyükçekmece 7. Noterliğinin 15.08.2011 tarih ve 33940 yevmiye sayılı emanet tutanağı ile noterliğe teslim edildiğini ancak, davalının davacı hakkında 16.08.2011-16.07.2012 tarihleri arasındaki 12 aylık kira parasının tahsili amacıyla Büyükçekmece 1.icra müdürlüğünün 2011/17304 esas sayılı dosyasında takip başlattığını,davacının taşınmazı 15.08.2011 de tahliye etmesi nedeniyle kira borcu bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir..

Davalı vekili,cevap dilekçesinde,16.8.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin 7/c maddesinde kiracının kira süresi sona ermeden taşınmazı tahliye etmek istediğinde 2 ay önceden mal sahibine bildirimde bulunacağının kararlaştırıldığını,ancak davacının davalıya 2 ay önceden bildirimde bulunmadığı için akdin yenilendiğini,davacının dönem sonuna kadarki kiradan sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece,davacı tarafça her ne kadar taşınmazın tahliye edildiği ve anahtarın teslim edildiği tarih yazılı belge ile ispatlanamamış ise de 11.10.2011 tarihinde yapılan delil tespiti ile fiilen taşınmazın davalı tarafa geçtiği, bu tarihin tahliye tarihi olarak kabulünün gerektiği,kiralananın bu tarihten sonra iki aylık süre zarfında kiraya verilebileceği gerekçesiyle davacının 16.675 TL kira parasından sorumlu olduğu kabul edilerek davacı kiracının 16.675 TL borçlu olduğunun tespitine,fazlaya ilişkin miktar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.

Somut olayda,davacı kiracı taşınmazı daha önce tahliye ettiğini ve anahtar teslimini yazılı belge ile kanıtlayamamıştır. Zira anahtarın notere tevdine ilişkin ihtar davalı tarafa tebliğ edilememiştir. Ancak davalı tarafça kiralananda 11.10.2011 tarihinde yapılan delil tespiti ile kiralananın fiili hakimiyeti davalı tarafa geçtiğinden tahliye tarihinin 11.10.2011 tarihi olarak kabulünde bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinin hususi şartlar bölümünün 7/c.maddesinde “...kiracının kiralananı kira süresi sona ermeden önce tahliye etmek istediğinde en az 2 ay önceden mülk sahibine yazılı olarak bildirimde bulunacağı...” kararlaştırılmıştır. Bu düzenleme geçerlidir ve tarafları bağlar. Taşınmaz kira süresi dolmadan erken tahliye edildiğine göre kiracı kural olarak dönem sonuna kadarki kiralardan sorumludur. Buna karşın kiralayanın da, kendi üzerine düşen görevi yapması, kiralananın yeniden kiraya verilebilmesi için gayret göstermesi, böylece zararın artmasını önlemesi, dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 98. maddesinin yollaması ile aynı kanunun 44. maddesi hükmü gereğidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden itibaren kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Ancak kira sözleşmesinin 7/c maddesinde taraflar iki aylık feshi ihbar süresi getirerek bu süreyi iki ay olarak kararlaştırmışlardır. Bu durumda mahkemece 2 aylık feshi ihbar süresi kadar kira parasına hükmedilmesi gerekmektedir.

Her ne kadar mahkemece hükümde 2 aylık kira parasına hükmedildiği yazılmış ise de aylık kira 3.540 TL olduğuna göre hüküm altına alınan 16.675 TL'nin nasıl ve neye göre hesaplandığı anlaşılamamaktadır. Yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı HUMK'nun 388 ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK.nun 297.maddesi gereğince hüküm,açık,tereddütten uzak,anlaşılabilir ve denetime elverişli olmalıdır. Bu nedenle mahkemece,yukarıdaki açıklamalar ışığında hükmün gerekçe kısmındaki çelişki ve tereddütü ortadan kaldıracak,denetime elverişli bir hesap yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ:Yukarıda (2) No'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 15/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.