Esas No
E. 2014/1037
Karar No
K. 2014/10970
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

6. Hukuk Dairesi         2014/1037 E.  ,  2014/10970 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul 9. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ : 06/06/2013

NUMARASI : 2010/960-2013/409

Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Dava, kira bedelinin tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1.Dosya kapsamına, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.

2.Davalı vekilinin dava açılmadan önce yapılan ödemelere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince:

Takibe dayanak yapılan ve hükme esas alınan 15.02.2007 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı 19.02.2009 tarihinde başlattığı icra takibi ile aylık 2.100 TL’den 2008 Eylül, Ekim, Kasım, Aralık, 2009 Ocak ve Şubat ayları kira bedeli 12.600 TL kira bedeli ve aylık %4 den 1.764 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 14.364 TL'nin tahsilini istemiştir. Ödeme emrinin davalıya tebliği üzerine davalı yasal süresinde yaptığı itirazı ile borca ve ferilerine itiraz etmiştir.

Davalı tarafından dava açılmadan önce 27.02.2009 tarihinde 4.200 TL, 12.03.2009 tarihinde 2.100 TL 02.04.2009 tarihinde 4200 TL ve 11.05.2009 tarihinde 2100 TL toplam 12600 TL’nin icra dosyasına yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu bedellerin dava açılmadan önce ödendiği davacının da kabulündedir. Dairemizce de benimsenen Yargıtay HGK 18.4.2007 gün ve 19-159-220 sayılı ilamı gereğince itirazın iptali davası açılmadan önce borcun bir kısmının ödenmesi halinde alacaklının ödenen kısım için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından ödenen bu kısım düşüldükten sonra bakiye alacak için karar verilmesi gerekir. Ayrıca dava açılmadan önce ödenen kısım için icra inkar tazminatına hükmedilemez. Bu nedenle dava açılmadan önce borcun bir kısmı ödendiğine göre bu kısım düşüldükten sonra bakiye alacak yönünden itirazın iptaline ve karar altına alınan bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekirken yazılı şekilde hangi miktar alacak yönünden itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedildiği belirtilmeden hüküm kurulması doğru değildir.

2.Davalı vekilinin faize ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Sözleşmenin 3. maddesinde, "kira parası vadesinde ödenmediği takdirde 6183 sayılı yasanın 51.maddesinde belirtilen oranda gecikme zammı uygulanacağı" düzenlemesi öngörülmüştür. Davacı icra takibinde bu düzenlemeye dayanarak yıllık %48 oranında işlemiş faiz talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18.02.2004 tarih ve 2004/10-104 Esas, 2004/94 Karar sayılı ilamında belirtildiği şekilde gecikme zammı nitelik itibariyle temerrüd faizidir.

01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK.nun 120. maddesinde temerrüt faizi düzenlenmiştir. Anılan madde hükmüne göre; "Uygulanacak yıllık temerrüt faiz oranı, sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenir.

Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı, birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz.Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir." 6101 sayılı TBK.nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 7. maddesinde; "TBK.nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi görülmekte olan davalara da uygulanır." hükmü öngörülmüştür. Ayrıca 2006/10302 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı gereğince 21.04.2006 tarihinden itibaren 6183 sayılı Kanun 51.maddesindeki gecikme zammı oranının aylık %2,5’e indirilmiştir. Bu durumda mahkemece, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren ve görülmekte olan davalara da uygulanması gereken TBK.nun 120. maddesi ve faiz talep edilen dönemdeki gecikme zammı oranı uyarınca inceleme ve araştırma yapılarak sonucu dairesinde karar verilmek üzere, hükmün bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda 2 ve 3 nolu bentlerde yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 14/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.