Esas No
E. 2014/7658
Karar No
K. 2014/9060
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

6. Hukuk Dairesi         2014/7658 E.  ,  2014/9060 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Anamur İcra Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 28/11/2013

NUMARASI : 2013/34-2013/153

İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili için tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine davalı borçlunun itiraz etmemesi ve yasal sürede kira borcunun ödenmemesi üzerine davacı tarafından icra mahkemesine başvurularak İİK 269/a maddesi uyarınca kiralananın tahliyesine karar verilmesi istenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.

Davalı şirket temsilcisi temyiz itirazında dava dilekçesi ve duruşma davetiyesinin şirkete tebliğ edilmediğine, bu nedenle duruşmadan haberdar olmadıklarını savunmuştur.

Davalı tüzel kişiliği haiz ticari şirket olup Tebligat Yasası'nın 12-13, Tebligat Tüzüğünün 17-18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat usulünü düzenlemiştir. Anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin yetkili temsilcisine yapılması, yetkili temsilcinin herhangi bir sebeple orada bulunmaması veya evrakı bizzat alamayacak bir halde olması durumunda tebliği tüzel kişinin memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir. Tebligat yetkili temsilci yerine Kanunda belirtilen sıralı kişilere yapılmışsa bunun nedenlerini tebligat mazbatasına açıkça yazılması gerekir. Somut olayda duruşma davetiyesi davalı şirketin yetkili temsilcisi sıfatı ile Sadi Yalçınkaya imzasına tebliğ edilmiş ise de ticaret sicil kaydına göre tebligatı alan Sadi Yalçınkaya’nın şirket ortağı olup temsil yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda yapılan tebligatın Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olduğu söylenemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 27.maddesi hükmüne göre davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Davanın tarafları da bu kapsamda hukuki dinlenme hakkına sahip olup hakim davanın taraflarını dinlemeden, onları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usulüne uygun olarak davet etmeden hüküm veremez. Mahkemece dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun şekilde taraflara tebliğinden sonra işin esası incelenerek karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm verilmesi hatalı olmuştur.

Kabul şekline göre de; kiraya veren M.. E.. Ç.. Bozyazı Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.12.2011 tarihli 2011/275 esas 2011/396 karar sayalı ilamı ile vesayet altına alınarak kendisine E.. Ç.. vasi olarak atanmıştır. Kira alacağının konu edildiği icra takibi vesayet kararına dayalı olarak vasi tarafından başlatılmış sonrasında açılan bu dava yine vasi tarafından kısıtlı adına açılmıştır. Vasinin vesayet altındaki kişi adına icra takibi yapabilmesi ve dava açabilmesi için 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 462/8. maddesi ereğince vesayet makamından izin alması gerekir.Dosya içerisinde vesayet makamının dava açılmasına izin verildiğine ilişkin karar mevcut değildir. Mahkemece, vesayet altındaki kişi için 4721 sayılı T.M.K'nun 462/8.maddeleri gereğince vesayet makamından icra takibi yapmaya ve dava açmaya izin alınması konusunda ilgili tarafa süre verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus nazara alınmaksızın davanın sonuçlandırılması da doğru değildir. Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 07.07.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.