6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2014/3700 E. , 2014/6154 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Havza Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 19/12/2013
NUMARASI : 2008/362-2013/498
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davacı ve davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davalı H.. B.. vekili Av.M..U.. ve davacı vekili Av.N..S.. A..geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiracı tarafından açılan sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan davacı zararının kiralayandan tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne, davacı şirketin 28/07/2004 tarihi ile sözleşmenin sona erdiği tarih olan 07/11/2007 tarihleri arasında sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 221.108,96 TL zarar bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1.Davalı vekilinin hükme yönelik temyiz itirazları incelendiğinde;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, taraflar arasında imzalanan kira sözleşmesi gereğince davalı Belediyece davacıya kiralanan “Türk Hamamı'na”ait 2-lt/sn sıcak su verilmesi gerektiğini, ancak bu miktarda sıcak su verilmediğini, bu nedenle mahkemenin 2004/272 Esas sayılı dosyada davacı zararının talep edildiğini,o davada mahkemece davacı şirketin 8.11.2002 tarihi ile dava tarihi olan 27.7.2004 tarihleri arasında sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 66.116,61 TL zararın davalıdan tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 13.Hukuk Dairesince onanarak 7.11.2013 tarihinde kesinleştiğini, iş bu davada ise davacının o davada hüküm altına alınmayan 2003-2004,2004-2005,2005-2006 ve 2006-2007 dönemi için sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan toplam 221.108,96 TL zararın sözleşme süresinin sonu olan 7.11.2007 tarihinden itibaren reeskont faiziyle tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde, aynı dönemle ilgili olarak davacının mahkemede başka davalar açtığını, bu davanın yeni ve diğerlerinden ayrı dava olup davacının davasını kanıtlaması gerektiğini, ayrıca davacı taleplerinin davalı Belediyeye bildirilmesi üzerine Belediye encümenince taleplerin yerine getirilebilmesi için bazı kararlar alınıp, işlemler yapıldığını, sözleşmenin 18.maddesine göre davacının öncelikle Belediyeye müracaat edeceğinin kararlaştırılmış olup, davacının ancak encümen kararından sonra dava açma hakkı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, mahkemece, mahkemenin kesinleşen 2004/272 Esas sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, davacı şirketin 28/07/2004 tarihi ile sözleşmenin sona erdiği tarih olan 07/11/2007 tarihleri arasında sözleşmeye aykırılıktan kaynaklanan 221.108,96 TL zararın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece iş bu dosyada bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, mahkemenin kesinleşen 2004/272 esas sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuştur.
Ancak, o dosyada alınan bilirkişi raporunda dosyamız talepleri, davalı savunması ve ödemeleri incelenmemiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporu denetime de elverişli değildir. Mahkemece, bu dosyada mahkemenin kesinleşen 2004/272 esas sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporundaki hesap yöntemi esas alınarak aynı bilirkişiye ya da yeni tayin edilecek bilirkişi aracılığıyla yeniden inceleme yaptırılarak, yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp, davacının bu dosyada talep ettiği dönemlere ait alacağının davalının kısmi feragat beyanı da dikkate alınarak tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile denetime elverişsiz şekilde hüküm verilmesi doğru değildir.
2.Davacı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı HUMK'nun 388 ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 297.maddesi gereğince mahkeme istek sonuçlarından her biri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermelidir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde talep ettiği alacağın reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, ancak mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen davacının faiz talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmüştür. Mahkemece, davacının faiz talebi ile ilgili olumlu ya da olumsuz bir karar vermemesi de doğru değildir. Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.